İHD: Hapishanelerde etkili bir idari ve yargısal denetim sağlanmalı

İHD: Hapishanelerde etkili bir idari ve yargısal denetim sağlanmalı

İç Anadolu Bölge Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini içeren 3 aylık raporunu açıklayan İHD Ankara Şube Hapishaneler Komisyonu, cezaevlerinde birçok ihlalin yaşandığını, fakat etkili bir idari ve yargısal denetimin olmadığını vurguladı

İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi Hapishaneler Komisyonu, İç Anadolu Bölgesi’nde bulunan hapishanelerdeki Nisan-Mayıs-Haziran 2019 aylarını kapsayan 3 aylık hak ihlalleri raporunu açıkladı.

Amasya E Tipi Kapalı Hapishanesi, Bolu F Tipi Kapalı, Çorum L Tipi Kapalı, Dinar T Tipi Kapalı, Eskişehir H Tipi Kapalı, Kırıkkale F Tipi Kapalı, Sincan Kadın Kapalı hapishaneleri için hazırlanan raporda birçok ihlalin yaşandığı örneklerle ortaya konularak, bu ihlallerle ilgili herhangi bir idari denetim ve yargılamanın sözkonusu olmadığı tespitinde bulunuldu.

İHD Ankara Şube Hapishaneler Komisyonu Üyesi Nuray Çevirmen’in açıkladığı raporda; tutsaklardan, ailelerinden ve avukatlardan gelen bilgiler ışığında şu ihlallerin yaşandığına dikkat çekildi:

 AMASYA E TİPİ KAPALI CEZAEVİ

* 4 Mart 2019 tarihinden Turgay Üstünbaş için başvuru yapan aile telefon ile görüşemediklerini, açlık grevinde oldukları zamanda ilaçlarının verilmediğini, parası ile almalarına rağmen eşyalarının verilmediğini, banyo ihtiyaçlarının karşılanmadığını, iki yıldır görmediğini, can güvenliğinden endişe ettiklerini aktarmıştır.

* 4 Mart 2019 tarihinden Seyfettin Yaşa için başvuru yapan eşi, hasta ve yaşlı olduğunu, kendisi ile aynı cezaevinde bulunan kardeşi Fethi Yaşa ile aynı koğuşa dilekçe vermelerine rağmen bu taleplerinin karşılanmadığını aktarmıştır. Yine Fethi Yaşa için başvuru yapan kardeşi, 28 yıldır cezaevinde olduğunu, açlık grevi sürecinde vitamin verilmediği yalnızca meyve suyu ve limon verildiğini; saç, sakal ve tırnaklarının uzadığını, tırnak makası ve tıraş bıçağı verilmediği için kesemediğini, ayakta duramayacak kadar halsiz olduğunu ve yaşamından endişe duyduklarını aktarmıştır.

BOLU F TİPİ KAPALI CEZAEVİ

* 16 Mayıs 2019 tarihinde mektup gönderen Burhan Güneş 2 Nisan 2019 tarihinde revire çıkarıldığı, 17 Nisan 2019 tarihinde Bolu İzzet Baysal Üniversitesi Genel Cerrahi Bölümüne iki rahatsızlıktan dolayı sevk edildiğini, kolonoskopi önerisi ile hastaneye gelmesine rağmen doktorun bununla ilgilenmediğin, kelepçeli muayene ve yeşil reçeteye ilaç yazıp yazmayacağını askere sorduğunu, uygun olmayan ilaç yazıldığını ve bu ilacın mide ağrısına sebep olması nedeniyle kullanımı kestiğini, daha önce kullandığı ilaçları revirde yazdırdığını aktarmıştır.

* 27 Mayıs 2019 tarihinde mektup yollayan Abdulvahap Kavak Yeni Yaşam gazetesinin verilmediğini, personelin olumsuz yaklaştığını, olur olmaz zamanlarda aramalar yapıldığını örneğin gece saat 02.00’da ani baskınlar şeklinde olduğunu aktarmıştır.

ÇORUM L T TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU

* 5 Nisan 2019 tarihinde başvuru yapan Abdurrahim Özbay’ın yakını, cezaevinde ziyaret yaptığını, açlık grevi sürecinde koğuşlarına kamera yerleştirildiğini, ayakta sayım dayatıldığını, ani baskın aramalar yapıldığını, saç sakal traşı olmak istediklerinde dahi berberle birlikte çember içine alındıklarını ve konuyu müdürle konuştuklarını aktarmıştır.

* 5 Nisan 2019 tarihinde başvuru yapan Adnan İlik’in yakını telefonla kardeşi ile görüştüğünü, bu görüşmede odalara kamera yerleştirildiğini, koğuşlarının gece baskını ile arandığını; bu arama esnasında görevlilerin kapıları sert bir şekilde vurduklarını, yastıkları yere attıklarını, kişisel özel eşyalara el konulduğunu, aramalar esnasında tehdit ve hakaretlere maruz kaldıklarını, ayakta sayım uygulamasına geçildiğini, bu uygulamalara karşı çıktığı için tartaklanıp hücreye atıldığını, sebepsiz yere iki kişinin daha hücreye atıldığını öğrendiklerini anlatmıştır.

DİNAR T TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU

* 13 Mayıs 2019 tarihinde de yine Dinar Kapalı cezaevinde kalan Mehmet Karanfil ve Osman Kazıkçı adlı iki mahpusun ailesi kurumumuza darp edildikleri, işkence gördükleri yönünde başvuru yaptı.

* Görüşme yapılan Mehmet Karanfil cezaevine getirilen kişilerin bu geçici oda denilen yerde darp edildiklerini de ifade etmiştir. Mehmet Karanfil kendileriyle birlikte adını bilmedikleri bir kişinin daha darp edildiğini, kendi darp vakalarında toplam 4 kişi olduklarını da aktarmıştır.

* Avukat görüşü yapılan Latif Kocatürk, kendisinin 8 Mart 2019 tarihinde Cezaevi Müdürü ve baş memurun da bulunduğu bir ortamda infaz koruma memurları tarafından koğuşun üst katında, ters çevrilmiş yüzüklerle yüzüne vurularak darp edilmesiyle ilgili olarak, Dinar Devlet Hastanesi’nden aldığı 26 Mart 2019 tarihli raporda “0,5X0,5 boyutlarında 4 adet yüzeysel sıyrık var” tespiti yapılmış olmasına rağmen, savcılık tarafından açılan soruşturmada “darp cebir olmadığına” dair karar verildiğini, bu karara karşı 20 Mayıs 2019 tarihinde itiraz dilekçesi verdiğini, ancak bu zamana kadar kendisine herhangi bir haber ulaşmadığını, itiraz dilekçesinin gönderilmemiş olabileceğinden kuşkulandığını belirtti.

* Osman Kazıkçı’nın annesi Fadime Demircan’ın yanına gelen bir infaz koruma memurunun, “Sen devletle, buranın müdürüyle uğraşamazsın. Bu şikayet işlerini bırak, çocuğuna zarar gelir.” şeklinde ifadelerde bulunduğunu yine aile aktarmıştır. Yine aynı şekilde infaz koruma memurlarının Mehmet Karanfil’e “Bu olayı uzatmayın, kapatalım.” dediği de aile tarafından aktarıldı.

KIRIKKALE F TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU

* Yaşam alanlarını kamerayla gözetlenmekte, ziyaretçilerine su dahi götürmeleri engellenmekte, berberde makine ile tıraşın dayatılmakta, yemeklerin yetersiz ve kalitesizliği gibi sorunlar devam etmektedir.

* Çeşitli dergi ve gazetelere her biri için ayrı idari kararlar düzenlenerek verilmemekte; Proleter Devrimci Duruş, Mücadele Birliği, Atılım, Yeni Demokrasi, Kızıl Bayrak, Özgür Gelecek isimli dergi ve gazeteleri postayla yollandığı halde verilmemektedir.

* Hasta mahpusların muayene-tedavi imkanları ortadan kaldırılmakta, hücreli ringle yolculuk ve kelepçeli muayene uygulaması yapılmakta, jandarma tarafından tedavimizi engelleme girişimleri meydana gelmekte, doktorlar kelepçelerin açılmasını istediğinde dahi buna uygun davranmamaktalar.

* Asgari talepleri disiplin cezalarına gerekçe yapılmakta; peşi sıra da disiplin cezaları ile infazları yakılmaktadır.

* Hücrelerimizde bulunan radyolara el konuldu. Sayımlara robocopla gelinmesi, adli tutsaklara ters kelepçe takılarak hücreden çıkarılmaları yönünde uygulamalar başlamıştır.

SİNCAN KADIN KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU

* 8 Nisan 2019 tarihinde kurumumuza mektup gönderen Rihan Kavak Özbek; 3 Nisan 2019 tarihinde Numune Hastanesi endokrin ve metabolizma bölümüne sevkinin olduğunu, bu sevk esnasında kendisi ile birlikte hastaneye gitmekte olan başka bir kadın mahpusun tekli ring aracıyla gönderilerek ayrımcılığa uğradığını, astım ve panik atak olmasından dolayı kadın askerden ring kapısını açık tutmasını istediğini, ancak kadın askerin gelmek istemediğini ve kapıyı açmayacağını söylemiş olasından dolayı (bu kadın askeri daha önce şikayet etmesinden kaynaklı kişisel öfke duyduğunu düşünüyor) araçtan inmek zorunda kalarak hastaneye gidemediğini aktarmıştır.

‘İDARİ VE YARGISAL DENETİM SAĞLANMALI’

Raporun sonuç ve öneriler bölümünde de şunlar yer aldı:

Heyetlerimiz ve kurumumuz; cezaevi rejimi, fiziki koşullar ve uygulanan muameleler hakkında etkili bir idari ve yargısal denetim sağlanması gerektiğini tespit etmiştir. İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezanın Önlenmesi Sözleşmesi Seçmeli Protokolü’ne uygun şekilde, ‘bağımsız’ ulusal denetim mekanizmalarının oluşturulması gerekmektedir. Tüm cezaevlerinde yaşananlara, hak ihlallerine, sağlığa erişim engellerine karşı Adalet Bakanlığını, ilgili tüm kurum ve kuruluşları göreve davet ediyoruz.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar