İÜ öğrencileri taşınmaya karşı direnişi örgütlüyor

İÜ öğrencileri taşınmaya karşı direnişi örgütlüyor

“‘Tek bir mum devirir geceyi, tek bir can neleri neleri devirmez ki?’ der şair. Bizler burada bir can değil onlarca can olarak duruyoruz ve onlara geri adım attırmaya kararlıyız”

Geçen yıl çok tepki toplayan ve İÜ öğrencilerinin Beyazıt Meydanı’nda direnişe geçtiği bir dönemin ardından Cerrahpaşa ve İstanbul Üniversitesi olarak ikiye bölünen İstanbul Üniversitesi’nin öğrencileri mücadeleye devam ediyor.

Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi’nin Hadımköy’e taşınması 29 Şubat’ta alınan bir kararla kesinleşirken, öğrenciler bildiri dağıtarak ve kamuoyuna çağrı yaparak direnişi örgütlemeyi hedefliyor.

4 bin öğrencisi, onlarca eğitim görevlisi ve personeliyle koskoca bir fakültenin şehrin içinden koparılıp çorak bir araziye taşınmasına karşı seslerini yükselten HAYEF öğrencilerinin yazdıkları bildiriyi yayınlıyoruz:

Merhabalar arkadaşlar!

 

Herkesin bildiği üzere rektörlük kararıyla fakültemizin Hadımköy’e taşınması hemen hemen kesinleşti. Çalışarak, emek harcayarak kazandığımız üniversitemizden önce koparıldık; şimdi de sürgün ediliyoruz. Biz burayı kolay kazanmadık, anne babalarımızın alın teri dökerek kazandığı paraları dershanelere, kurslara, kitaplara harcayarak; zamanımızdan, cebimizden kısarak ve tüm zorluklara rağmen derece yaparak yani bin bir güçlükle buralara gelebildik.

 

Bugünse bizden istenen şey, sırf imkanlardan faydalanmak için çile çekmeye razı olup; etimizi dişimize takarak kazandığımız üniversitemizi, fakültemizi terk edip; şehrin dışına, imara açılmayan bir tarlaya gitmemiz ve oralarda koyun gibi otlanmamız. Bu bir gasptır arkadaşlar.

 

Bu, kazanılmış hakkımızın elimizden alınmasıdır, hiçbir açıklama yapılmadan keyfi bir şekilde sırf birilerinin canı öyle istedi diye ya da birilerinin kasasına daha çok para girsin diye üniversitemizden koparılıp şehrin dışına atılmaya, uykularımızdan, zamanımızdan, paramızdan olmaya hiç niyetimiz yok!

 

Bizler geleceğin öğretmenleriyiz. Bizler toplumun mühendisleriyiz arkadaşlar. Belki onlar bizim değerimizi bilmeyebilir, öğretmenler sayesinde bir yerlere geldiklerini unutarak meslektaşlarımızı azarlayabilir ama biz bunun farkına varmalıyız, kendi değerimizi bilmeliyiz. Şimdilerde hayatımızın en aktif dönemini yaşıyoruz, kendimizi en çok geliştireceğimiz yıllar bu yıllar ve bir daha zamanı geriye sarma şansımız olmayacak.

 

Şimdi okuyacağız gözlerimiz ağrımadan, şimdi gezeceğiz dizlerimiz kireçlenmeden, şimdi arkadaşlarımızla içeceğiz en demli çaylarımızı, şimdi oturup sohbet edeceğiz fen edebiyattan, iletişimden, hukuktan, siyasaldan arkadaşlarımızla ve bu yılları, dostlukları, imkanları ne hayat ne de rektörlük bir daha sunmayacak bize.

 

Mezun olduktan sonra hepimiz iş hayatına atılacağız, öyle ya da böyle öğretmen olsak da olmasak da yaşamak için mutlaka dahil olacağız bu çarkın döngüsüne. O saatten sonra geriye dönüp baktığımızda yanımıza kalan tek şey şu günlerimizin bize bahşettiği anılarımız, birikimlerimiz olacak. Bugün bizden vazgeçmemizi istedikleri şey işte tam da bu; gençliğimiz, en güzel günlerimizi geçireceğimiz biricik zaman dilimimiz.

 

Bizler bugün burada hakkımız olana sahip çıkıyoruz!

 

Üniversitemize, fakültemize, hocalarımıza, arkadaşlarımıza, kedilerimize, ağaçlarımıza, prefabrik ve yıkık dökük olsalar da buradaki binalarımıza sahip çıkıyoruz ve burada kalacağımıza sonuna kadar inanıyoruz!

 

Şayet bu ülkede adalet hâlâ seçim meydanlarında dillerde dolandırılıyorsa ve nabzı atıyor, yaşıyorsa bizler onu burada da görebileceğimize inanıyor ve yapılan bu hatadan geri adım atılmasını istiyoruz. Artık kaybedecek bir şeyimiz kalmadı arkadaşlar, ya geri alacağız ya geri alacağız başka bir şansımız yok.

 

“Tek bir mum devirir geceyi, tek bir can neleri neleri devirmez ki?” der şair. Bizler burada bir can değil onlarca can olarak duruyoruz ve onlara geri adım attırmaya kararlıyız. Kararlı olmak zorundayız yoksa her birimiz önümüzdeki yıl yenilmişliğin yükü altında bambaşka yerlere dağılmak zorunda kalacağız. bunun gerçekleşmemesi için bugün hepimize düşen tek bir görev var, o da fakültemizi geri almak için elimizden geleni yapmak.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar