Kadın cinayetlerini durdurmalıyız!

Kadın cinayetlerini durdurmalıyız!

Bir hafta içinde Basel, Stuttgart, Aalen ve Triol’de dört kadın ve bir kız çocuğu daha aramızdan kayıp gitti

YAŞANACAK DÜNYA

Dünyada olduğu gibi Avrupa’da da sözümona  “Kontrollü normalleşme” dönemine geçildi. “Kontrolsüz” ya da “Kontrollü” dönemler politikası kadın cinayetlerinin hızında bir şey değiştirmedi.

Özellikle Almanya, Avusturya ve İsviçre’de aile içi şiddet ve buna bağlı kadın katliamları basına çok yansıtılmaz. Böyle olmasına rağmen, sadece bilinenler dahi insanın kanını donduruyor.

19 Haziran’da Almanya’da Aalen – Allmersbach‘da 41 yaşında bir kadın, yanındaki 9 yaşındaki kızıyla birlikte eski eşi tarafından sokak ortasında katledildi… 21 Haziran’da Stuttgart Nordbahnhof’ta 42 yaşında bir Afgan kadın, ayrılmak istediği eşi tarafından, sokak ortasında herkesin gözleri önünde bıçaklanarak katledildi… Aynı gün İsviçre Basel’in Prattel bölgesinde, 24 yaşında genç bir kadın, eşinden ayrılmak istediği için kayınpederi tarafindan katledildi. 27 Haziran’da Avusturya Tirol bölgesi, İmst kasabasında üç günden beri kayıp olan Bircan Ünal’ın eşi tarafından öldürüldükten sonra İnn nehrine attığı ortaya çıktı….

Bir hafta içinde, Avrupa’nın üç ayrı ülkesinde farklı milliyetlerden dört kadın, aynı gerekçelerle en yakınları olan erkekler tarafından katledilirken, bir kız çocuğu da babası tarafından katledildi. Gerici zihniyet dünyanın neresinde olursa olsun değişmiyor. Kapitalist sistemin erkeğe tanıdığı toplumsal ayrıcalıkları elinde tutarak, kadının üzerinde hakimiyet kurup kendilerine biat etmelerini istemek. Biat etmeyen, çizgiyi aşan kadınlar için ise ölüm hak görülüyor.

Stuttgart

Stuttgart’ta katledilen Afgan kadın Alye Shojaye için 26 Haziran Cuma günü, Avrupa Kadın Dayanışması bileşenleri, Nordbahnhof’ta Alye’nin katledildiği yerde bir anma gerçekleştirdiler…

Eylemde Alye’nin katledildiği yerde, yere yatan bir kadın profilini tebeşirle çizip, resmin etrafına mumlar ve çiçekler bırakıldı. Yapılan konuşmalarda, patriarkal kapitalist sistemin yarattığı toplumsal kültür ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin neden olduğu kadın katliamları lanetlendi ve sistemi teşhir edildi.

Eylemi duyan Alye’nin ailesi ve kızları da eyleme katılmışlardı… Alye’nin kızı yaptığı konuşmada “Annem için bugün buraya bu kadar kadının toplanması onur verici bir durum… Bütün kadınlar bir olup direnişi büyütmeliyiz ki kadın katliamlarını durdurabilelim” dedi…

Eylem;”Bir Kişi Daha Eksilmeye Tahammülümüz Yok!”, “Katledilen Kadınlar İsyanımızdır!”, “Susmuyor, Korkmuyor, Biat Etmiyoruz!” sloganları ve alkışlar eşliğinde son buldu..

Zürih

21 Haziran Pazar günü, İsviçre Basel kantonunun Prattel bölgesinde, 24 yaşında Kosovalı genç bir kadın, eşinden ayrılmak istediği için, eşinin babası tarafından katledildi. Hem kadın katliamlarını protesto etmek hem de Basel’de katledilen genç kadını anmak için 25 Haziran Çarşamba günü Zürih Helvetia Platz’da, yerli ve göçmen kadın örgütleri bir eylem gerçekleştirdiler… Yapılan konuşmalarda patriyarkal kapitalist sistem ve onun cinsiyetçi, ırkçı politikaları teşhir edilirken, kadın katliamları da protesto edildi… “Kadınlara yönelik şiddete ve kadın katliamlarına sessiz kalmayacağımızı bir kez daha yineliyoruz. Birimize yapılan saldırı hepimize yapılmıştır...” denildi. Sloganlar ve alkışlarla eylem sona erdi…

Koca poliste korkunç cinayeti itiraf etti

Avrupa Kadın Dayanışması bu katliamları araştırıp tepkiler örgütlemeye çalışırken, Avusturya Tirol bölgesi, İmst kasabasında üç günden beri kayıp olan Bircan Ünal’ın eşi tarafından öldürüldükten sonra İnn Nehri’ne attığı ortaya çıktı.

Polis Bircan Ünal’ın kocasının kuşkulu davranışları ve çelişkili ifadeleri sonucu evde yapılan detaylı kriminal incelemede cinayetin evde işlediğine dair delilere ulaştı.

2 yaşında bir çocuk annesi olan Bircan Ünal’ın kocası tarafından planlanarak katledildiği sanılıyor. Bircan’ın cansız bedenine halen ulaşamayan polis, nehir boyu aramalarını sürdürüyor. Ayrıca katilin cinayeti itiraf ettiği basına yansıyan bilgiler arasında.

Kendisine boyun eğmeyen kadınların canını almayı hak gören bu sistemin gözü dönmüş erkek egemen zihniyete karşı kadın mücadelesi ve dayanışması tek bariyerdir. Her ulus ve ülkede işlenen cinayetler karşısında öz savunma yöntemlerini geliştirmeye bu gün her zamankinden fazla ihtiyaç doğmuştur.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar