İSİG: 2018’de en az 13 bin 190 kişi zehirlendi

İSİG: 2018’de en az 13 bin 190 kişi zehirlendi

İSİG Meclisi 2018 yılında en az 104 zehirlenme olayının yaşandığını ve bu olaylarda en az 13 bin 190 kişinin gıda zehirlenmesinden etkilendiğini, 18 kişinin ise hayatını kaybettiğini tespit etti

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) Beslenme Çalışma Grubu’nun hazırladığı 2018 yılı ‘Gıda Zehirlenmeleri Raporu’ yayınlandı. Gıda zehirlenmelerinden en çok işçi ve emekçilerin etkilendiğinin belirtildiği raporda, 2018 yılında en az 104 olayın meydana geldiği ve bu olaylarda en az 13 bin 190 kişinin gıda zehirlenmesinden etkilendiği, 18 kişinin ise hayatını kaybettiği tespit edildi.

Beslenmenin sağlık bir yaşam sürdürebilmenin temelini oluşturduğunun ifade edildiği raporda, krizle birlikte bunun giderek ciddi bir soruna dönüştüğü vurgulandı. “Açlık sınırının 1943 TL yoksulluk sınırının 6328 TL olduğu düşünüldüğünde sorunun ne kadar yakıcı olduğu ortaya çıkmaktadır” denildi.

İşyerlerinde, okullarda, kışlalarda, sığınma evlerinde vb. yaşam ve çalışma alanlarımızda gıda denetim ağları kurulmadığından, ilgili kontroller yapılmadığından hemen her gün gıda zehirlenmesi ile karşı karşıya kalındığının vurgulandığı raporda, bu zehirlenmelerden en çok etkilenenlerin işçiler ve yoksullar olduğu kaydedildi.

Raporda meydana gelen olaylardan en etkileyici olanın İzmir’in Aliağa ilçesinde bulunan Star Rafineri’de çalışan yaklaşık 3300 işçinin farklı hastanelerde tedavi olmayı beklerken hastane bahçesinden yükselen isyanı olduğu ifade edildi.

Star Rafineri’yi, kurban etinde tespit edilen şarbon nedeniyle meydana gelen ölüm ve zehirlenmeler takip etti” denildi. Ankara, Kayseri, Diyarbakır, Sivas, İstanbul ve Bitlis gibi illerde çeşitli ilçeler ve tesisler karantinaya alındığı, doktorlara şarbon teşhisi koyma yasakları getirildiği iddiaları hatırlatıldı.

Zehirlenme vakıaları şöyle sıralandı:

-Kayseri göçmen geri gönderme merkezinde kalan Afganistanlı, Pakistanlı ve Iraklı göçmenler ile Antalya kadın sığınma evinde kalan çoğu çocuk 32 kişi yedikleri yemekten etkilenerek zehirlendi. Kışladaki zehirlenmelerle birlikte düşünüldüğünde bu iki vaka, kamuya ait alanların bile piyasa ilişkilerine tabi olduğunu ve korunmaya muhtaç kesimlerin bile şans eseri hayatta kaldığının göstergesi adeta…

-Yine düşük gelirli halkın yaşamını idame ettirmek için başvurduğu mantarlar da gıda zehirlenmelerini ve ölümleri beraberinde getirdi, raporumuzda yer alan ölümlerin neredeyse yüzde 75’i mantar kaynaklı ölümler oldu.

-Yaşanan zehirlenme vakalarının en ilginci ise Bursa, Adıyaman ve Samsun’da yerli malı haftası kapsamında getirdikleri yiyecekleri yiyen öğrencilerin zehirlenmesi idi…

İşyerlerinde, okullarda, kışlalarda, kamuya ait yerlerde 104 olay gerçekleşti

2018 yılında en az 104 olay meydana geldi ve bu olaylarda en az 13 bin 190 kişi gıda zehirlenmesinden etkilendi, 18 kişi ise hayatını kaybetti. Gıda zehirlenmesinden etkilenen işçi arkadaşlarımızın sayısı 8094 olurken, 8303 kişi işyerinde zehirlendi. Üniversite, ilköğretim okulu, meslek yüksekokulu demeden kamuya ait veya özel pek çok okulda gıda zehirlenmesi meydana geldi, toplamda 1774 öğrenci zehirlendi. Kışlada 75 asker, göçmen gözaltı merkezinde 116 göçmen ve genelde 3131 kişi zehirlenme nedeniyle hastanede tedavi gördü.

Zehirlenme vakalarının yüzde 63’ü işyerinde gerçekleşirken vakaların yüzde 22’si kamu kurumlarında meydana geldi. Zehirlenme vakalarının köy veya büyükşehir ayrımı gözetmediği göz ardı edilmemeli.

Zehirlenme vakalarının yüzde 89’nun firmalar tarafından temin edilen gıdalardan kaynaklandığını ve yüzde 11’nin ise dışarıdan temin edildiğini belirtmemizde fayda var.

Sonuçta bozulan, son kullanma tarihi geçen, yeterli şekilde denetlenmeyen, içine çeşitli kimyasal maddeler bulaşan gıdalar bizlere daha çok para kazanmak için yedirilmektedir. Buna bir de endüstriyel gıdaların neden olduğu sağlık sorunlarını da eklediğimizde, beslenme konusunun ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Sağlıklı gıdaya ulaşma hakkımıza örgütlenerek sahip çıkmamız gerektiğini düşünüyoruz…

Öneriler

Gıda zehirlenmeleri işçi sağlığı/halk sağlığı kapsamında ele alınmadıkça, etkin denetim mekanizmaları kurulmadıkça, sorumlu firmalara yüksek miktarda cezalar kesilmedikçe ve en önemlisi halk olarak temiz, sağlıklı, adil gıda hakkı üzerinden kentlerde ve kırlarda örgütlülük sağlanmadıkça, ne yazık ki gıda zehirlenmeleri artarak devam edecek. İçilebilir su, ekilebilir araziler, sağlıklı çalışma koşulları vb konular birbiriyle ilişkili olan ve bir bütün olarak bakmamız gereken meseleler. Ancak bu bağları kurduğumuzda, sağlıklı ve iyi olma halinden bahsedebilir, işyerlerinde, yaşam alanlarında sağlıklı beslenmeye örgütlenerek ulaşabiliriz…


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar