Kahraman değiliz madalyanızı istemiyoruz!

Kahraman değiliz madalyanızı istemiyoruz!

Sağlıkçılar ne bu ucuz politikaya kanacak kadar saf ne de insanca bir sağlık hizmeti ve buna uygun koşulların oluşturulması taleplerini bir madalyaya satacak kadar düşkünler.

YAŞANACAK DÜNYA

Fransa’nın sağlıkçılara madalya ve prim politikası tutmadı.

Macron yönetimi, sağlık çalışanlarına ve bu sürece dönemin özelliğinde dolayı dahil olan lojistik, gıda ve hizmet sektöründe çalışanlara yaptıkları fedakarlıktan dolayı prim ve teşekkür madalyası vereceğini açıkladı. 14 Temmuz Fransa Ulusal Bayramı sırasında korona sürecini sembolize eden bir madalya ile ödüllendireceklerini belirtti.

Sağlık sektöründe bir seneyi aşkın bir süredir devam eden ancak korona nedeniyle ara verilen grev ve eylemler tekrar gündemde. Sağlık çalışanlarının bu eylem ve taleplerindeki ısrar, hükümet üzerinde baskılanma oluşturdu.

Epidemi dönemi, bütün dünya sağlık emekçilerine karşı büyük ve haklı bir sempati ve saygı uyandırırken aynı zamanda bu alandaki hizmetin vazgeçilmez önemini de gözler önüne serdi.

Macron Hükümeti, sağlıkçıların taleplerine cevap vermek yerine kitleler tarafından oluşan saygı ve sempatiye de oynayarak medyatik bir jestle süreci geçiştirebilmeyi umdu. Fakat nafile bir beklenti. Sağlıkçılar ne bu ucuz politikaya kanacak kadar saf ne de insanca bir sağlık hizmeti ve buna uygun koşulların oluşturulması taleplerini bir madalyaya satacak kadar düşkünler.

Dolayısıyla, madalya ve prim ödemesi sağlık çalışanları tarafından tepki ve öfkeyle karşılandı. Fransa’nın birçok hastanesinden “Madalyanızı istemiyoruz, talep ettiklerimizi verin!” slogan ve eylemleriyle geriye çevriliyor bu rüşvet girişimi.

Madalya işinin adeta kendileriyle dalga geçmek olduğunu söyleyen sağlık emekçileri, “Madalya değil insanca iş koşulları, ücretlerde artış, nitelikli kadro belirlemesi, gerekli araç gereçler, daha fazla kadro istiyoruz” dediler. Bunlardan bir kısmını aktarıyoruz:

Paris, Dr. Olivier Milleron: “Bu teklif bana göre bir provokasyon niteliğinde. Biz madalya istemiyoruz, işimizi yapabileceğimiz ortam ve olanak sağlansın yeter!”

“14 Temmuz askeri bir törendir. Ne işimiz var, ne yapacağız orada, ancak boy gösterebiliriz. Epidemi boyunca kendimizi korumak için çöp poşetlerini kullandık. Ne istediğimiz çok açık değil mi? Prim değil ücretlerimizde artış olsun diyoruz. Devlet hastanelerindeki yüzde 60’lık bütçe açığının giderilmesini istiyoruz.”

Mulhouse, Dr. Jacques Schmitt: “Benim için önemli olan hastalarımızı tedavi edebileceğim gerekli araç ve gereçlerin sağlandığı bir ortamdır.”

Robert Debré Hastanesi Kardiyoloji Bölümü sağlık emekçileri, 14 Mayıs’ta devletin madalya politikasına karşı eylem yaptı. Eylemde konuşan Cherine Benzoide,

“Biz kahraman değiliz; bir anne olarak bütün anne ve babalar gibi sadece çocuklarımın kahramanı olmak bana yetiyor. Biz sağlık çalışanları insanca çalışma koşullara istiyoruz. Daha çok yatak kapasitesine ihtiyacımız var. Herbirimizin ücretlerimizin artmasını, maaşlarımızın yükselmesini istiyoruz. Biriken sorunlarımızdan dolayı strese dayalı psikolojik, depresif, fiziki problemlerle karşı karşıyayız. Bunun için kaliteli hastanelere, daha çok bütçeye, daha kaliteli kamu servisine, daha kaliteli okullara, daha kaliteli sosyal hizmetlere ihtiyacımız var. İşte bunlar bizim istediklerimiz. Milyarlar halk hizmetlerine harcanmalı başka yerlere değil Bunlardan ekonomi yapılmaz. Buralar özelleştirilmez” diye özetliyordu taleplerini mikrofonda.

Sağlık sektöründe biriken öfke ve tepkinin farkında olan hükümet, durumu değerlendirmek ve yatıştırmak üzere Paris Genel Sağlık asistanı ile gizlice bir görüşme yapmak istedi.

15 Mayıs Cuma günü, büyük bir gizlilikle organize edilen Macron’un Paris Paris Pitié-Salpêtrière Hastanesini ziyareti büyük bir fiyaskoyla sonuçlandı. Çünkü yerin kulağı vardı ve hastane koridorları sağlıkçıların kulağına Macron’un geleceğini fısıldamıştı. Macron görüşmeden çıkar çıkmaz hiç beklemediği bir grup sağlık çalışanının soru sormak üzere kendisini beklediklerini gördü: “Sizce bizim madalyaya ihtiyacımız var mı?” sorusuna hazırlıksız yakalanınca, bunu belli eden bir hoşnutsuzlukla “istemiyorsanız almazsınız…” diye adeta azarladı.

Ardı ardına gelen sorularla sıkışan Macron, ortamı daha fazla germemeye dikkat etmek gerektiğini farkedip üslubuna dikkat etmeye karar verdi. Daha yumuşak bir ses tonuyla, “Sizi anlıyorum, haklısınız. Biraz önce sorumlunuzla görüştüm. Hemen önümüzdeki haftadan itibaren Sağlık Bakanımız Olivier Véran konuyla yakından ilgilenecek ve gerekli düzenlemeleri yapacak,” dedi. Hatta, sağlık sektöründe yapılan reformun yeterli olmadığını da kabul etti, hızını alamadı kısa zamanda gerekli iyileştirmeleri yapacakları vaadinde bile bulundu

Onlar tam bir senedir direniyor ve korona süreciyle inanılmaz bir moral üstünlük sağladılar. “Sağlık ticari bir meta değildir satılamaz!” diyorlardı; talepleri daha fazla kadro, daha iyi hizmet, daha iyi ücretti. Korona süreci bu taleplerin haklılığını hiçbir dönem olmadığı kadar doğruladı. Hava sağlıkçılardan yana esiyor.

Bu moral ve motivasyon üstünlüğü, onlara hiçbir dönem olmadığı kadar özgüven, hiçbir dönem olmadığı kadar güç, hiçbir dönem olmadığı kadar değer kazandırdı.

Sağlıkçıların bu süreci kazanımla taçlandırması için bütün koşullar mevcut.

L’OBS


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar