İstanbul’da vaka sayısı patladığı için Ankara’da test yapılmıyor

İstanbul’da vaka sayısı patladığı için Ankara’da test yapılmıyor

Ses Ankara Şube Eş Başkanı Kubilay Yalçınkaya ile son dönemde alınan pandemi önlemleri üzerine konuştuk

Alınteri: Pandemi önlemleri çerçevesinde cafe, lokanta gibi işletmelerin akşam saat 22:00’den sonra kapanması ve mesai saatlerinde yeni düzenleme yapılarak mesai saatleri 07:00-16:00 olacak denildi. Bunlar pandeminin yayılmasını gerçekten azaltacak önlemler midir?

Kubilay Yalçınkaya: Biz işin başından beri “tedbirleri almak değil uygulamak önemlidir,” dedik. Biliyorsunuz valilik geçen ay kamu kurumlarında bile 10 yaş altı çocukları olan kadın emekçilerin dönüşümlü çalışma adı altında idari izinli sayılacağını ifade etti. Ama bakanlıklar bile bu kararı uygulamadı. Merkezi teşkilatlar valilik kapsamı içinde olmadığı için…

Son 10 gündür Ankara’da vaka artışlarında bir orantısızlık var. Bedenen çalışan emekçilerin olduğu, ekonomik durumu daha düşük olan bölgelerde daha fazla vaka artışı oluştu. Mesela Keçiören’de Yenimahalle’nin 2-2,5 katı kadar vaka artışı oluştu. Ayrıca vakaların çoğunluğu erkek. Bunun en büyük sebebi işletme temelli denetimlerin ve işletme temelli filyasyon takibinin yapılmaması. Yani pozitif olan hastaya “maskesiz temasınız var mı?” diye soruyoruz, “Pozitif vaka olan hasta eşimle, çocuklarımla, ailemle” diyor. Şöyle bir cevap beklenmez pozitif vaka olan birinden: “İşyerimde maskesiz çalıştım, iş arkadaşımla birebir aynı ortamda maskesiz çalıştım, yemekte maskesiz yan yana oturuyorduk, şirketlerin yatakhanelerinde de şu şartlarda yatıyoruz, kış geliyor camları, kapıları kapatıyorlar” demesi beklenemez. 

İkinci gerçeklikte bu emekçilerin ekonomik kaygıları, pozitif olan bir işçinin 14 gün boyunca evinde kalması, ya da 10 kişilik bir işletmeyi düşünün böyle bir işletmede pozitif vaka çıktığında pozitif vakanın takibe alınması o işletmenin 10 gün durması demektir. Üretimin sekteye uğraması kaygısıyla bu işler yapılmıyor. Yapılamıyor. Halkımız da ekonomik kaygılarla bunu yapmıyor.

Şikayetlere gidiyoruz mesela. Filyasyon kapsamında şikayetleri inceliyoruz. Mesela 7 kişinin çalıştığı işletmeye gittiğimizde emin olun 7 işçinin de maskesiz çalıştığını görüyoruz. Pozitif çıkması anlamında bu arkadaşların hepsinin temaslı takibe alınması gerekir. Temaslı takibe alınması demek ise işletmenin 14 gün boyunca kapatılması demektir. Gerçekçi adımlar atılmıyor ya da “biz elimizden geleni yapıyoruz ama halkımız uymuyor” diyerek sorumluluğu halkın üzerine atıyorlar.

Bakın gece 22:00’den sonra sokağa çıkma yasağı var. Ve 65 yaş üstü için belirli sınırlama getirildi. Keçiören’in Yenimahalle’ye göre 2-2.5 katı vaka artışının sebebi gece 22:00’den sonra hayatının olması mı? Bunun asıl sebebi, Keçiören’den Ostim’e çalışmak için giden işçilerin yoğun olmasıdır. Son dönemlerde Etlik Şehir Hastaneleri’nden, şantiyelerden vaka geliyor. Neden vaka geliyor? Peki vaka geliyor da temaslı takibi yapıyor muyuz? Bu şantiyelerde semptom takibi yapılmıyor ki, yüzlerce işçi aynı yatakhanelerde kalıyor, aynı yerde yemek yiyor ve fiziki mesafe söz konusu değil. Bunlar şantiyelerde bir bir temas halinde çalışıyor. Birbirinden alet alıp-veriyor

Alınteri: Söz buraya gelmişken dün yayınlanan bir genelgeyle “Herkese test yapmayın,” denildi.

Kubilay Yalçınkaya: Biz bunu bugünkü açıklamamızda “biz Ankara’da devletin gerçek verileri üzerinden konuşuyoruz, kendi fikirlerimizi ifade etmiyoruz. Son süreçlerde evet vaka sayısı arttı ama gerçek daha fazla, bunun nedeni ise test yapılmaması. İstanbul’un ağırlık kazanması nedeniyle Ankara’da test yapılmıyor. Çünkü test talebini bile karşılayamıyorlar. Burada, Ankara’da yapılan testler de çoğunlukla saray, meclis, havaalanı gibi bürokratik kapsamda yapılıyor. Filyasyona gidilen hastaya sadece ilaç veriliyor. Test yapılmamasının en büyük sebebi İstanbul’da test kuyruklarının oluşması. “İstanbul’da gece yarısı test kuyruğu” diye kamuoyunda da bu durum paylaşıldı. Ankara’da test yapılmadığı için vaka sayısı düşük çıkıyor. Bizim tahmin ettiğimiz Kasım ve Aralık ayı pik yapacak dediğimiz şey veriler üzerinden bu nedenle çıkmadı. Ama bu bir gerçek.

Alınteri: Sigara içme yasağı konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kubilay Yalçınkaya: Şimdi insanların sigara içmek için maskesini çıkarması, dumanı üflemesinin etkisi muhakkak ki vardır bu binlerle ifade eden bir şey. Diğer taraftan işletme temelli, bazı bölgelerde vaka artışının biraz önüne geçiliyor. Yani bir tarafta 10 vaka artışı olurken başka tarafta bir artışı kırarsak kar olarak görülüyor. 

İktidarın şöyle bir gerçekliği de var. Ben elimden geleni yaptım diyebilmek ve sorumluluğu halka yüklemek için yapılıyor. Bunu nerede görüyoruz? Kocaeli, Maraş mitinginde görüyoruz. Üç emekçinin bir araya gelerek haklarını savunması pandemi bahane edilerek yasaklanıyor. Öbür tarafta kol kola, yan yana ağız dolusu bağırarak saray soytarılığı yapılıyor. Aslında aldıkları kararların sonucunun etkili olmayacağını biliyorlar.

Alınteri: Mesai saatlerinin düzenlenerek değiştirilmesi konusunda ne söyleyeceksiniz?

Kubilay Yalçınkaya: Sanırım toplu taşıma araçlarında çok fazla yığılma oluyor, bunu azaltmaya yönelik olduğunu düşünüyorum. Fakat şöyle bir şey var. Biz diyoruz k, “Siz burada denetim yapmazsanız, şalteri indirmezseniz bu saatten sonra nasıl kontrol edeceksiniz? Buralarda çalışan işçi-emekçi arkadaşlar 8 saat mesai ile çalışmıyor ki, hangi küçük işletme 8 saat mesai yapıyor? Buralarda 12-13 saate varan mesailer yapılıyor, kim denetleyecek? Çalışma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı denetlemiyor. İçişleri Bakanlığı’nın genelgesinde işletmeler zaten yok. Denetim olmadıktan sonra inisiyatif işletme sahibinde mi? Bırakacaksınız! Zaten onun vicdanı olsa karara gerek kalmadan hayata geçerdi.

Ben Ostim taraflarında çok çalıştım. O taraflarda sabah saat 07:00’de mesaiye başlasa da yoğunluk oluyor. Oradaki yoğunluğun sebebi oradaki işletmelerde çalışan işçiler. Ostim ya da Şaşmaz yoğunluğu sıradan halkın yoğunluğu değil ki, işçilerin-emekçilerin yoğunluğu. Sen o işçilere-emekçilere “O saatte gitme bu saatte git, farkeden bir şey yok. Nüfusun yüzde 60-70’i emekçi zaten ve temas halindeler. Salgın senin kuralına, tarihine, saatine uymaz. 

Yapılması gereken şey şu: Pozitif çıkan işletmelerdeki emekçilere ekonomik destek sunmak, işletmeye ekonomik destek sunmak! İşletmenin sahibi şunu düşünmemeli, benim işletmemde pozitif çıkarsa ekonomik kayba uğrarım. Emekç,i benim semptomlarım var, test yaptırıp pozitif çıkarsam 14 gün evde kalırım, ekmeğim, suyum kesilir… kaygısı taşımamalı. Bu kaygılar ortadan kalkarsa işçi ya da işletme sahibi gider testini de yaptırır, temaslı takibini de yaptırır. Bu endişeler ortadan kaldırılmadığı sürece gece yasak olsun, 65 yaşa belli saatler arasında sokağa çıkacaksın demek gerçekçi değil.

Alınteri: Covid-19 aşısı adaletli yapılabilecek mi? Yoksa bir ayda 8 test yaptıranlar ön planda mı olacak, ne dersiniz?

Kubilay Yalçınkaya: Bu bugünün tartışması değil. Kamu hizmetlerinden yararlanmak, çocuğunu en iyi okullara göndermek, hastanelerin en iyi imkanlarından yararlanmak, bürokratik işlemleri en kolay şekilde halletmek… Kamunun şeffaf olmadığı yerde, üretimin ve dağıtımın da şeffaf olmadığı, adil olmadığı yerlerde bu tartışma hep olacaktır.

Biz sendika olarak bir ay önce “VİP filyasyon ekiplerine son verin,” dedik. “2 bine yakın şikayet geliyor, yüzlerce sağlık emekçisi şikayetlere yetişmeye çalışıyoruz, uğraşıyoruz siz filyasyon ekipleri üzerinden milletvekilleri, danışmanlar, bakanlar, bürokratlara hizmet verdiriyorsunuz, bu durum çok sakıncalı. O nedenle VİP ekiplere bırakın,” dedik. Durum bu olunca da bunun sadece bugünün sorunu olduğunu düşünmüyorum. Dolayısıyla covid-19 aşısını da da belli bir kesim kendisi için kullanacaktır. Bunu söylemek için kahin olmaya gerek yok.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar