İklim eylemini gerçekleştirmek için protestodan fazlasına ihtiyacımız var

İklim eylemini gerçekleştirmek için protestodan fazlasına ihtiyacımız var

Olgusal gerçeklerin yerleşik çıkarlardan arınmadığı bir toplum hiçbir zaman bir mahkeme salonu olamaz. İklim eylemsizliğini “suç” olarak yorumlama ve “politikacıları” “umursamaz” diye itham etme stratejisi insanları plastik su şişesi kullandıkları için yargılamaktan çok da fazla etkili değildir

Edward Carvar*

İki yıl önce hem Sunrise (Günışığı) Hareketi hem de Extinction Rebellion (XR-Yokoluş İsyanı) cesur doğrudan eylemlerle basının dikkatini çekmişti. O zamandan beri Sunrise, protesto eylemlerini ve fosil-yakıttan çıkar sağlayanlara meydan okuyan politik çalışmayı birlikte yürüttü. Seçim politikalarını umursamayan XR ve diğer gruplar da aynı şeyi yapmalıdırlar.

Kasım 2018’de çevre aktivisti iki grup sahneye çıktı. Washington DC’de Green New Deal (GND-Yeni Yeşil Mutabakat) isteyen Sunrise Hareketi, Nancy Pelosi’nin ofisini işgal etti. Londra’nın merkezinde ise XR eylemcileri beş köprüyü ele geçirdiler, kamp kurarak trafiği kestiler ve Sunrise’dan çok daha hızlı bir biçimde tutuklandılar.

Bir ay sonra Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli ekolojik felaketi sınırlandırmak için insanlığın sadece 12 yılı kaldığını bildirdi. Greta Thunberg’in önderlik ettiği öğrenci grevleri tüm dünyaya yayıldı. Çevre aktivizminde yeni bir çağ başlamış gibiydi.

Gerek Sunrise’ın gerekse XR hareketinin eylemleri şiddet içermeyen doğrudan eylemlerdir ve bu eylemlerin çoğu yarı özerk yerel organizasyonlarca yürütülür. Sunrise’ın ABD’de dört yüzden fazla, XR hareketinin de İngiltere ve diğer ülkelerde beşyüze yakın “merkez”i vardır. Lakin politikaya yaklaşımları tamamen farklıdır. XR çoğu zaman “dışarıda” durmuş, protestolar ve kültürel yenilenmeler aracılığıyla değişiklik talep etmiş, Sunrise ise bu tür eylemlerle doğrudan politik katılımı birleştirmiştir.

Geçen Aralık gerçekleşen İngiltere seçimlerinde makul iklim planları olan partiler bile iklim sicili kötü bir sağcı başbakanı zorlarken, XR kendisinin politika ötesinde olduğunu beyan ederek kenara çekildi. Sunrise ise aksine, alternatif adayın umut verici olmamasına rağmen, iklim değişikliğini tamamen inkar eden Donald Trump’ı defetmeye yardımcı olmak için seferber oldu.

İşçi Partisi’nin kaybetmesinin suçunun XR’ın çekimserliğine atılamayacağı gibi, Donald Trump’ın yenilgisinde Sunrise’ın payının çok düşük olduğu da gözardı edilemez. Fakat Sunrise’ın seçim çabaları birçok iklim yanlısı adayın zafere doğru ilerlemesine yardımcı olmuş ve Demokratları daha cesur bir politik duruşa doğru itmiştir. Kısa vadeli sonuçlar dışında Sunrise hareketi, XR için ve okul grevlerinin arkasındaki esas örgüt olan Fridays for Future (FFF-Gelecek için Cumalar) dahil diğer iklim aktivisti gruplar için model oluşturabilecek politik bir mekanizma inşa etmeye başlamıştır.

XR ve FFF Sunrise’dan daha büyüktür ve uluslararası planda daha iyi bilinmektedir. Bu hareketlerin enerjilerini stratejik olarak kanalize etmelerini daha önemli kılan da budur. Gezegen ısınmaya devam ederken ve harekete geçmek için kalan süre on yılın altına inmişken, iklim aktivisti grupların yıkıcı güçlerini somut politik müdahaleye dönüştürmelerinin zamanı gelmiştir.

Sunrise mekanizması

Gençler tarafından yönetiliyor olmasına rağmen Sunrise olgun bir politik güçtür. Kurucuları 2010’ların ortalarında boruhattı ve tasfiye kampanyalarıyla çekirdekten yetişmiş ve Bernie Sanders’ın 2016 ön seçim yarışından esinlenmişlerdir. Bu gençler Sunrise’ı, 2017’de, protestolar düzenleyecek ve aynı zamanda GND yanlısı solcu adaylar için seçim çalışması yapacak hibrid bir grup olarak başlatmışlardır.

Sunrise son zamanlarda New York’un Jamaal Bowman’ine ve Missouri’nin Cori Bush’una mavi koltuklardaki statükocu Demokratlar karşısında ön seçimi alt üst ederek yardımcı olmuş ve onların Temsilciler Meclisi’ne seçilmelerini sağlamıştır. Sunrise, statükocu bir rakiple karşı karşıya olan Massachusetts Demokratı Senatör Ed Markey’i GND’ci olarak adlandıran bilgilendirici ilanlar da hazırlamıştır.

Sanders’ın yenilgisinden sonra Sunrise eylemlerine son verebilirdi. Aksine Trump’ı devirmek ve seçilme şansı düşük adaylara yardımcı olmak için eylemleri çoğaltmaya devam ettiler. Bu yaz Sunrise yönetim kurulu başkanı Varshini Prakash, iklim üzerine Biden-Sanders güç birliğine katılmaya çağrıldı. Prakash, Biden’in ekibini sağlam bir iklim platformunun özellikle genç seçmenler düşünüldüğünde politik bir kazanç sağlayacağına ikna etti. Şimdi Sunrise iklimin “birincil meselesi” olduğu şeklindeki beyanatına sadık kalması için Biden’e baskı yapabilecek bir pozisyondadır.

Sunrise, Kasım seçiminden önce milyonlarca genç seçmene telefonla ve sosyal medya kanalıyla ulaştı. Bu çok sayıda gencin seçime katılmasını kamçıladı. Yaşlı seçmen sayısı artmış olsa da 18-29 yaş arası seçmenlerin payı yükseldi.

“Genç oylar Biden’e” diyerek Biden’ı başa getiren ve belirleyici çekişmeli eyaletlerde alabileceği en fazla oyun üzerine çıkaran nihai olarak gençlerdi. Ayrıca GND oy kazandırmada başarılı oldu. Çekişmeli dört bölge dahil GND önergesinin doksan üç Meclis eş sponsorundan doksan ikisi yeniden seçildi. (435 üyeli Meclis’te 101 eş sponsor bulunuyor fakat bazıları emekli olmakta, yüz senatörden ondördü önergenin eş sponsoru)

Sunrise’ın Biden’i desteklemesi sol açısından tartışmalıydı ama yeterli olmasa da acil ve önemli bir değişime ulaşmaya yardımcı oldu. Daha cesur çabaların başarılı olması daha fazla zaman alacaktır. Sunrise, koltukların “Kırmızıdan Yeni Yeşil Mutabakata” dönmesini hedefleyerek, Meclisteki Cumhuriyetçiler karşısında sekiz solcu aday için çalıştı. Lakin hiçbiri zafere yaklaşamadı bile.

Yine de sadece iki yılda sıfırdan GND’ye ulaşmak her zaman zor olacaktı. İşte Sunrise gelecek için bir ağ ve bir kurumsal güç inşa etmek için çalışıyor.

Pek isyankar olmayan bir isyan

XR’ın yönelimi en baştan itibaren biraz farklıydı. Eş sponsorlardan Gail Bradbrook bir bilim insanı ve bir STK eski proje müdürüydü. Bradbrook bir madenci kızıdır ve bugün havalı bir zengin İngiliz kasabası olan Stroud’da yaşamaktadır. Latin Amerika’da saykodelik (bir tür uyuşturucu -çn) kullandıktan sonra XR’ı kurmaya heveslendiğini söylemiştir.

2018’de Londra’daki köprü işgallerinden önce Bradbrook ve diğerleri İngiltere çapında “Yokoluşa Gidiş” konuşmaları yaptılar. Bu konuşmalarda bilime çok, güç dinamiklerine az yer veriliyordu. “İklim sorunu politik bir sorun değil ahlaki bir sorundur” diyorlardı.

Benzer mesajların bazıları devam etti. Geçen yıl yerel XR topluluğu sosyal medya üzerinden “partiler üstü” çözümleri savunarak kendilerini “apolitik” ve “tarafsız” ilan ettiler. Basın ekibi de yakınlarda twitterda XR’ın “sosyalist bir örgüt olmadığını” yazdı.

Kuşkusuz bu yaklaşım sol örgütlere katılmayacak olan veya politikadan uzak duran bazı kişileri çekmede başarılı olmuştur. Ayrıca aktivistlerinin gösteri yeteneğinden faydalanarak bir enerji patlaması sağlamıştır.

Protestolardan önce süslü parlak renkli posterler, bayraklar ve amblemlerle “caddeleri boyadılar”; bunların çoğunun üzerinde XR’ın imzası sayılan kum saatleri bulunuyordu. Protestolar sırasında ise samba yapıyor hulahup çeviriyor ve polis onları caddeden uzaklaştırmaya çalışırken “ölmekte olan doğal yaşam” için senkronize “yas” rituelleri ile hareket ediyorlardı.

Geçen yıl XR’ın protestoları İngiliz parlamentosunu iklim acil durumu ilan etmeye ve karbondan arındırma planının güçlendirmeye teşvik etti. Ancak bu önemli bir iklim eylemi anlamına gelmiyordu. Genel olarak XR, Sunrise’ın sahip olduğu yoğun veya ölçülebilir politik etkiye sahip olamamıştı.

Büyük eylemlerin gündemde olmadığı bir haftada XR eylemcileri hobi bahçeleri düzenleyebilir, belediye meclisleriyle görüşebilir veya inşaat alanlarında ağaç koruma barikatları oluşturabilir. Bunlar övgüye değer çalışmalar ama gereken çarpıcı yapısal değişiklikleri yapmak için yeterli değil. XR eylemcileri kendilerini “isyancı” diye adlandırıyorlar ve çok günlü eylemlerden, bu eylemlerin sonlanma tarihleri önceden ilan edilmiş olsa da “ayaklanmalar” diye bahsediyorlar.. Fakat XR tam olarak neye karşı isyan etmektedir? (Joel de Vriend/Unsplash)

Politik bir ekolojist olan Heather Alberro son zamanlarda Conversation‘da “Sorunun politik analizi olmadan XR, motive olmuş bir halk kitlesini hiçbir yere yönlendirememe riski taşır” diye yazmıştır. Gerçekten de BP, Barclays, Ineos ve Muhafazakar Parti kampanya merkezlerinin mevcut haliyle XR’dan çekinmeleri içim bir neden yoktur; XR’ın yaptığı onların iktidarına karşı çok ufak bir dolaysız meydan okumadır. Boris Johnson’ın bir Tory olan babası onların “tehdit edici” olmadığını vurgulamak için sokak protestolarına katılmıştır.

XR birkaç dikkat çekici reklam dışında Aralık 2019 İngiltere genel seçimine katılmadı ve partiler arasında ayrım yapmayı reddetti. İşçi Partisi hızlı bir yeşil dönüşümün işçileri inciteceği şeklinde bir sendikal kaygı ile iklim taahhütlerini yavaşlattığı zaman XR partiyi Tory’lerle birlikte değerlendirmek yerine onu şiddetle eleştirdi. Bu bir algı yoksunluğunu -tutucu bir eğilim- ve işçi sınıfı için ortak bir zemin aramada isteksizliği açığa çıkardı.

XR’ın politikaya esas girişi partili olmayan ve uzman olmayanlardan gelişigüzel seçilen jürilerin politikayı oluşturduğu “yurttaş meclisleri” için gösterdiği çabadır. Son dönemde parlamentoda İklim ve Ekolojik Acil Durum tasarısı lehine çalışmış, esas olarak bu tür meclislere odaklanmıştır. Tasarıyı çok az sayıda vekil desteklemiştir.

Yurttaş Meclisleri ilginç bir fikir olsa da çare olmaktan uzaktır. Onları talep etmek en zorlu politik meseleleri ele almayı ertelemektir; “doğruyu” sunmanın değişimi etkin kılmak için yeterince ikna edici olduğu şeklindeki naif inancı gösterir. Gerçekten de “doğruyu söyle” XR’ın taleplerinden ve sloganlarından biridir.

Olgusal gerçeklerin yerleşik çıkarlardan arınmadığı bir toplum hiçbir zaman bir mahkeme salonu olamaz. Yurttaş meclisleri olsun veya olmasın tartışma şartlarını belirleyen güçlülerdir. Bu yüzden XR kemikleşmiş çıkarların gücünün ahlaki boyutunu sorgulamak yerine onlara karşı gelmeye odaklanmalıdır. İklim eylemsizliğini “suç” olarak yorumlama ve “politikacıları” “umursamaz” diye itham etme stratejisi insanları plastik su şişesi kullandıkları için yargılamaktan çok da fazla etkili değildir. XR daha adil politik ve ekonomik bir sistem için çalışmalıdır.

Güçsüzleştiren yapı

Neyse ki XR bu yönde ilerliyormuş gibi görünüyor. Ama toplumda güç dinamiklerini başarıyla yeniden düzenlemek için kendi iç dinamiklerini ayıklaması gerekiyor.

Ne Sunrise ne de XR tamamen kapsayıcı ya da demokratiktir. Sunrise adil bir geçişi desteklemektedir ve Fight for $15 (15 Dolar için Savaş) ve Raise up NC (NC’yi Yükselt) [North Carolina] gibi işçi örgütleriyle ortak çalışmıştır; lakin aktivistler hareketin temelinin orantısız bir biçimde beyaz ve orta sınıf olarak kalmaya devam ettiğini belirtmektedirler.

Sunrise’ın kurucularından altısının Eylül’de yazdıkları bir yazıya göre beyaz olmayanlar “ayrımcılığa maruz kalmışlar ve önderler olarak seslerinin ulasal ya da yerel seviyede duyulmadığını hissetmişlerdir”. Bu zayıflıklarına rağmen Sunrise farklılıklar içeren bir önderlik oluşturmayı başarmıştır; yaklaşık yüz çalışanının yarısı beyaz değildir.

XR önderleri toplumda olduğu gibi örgütte de güç yapılarının en üstünde bulunduklarını görmede bile çoğu zaman zorlanıyorlar. Bu içsel meseleler onun geniş çaplı hedefinin güç dinamiklerinden ziyade ahlaki çağrılar olduğunun belirtisidir.

Geçen yıl düzenlenen pek çok protesto gösterisinde XR aktivistleri, polisle çok farklı bir ilişki içinde olanları nasıl dışarda bıraktığını anlamadan “Polis, seni seviyoruz, bunu senin çocukların için de yapıyoruz” diye slogan atıyordu. XR’ın sokak taktikleri ve içsel kültürü tutuklanmaya daha istekli ve bu riski alabilen aktivistleri yüceltmekle sonuçlandı.

Bu körlüğün nedeni XR’ın örgütsel yapısıdır. Hiyerarşik olmayan “holakrasi” çağrısının bazı faydaları vardır: Katılığın olmaması çoğunluk sağlanıp sağlanmadığı üzerine yapılan kuru tartışmalarla geçecek parti toplantılarına canlılık verecek bir alternatif olabilir. Fakat XR’ın fiilî önderlerinin gücü aslında ölçüsüzdür ve sıradan üyelerin onların yerine geçmek ya da onları sorumlu tutmak için yapabilecek fazla bir şeyleri yoktur.

İçlerindeki seçilmemişlerin bu egemenliği kısmen ABD’li feminist Jo Freeman’ın bir zamanlar “yapısızlığın zorbalığı” diye adlandırdığı olgunun bir sonucudur. Freeman her grubun hiyerarşi oluşturduğunu ve buna gayriresmi olarak sahip olmanın liderleri sorumlu tutmayı zorlaştırdığını ileri sürer; yokmuş gibi görünen yerine şeffaf bir hiyerarşiye sahip olmak belki de daha iyidir.

ABD’de ise Sunrise’ın kendi yapısal sorunları vardır. XR gibi Sunrise’da da resmi bir üyelik ya da aidat ödemeli bir sistem yok; sıradan üyeler önderlerini seçemezler. Ama en azından aleni bir dahil olma süreciyle ile şeffaf bir biçimde seçilirler.

XR ise aksine maaşlı çalışanları olmayan, gönüllülüğe dayalı bir örgütlenmedir. Gönüllülerin çoğu tam zamanlı olarak çalışır ve çıkardıkları iş takdire şayandır. Lakin bu kurulum ödeme yapılan bir işe ihtiyacı olmayanların egemenliğine yol açar ve ekonomik avantajları olmayanların önderliğe gelmesini zorlaştırır. (XR bazı koordinatörlere ancak kendilerinin gönüllü olduğunu belirttikten sonra mütevazı bir ödeme yapar)

21. yüzyılın politik arenası üzerinde etkili olmak için bu fona ihtiyaç duyulmasına rağmen Sunrise’ın profesyonelleşmesinin demokratik çekinceleri vardır. Aktivist tabanıyla aynı önceliklere sahip olmayan kurumlardan para akıtarak paranın nasıl harcanacağını pek denetleyemeyen bir başka taraftar grubu haline gelme riski taşır. Aktivistler çevreci gruplarda daha önce de dışlanmışlardı; bir siyaset bilimci onların “örgütsel kenar süsü, profesyonel taraftarlığın kolektif arkaplanı” olarak nasıl kullanıldıklarını yazmıştır.

XR’ın finansal kararları alış biçimi net değildir. Liderleri 2018’ten bu yana en az 2 milyon doları bulan bağış ve hibeleri almak için Compassionate Revolution ve Climate Emergency Action adıyla iki özel şirket kurmuşlardır. Fonları denetleyenler XR’ın sıradan üyelerine karşı sorumlu değillerdir (XR basın ekibi bu yazıya yorum yapma çağrılarını geri çevirmiştir) .

Daha fazla demokrasi XR’ın önceliklerini hatta politik yaklaşımını değiştirebilir. Bunun ilk adımı Sunrise’ın attığı demokratik adımdan bir şeyler öğrenmektir. 2019 sonlarında liderler sıradan üyelerden Demokrat önseçim adayını destekleyip desteklemedikleri konusunda oy vermelerini istediler. Üyeler evet dedi ve Sanders seçildi. Daha sonra Sunrise kurumsal kaynaklarıyla Sanders’a destek verdi; böylece iklim hareketi için devasa bir zafer kazanmaya çok yaklaştı.

Hareketlerin altında yatan fikirler

Her aktivist grubun sağlam bir değişim teorisine ve etkili olabilmek için bir stratejiye ihtiyacı vardır. Sunrise’ın kurucuları bir aktivist eğitim kuruluşunun yardımı ile 9 ay boyunca planlama yapmıştır. Adalet merkezli sağlam bir söylem inşa etmişler ve istihdam yaratmaya ve temiz enerji üretmeye odaklanan bir plan ile birlikte cesur ve pozitif bir gelecek vizyonu geliştirmişlerdir.

Bir yandan kısmen seçimler vasıtasıyla politik bir güç inşa ederken öte yandan şiddet içermeyen doğrudan eylemler yapmışlardır. Sağı “ikna etmeye” çalışmaktan vazgeçmeye karar vermişler ama bunun yerine fosil-yakıttan çıkarı olanlardan politik bağış almayı reddeden ve GND için ısrarcı olan iklim “şampiyonları” aramışlardır.

XR’ın kurucuları ise tam tersine radikal bir değişikliğe varmak için nüfusun yüzde üçbuçuğunu (İngiltere’de 2.3 milyon, ABD’de 11,5 milyon insan) harekete geçirmek gerektiği fikrine saplanmışlardır. Bu rakam Erica Chenoweth’in Why Civil Resistance Works adlı eserinden gelir. Gerçi onun araştırması otoriter rejimlerdeki hareketlere odaklanır ve libaral-demokratik bağlamda pek uygulanamaz.

Dahası bu yaklaşım isyan edenlerin ahlaki otoritesine dayanır; beyaz orta sınıfın, baskılanan gruplarla sözgelimi Hindistan kurtuluş hareketine katılanlarla aynı tepkiyi ortaya koyması beklenemez. Ve son olarak tek başına hiçbir sosyal hareket iklim krizine hitap etmeye yeterli olmayacaktır. En etkin gruplar diğer gruplarla iyi ortaklık kuranlar olacaktır.

İmaj değiştirmiş uluslararası donanımları haklı olarak bir “hareketlerin hareketi” çağrısı yapsa da, XR uzunca bir süreyi kısmen izole geçirmiştir. Eylül 2019’da Thunberg’in önderlik ettiği küresel iklim grevine katılmak yerine kendi isyanını bir sonraki ay için planlamıştır. Ayrıca son zamanlarda tüm ırklardan işçilere ulaşmak için çaba gösterilmesine karşın XR sendikalarla yakın ilişki kurmamıştır; önerdikleri tasarıda işçilerden söz bile etmemesi dikkat çekicidir.

En kötüsü XR kesin bir değişim için çaba göstermeye odaklanan bir hareketten çok ahlaki bir harekettir. Yeni bir çalışmaya göre, “Konuştuğumuz çok sayıda XR aktivistinin zafere inancı çok zayıf. Sonuç olarak hareketin içinde kıyamet düşüncesi gerilimi vardır. Bu, nihilist sanatsal ifadelerden ve iklim bozulması sonucu sosyal çöküşün kaçınılmaz olacağını ileri süren Jem Bendell’ın çalışmalarının bu denli popüler oluşundan açıkça bellidir.”

Bu haliyle XR, 60’ların ahlaka ve ruhsal üstünlüğe fazla odaklanan başarısız hareketlerine benzer -kıyamet kapıda ama bu benim suçum değil. Gerçekten, grup kolektif eylem çağrısı yapsa da güçlü bir bireyciliğe sahip olmaya devam eder. Bu yeni çalışma XR ve FFF aktivistlerinin yaşam tarzı çevreciliğinin etkisine inanmaya görece yatkın olduğunu ortaya koyar.

Sunrise aktivistleri iklim krizinin esas nedeninin ahlak yoksunluğu değil güç eşitsizliği olduğunu -ve bunu çözmenin en iyi yolunun gücü geri almak olacağını- çok daha hızlı kavramıştır. Çevre ahlakı işe yaramaz; gerçekten de hareketin cazibesini sınırlandırabilir. İnsanların büyük çoğunluğu hiçbir zaman tuhaf farkındalıklara yatkın olmayacaktır.

Protestoların ötesi

Basın ekibinin retoriğinden her zaman açıkça anlaşılmasa da XR sola kaymıştır. Sömürgelere tazminat verilmesini savunan bir aktivist olan Esther Stanford- Xosei bunda önemli bir rol oynamıştır. Birçok şube ve bölüm ırksal adalet gruplarıyla ortak çalışmaya başlamış ve bazıları marjinal gruplara yardımcı olan ve yerli haklarını onurlandıran yeşil bir geçiş çağrısı yaparak küresel adalet “talebini” de eklemiştir.

Bu vurgu XR’ın 2018 versiyonundan bir hayli farklı olan yeni “Yokoluşa Gidiş” konuşmalarında açıkça bellidir. Bu konuşmada “Dünyanın en acil sorunları birbirine bağlıdır,” denilmektedir. “Ve hepsinin çekirdeğinde güç vardır. Malî ya da idarî güç çok küçük bir azınlığının elinde yoğunlaşmıştır. Siyasi liderleri, küresel şirketleri ve finansal kuruluşları düşünün.”

Bu sadece laftan ibaret değildir. XR’ın eylemleri daha hedef gözeten bir biçim almıştır. Eylül’de finansal kurumların iklim değişikliğinde oynadığı rolü açıklamak için bir “utanç yürüyüşü” turu düzenledikleri Londra’da gerçekleşen son isyanda protestolar, iklim değişikliği hakkında yanlış bilgiler yayan sağcı düşünce kuruluşlarını hedef almıştır.

Yanı sıra XR aktivistleri sözde özgür basının Murdoch’un basın kuruluşu olan News Corp’un egemenliği altında olduğuna ve iklim haberleri vermedeki sicilinin çok kötü olduğuna dikkat çekmek için Rupert Murdoch’un basımevlerinden ikisine giden yolu keserek sağ kanat İngiliz gazetelerinin bir günlük dolaşımını engellemişlerdir.

Satükocuların hareketi geri itmesi şaşırtıcı olmadı. İngiltere’nin başlıca siyasi partileri eylemi mahkum etti ve hükümet XR’ı organize suç grubu olarak kabul etmeye yeltendi. Geçen yıl XR’a 350 bin dolar veren Climate Energy Fund’ın arkasındaki milyarderlerden biri Murdoch eylemini kınadı: The Telegraph‘ın bildirdiğine göre bu fon artık XR’ı desteklemeyecek. XR “politik ekonominin suç ortaklığına” dikkat çekmeyi amaçlayan mali itaatsizlik kampanyasını yeni başlatmıştı.

Yine de hedefler ne kadar doğru seçilse de protestolar yeterli olmayacak. XR’ın kimi şubeleri sol eğilimli olarak ortaya çıktılar ama örgütün liderliği sol yaklaşım etrafında örgütlenmekten sakınmakta ve küresel adalet talebini benimsemiş değil.

XR’ın da genel olarak toplumun olduğu gibi yapısal değişikliğe ihtiyacı var. XR, tutucu politikalar hakkında doğruyu söylemeli, ilerici bir vizyon etrafında toplanmalı, hareketin liderlerinden daha fazla hesap sorabilmeli ve kendi içinde bir seçim mekanizması inşa etmelidir.

Sunrise çürümeyi politik güce çeviren bir türbin gibidir. XR ve FFF gibi diğer aktivist gruplar rotorları açığa çıkarmalı ve enerji dönüşümünü de öğrenmeye başlamalıdır. IPCC’nin [Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli] ciddi uyarısının üzerinden 2 yıl geçti ve değişiklik yapılmadan geçen her yıl insanların daha fazla acı çekmesi ve daha fazla ekolojik yıkım anlamına geliyor. Politikanın ötesinde bir dünya hayal etmeye zamanımız yok.

(*) Edward Carver Londra’da yaşayan bir gazetecidir. Çalışmaları the Guardian ve Le Monde‘da yayımlanmıştır. Makale 12 Kasım’da jacobinmag‘de yayınlanmış, Alınteri çeviri ekibi tarafından tercüme edilmiştir.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar