Kadıköy’de baretli, fenerli, pankartlı Soma anması

Kadıköy’de baretli, fenerli, pankartlı Soma anması

Soma Katliamı’nın 5’inci yılında 3. Havalimanı İşçileriyle Dayanışma Platformu’nun çağrısıyla Kadıköy’de baretli, fenerli, sloganlı, pankartlı yürüyüş ve anma gerçekleşti

Soma Katliamı’nın 5‘inci yılında, 3. Havalimanı İşçileriyle Dayanışma Platformu’nun çağrısıyla Kadıköy sokaklarında baretli, fenerli, pankartlı ve sloganlı yürüyüş yapıldı, Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda konuşmalar ve sinevizyon gösterimleriyle anma gerçekleşti. Yürüyüşte Soma Katliamı ve iş cinayetlerine ilişkin teşhir konuşmaları yapılarak, “Çalışırken ölmek istemiyoruz!” denildi. Zeki Göker Kültür Evi önünden başlayıp, Bahariye Caddesi boyunca süren yürüyüş kortejinin önü bir noktada sivil polisler tarafından kesilerek, “Soma için yürüyebilirsiniz; ama ‘Her şey güzel olacak!’ pankartıyla yürüyemezsiniz. Valilik yasağı var” şeklinde garip bir uyarıyla karşılaşıldı.

Dün akşam saat 21:00’de yapılan eylem, İstanbul seçiminin gaspını protesto etmek için 6 Mayıs’tan bu yana sokağa çıkan kitle, İnşaat-İş ve Dev Yapı-İş sendikaları, ÇHD’den avukatlar, Sosyal Haklar Derneği’nin yanısıra çok sayıda kurum temsilcisi ve kişinin katılımıyla gerçekleşti.

301’in hesabını soracağız” ve Soma Katlimı’nda hayatını kaybeden işçilerin isimlerinin olduğu pankartın açıldığı eylemde kitle sık sık, “Katil devlet hesap verecek”, “Soma’yı unutma, unutturma’, “301’in hesabını soracağız!”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “İş kazası değil, bu bir cinayet!”, “Hırsız, katil AKP!” sloganları atıldı.

Yapılan konuşmalarda Soma Katliamı ve iş cinayetleri teşhir edildi, katiller salıverilirken işçileri savunan avukatların tutuklanıp, cezalandırıldığı belirtildi. Bahariye Caddesi boyunca Kadıköy halkı yürüyüşe destek vermeye davet edildi.

Polisin “Her şey güzel olacak!” pankartının yasak olduğunu söyleyerek, kortejin önünü kesmesine karşı “Faşizme karşı omuz omuza!” sloganlarıyla yanıt verildi. Kortejin önünü birkaç kere kesen polisle yapılan görüşmelerden sonra pankart indirilerek, eylem devam etti.

Mehmet Ayvalıtaş Parkı’na gelen kitle burada yapılan konuşmalar ve sinevizyon-belgesel gösterimiyle anma gerçekleştirdi.

‘Devletin sorumluluğu yargı eliyle aklandı’

İlk olarak Çağdaş Hukukçular Derneği’nden ve Soma Davası Avukatlarından Tamer Doğan bir konuşma yaparak, Soma Davası’nın ilk gününden itibaren ailelerin yanında olduklarını bundan sonra da birlikte olacaklarını ifade etti. Soma davasında devletin sorumluluğu olduğunu ancak bu sorumluluğun bizzat yargı eliyle aklandığına dikkat çekti. Doğan Soma Davası boyunca nasıl bir hukuk garabetinin yaşandığını teşhir ederek, devlet yetkililerinin yargılanmadığını, mahkemelerin patronları koruyup, kolladığını vurguladı.

Patron devleti tehdit etti

Soma Katliamı’ndan sorumlu Can Gürkan’ın mahkemede, mahkeme heyetinin yüzüne yaptığı bir konuşmayı da paylaşan Doğan, Gürkan’ın “Beni yargılarsanız, kapitalistler artık maden ocaklarına yatırım yapmaz” dediğini aktardı.

Doğan davayı takip eden avukatlara ‘Neden davayı takip ediyorsunuz’ diye sorulduğunu belirterek ÇHD avukatlarının bu davalara baktığı için 10 yıldan fazla hapis cezalarına çarptırıldığını aktardı.

Yargılama yapılsa, tedbirler alınsaydı

Okunan basın açıklamasında Soma Katliamı’nın Türkiye tarihinin en büyük işçi katliamı olduğu hatırlatılarak, “Bu felaketin üzerinden geçen beş yıl sonra kazanın sebepleri ortaya çıkarılsaydı, failleri hak ettikleri cezaya çarptırılsaydı, yasalar düzenlenip tedbirler alınsaydı madende katledilen kardeşlerimizden geriye kalan kederli ailelerinin acılarını paylaşmakla yetinirdik” denildi.

“Devlet sermayedarların tedarikçisi”

Maden işçilerinin sermayedarların en fazla karı elde etmek için insanlık dışı çalışma koşullarına zorlandığı belirtilerek devletin de sermayedarların tedarikçisi olduğu vurgulanan açıklamada,“Hangi şartlarda olursa olsun, ne kadar kömür çıkarırsan satın alma esasına dayalı anlaşmayı yapan ve işçi kanı üzerinden kömür patronlarına en fazla kârı garantileyen devlet; alınması zorunlu güvenlik ekipmanlarını, önlemlerini almadan madeni çalıştırdığı ve madeni denetlemediği için bu felaketin sorumlusudur” denildi.

Soma Davası’nın kararı her şeyi gösteriyor

Devletin patronları cansiperane savunduğu, bu nedenle etkin bir yargılamanın gerçekleşmediği belirtilen açıklamada, “301 işçinin ölümünden birinci dereceden sorumlu patron Can Gürkan tahliye edilerek ödüllendirildi. Beş yıl sonra verilen bu karar hukuk tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Bu karar mahkemelerin, iktidarın ve sermayenin güdümünde hareket ettiğinin en açık ve somut göstergesidir. Bu karar yeni iş cinayetlerine yargı eliyle davetiye çıkarmaktır. 301 işçinin ölümünden sorumlu Can Gürkan yeniden maden işletebilecek, yeni iş cinayetlerine sebep olabilecektir. Çünkü suç cezasız kalmıştır” ifadeleri kullanıldı.

Katliamın beşinci yılında o günden bu yana iş cinayetlerinin devam ettiği, işçilerin sendikalaşmasının engellendiğini belirtilerek, işçi sınıfının talepleriyle yine alanlarda olduğu vurgulandı. Açıklama, “Bir kez daha yineliyoruz: Soma’nın hesabını soracağız!” sözleriyle sonlandı.

“Hukuk ve Yargı Bağımsızlığı Sermayenin Çıkarına İşliyor”

ÖHD İstanbul Yöneticisi Ezgi Çakır da tutuklu bulunan ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlığ’nın mesajını okudu. Soma’nın hep aklında olduğunu belirten Kozaağaçlı, “Ailelerle haberleşmeye devam ediyorum” dedi. Kozaağaçlı mektubunda onlarca günahın Soma’yla ilişkilendiğini düşünürsek Soma davası hukuk devleti, yargı bağımsızlığı gibi fikirlerin sermayenin çıkarına işlendiğini gösteriyor” dedi.

Sinevizyon ve belgesel gösterimi

Mektubun ardından Soma Katliamı için hazırlanan belgesel gösteriminin ardından “Son Nefes” adlı belgesel gösterimi başladı. İlgiyle izlenen belgeselde; madenden sağ kurtulanlar ve ölen işçilerin yakınlarının konuşmaları yer aldı.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar