İngiliz gençlerden Johnson’a anti-kapitalist çıkış

İngiliz gençlerden Johnson’a anti-kapitalist çıkış

İngiltere’de okullarda anti-kapitalizmden söz edilmesinin yasaklanması öğrencilerin tepkisini çekti. Birçok öğrenci, Boris Johnson’ın muhafazakâr hükümetinin bir ‘kültür savaşı’ üzerinden beyin yıkamaya çalıştığı görüşünde

İngiltere’de okullarda anti-kapitalizmden söz edilmesinin yasaklanması öğrencilerin tepkisini çekti. Birçok öğrenci, Boris Johnson’ın muhafazakâr hükümetinin bir ‘kültür savaşı’ üzerinden beyin yıkamaya çalıştığı görüşünde. Bir öğrenci, “Hükümet okulları ‘solcu fikirleri dayatmakla’ suçluyor ama gençleri kapitalizm karşıtı yapan şeyler enflasyon, kesintiler ve yaşam kalitesinin suistimal edilmesi” tepkisini gösterdi.

İngiltere Eğitim Bakanlığı’nın okullarda anti-kapitalist içeriklerin öğretilmesini yasaklamasına tepki sürüyor. Birçok öğrenci, iktidardaki Muhafazakâr Parti’nin gençler arasındaki düşük destek oranı nedeniyle böyle bir karar aldığı görüşünde. Karar, ifade özgürlüğünün bastırılması ve ‘gizli otoriterlik’ olarak görülüyor.

Bakanlığın önceki hafta yayınladığı yeni yönetmelik uyarınca, okulların ‘kapitalizme son verme hedefi güden kurumları derslerde kaynak göstermesi’ yasaklanmıştı. Anti-kapitalizm ‘aşırı bir siyasi duruş’ olarak nitelenip ifade özgürlüğü karşıtlığı, antisemitizm ve yasadışı faaliyetlerin desteklenmesiyle eş tutulmuştu.

‘İŞÇİ PARTİSİ YAPSAYDI FAŞİST OLARAK DAMGALANIRDI’

Muhalafetteki İşçi Partisi’nden bu adıma sert tepki gelirken, Vice News sitesi de bir dizi öğrenci ile görüştü. Güvenlik gerekçesiyle soy isimleri verilmeyen öğrencilerden hükümete sert eleştiri geldi.

Herefordshire’dan 17 yaşındaki Guy, “Muhafazakâr Parti’nin, temelden sorunlu bir sistem olan kapitalizmin eleştirilmesini ve ona meydan okunmasını fiilen yasaklaması ikiyüzlü bir önlem” dedi. Bu adımın ‘bir tür otoriterliğe doğru sessizce bir kayma’ olduğunu söyleyen Guy, “Eğer İşçi Partisi iktidarda olsaydı ve aniden sosyalizmi eleştiren kurumların okullarda öğretilmesini yasaklasaydı, buna ‘faşizm’, ‘komünizm’ veya bir başka tür ‘sertlik yanlısı önlem’ denirdi. Anti-kapitalizmi veya kapitalizm eleştirisini aşırılıkçı bir görüş olarak sınıflandırmak, sözümona özgür ve açık bir demokrasi için gerçekten çok kötü bir emsal oluşturuyor” diye konuştu.

‘GENÇLER TARTIŞMA PLATFORMUNDAN MAHRUM BIRAKILIYOR’

Windsor’da yaşayan 16 yaşındaki Lissy bu karardan okulda, Siyahların Hayatı Önemlidir hareketi bağlamında Churchill heykeline boya atılması ve polise verilen maddi kaynakların azaltılmasının ne anlama geldiği gibi meseleleri tartıştıklarını anlattı; “Dolayısıyla bu yeni yönetmelik, gençleri bu tür konuları tartışarak ele alacakları her tür platformdan mahrum bırakıyor” dedi. Lissy, “Gençler tarihsel olarak solda durur; bunun, kapitalist görüşleri dayatmanın ve Siyahların Hayatı Önemlidir veya Yokoluş İsyanı gibi gruplara katılma cesaretini kırmanın bir diğer yolu olduğunu düşünüyorum” tepkisini gösterdi.

‘BENİ KAPİTALİZM POLİTİZE EDİYOR, ÖĞRETMENLER DEĞİL’

Londra’da yaşayan 17 yaşındaki Hasan ise Muhafazakârların gençlere ulaşamadıklarını bildiği yorumu yaptı. “Gençlerin beyninin öğretmenleri tarafından yıkandığını varsaymak saçma” diyen Hasan, İngiltere’de gençlerin daha 18 yaşına gelmeden iki ekonomik resesyon gördüğüne dikkat çekti. Hasan, “Beni politize eden ve anti-kapitalist olmama yol açan şeyler bunlar. Öğretmenlerin nasıl düşünmem gerektiğini söylüyor olmaları değil” dedi. Muhafazakâr Parti’nin ekonomiye dair vaatlerini tutmaması sonucunda bir ‘kültür savaşı’ istediğini söyleyen Hasan, “Bütün krizlerin yükünü gençler çekiyor ve bu da miras almaya hazırlandığımız dünyaya eleştirel yaklaşmamamız için ellerinde kalan son seçenek” diye konuştu. 

‘BEYİN YIKAMAKTAN FARKI YOK’

16 yaşındaki Mahnur ise “Bu kural ifade özgürlüğü fikrine aykırı ve sansürle ele ele işliyor. Bu kural esasında endoktrinasyon (beyin yıkama) anlamına  geliyor. Hükümet okulları ‘solcu fikirleri dayatmakla’ suçluyor ama gençleri kapitalizm karşıtı yapan şeyler enflasyon artışı, fonlardaki kesintiler, yaşam kalitesinin suistimal edilmesi ve kötüleşmesi” tepkisini gösterdi.

İŞÇİ PARTİSİ: ÜLKENİN KENDİ TARİHİ MARJİNALLEŞTİRİLİYOR

İngiliz İşçi Partisi, de kararın açıklanmasının ardından Boris Johnson’ın muhafazakâr hükümetini eleştirmişti. İşçi Partili siyasetçi John McDonnell, yeni önlemlerin İngiltere tarihindeki kilit olaylardan söz edilmesini fiilen yasakladığını ve iktidar partisi içindeki artan otoriterleşmeyi simgelediğini söylemişti. McDonnell, “Bu yönetmelik temelinde İngiliz tarihinin ve siyasetinin geniş bir bölümüne, hepsi de farklı zamanlarda kapitalizmin kaldırılması çağrısı yapmış olan İngiliz sosyalizmine, İşçi Partisi’ne ve sendikalara değinmek yasadışı olacak” demişti.

Gazete Duvar


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar