Karaburun’un ardından

Karaburun’un ardından

“Sınıf Mücadelesi: Krizler ve Çıkış” temalı Kongre’de “çıkış” önerileri zayıf kaldı.

Cihan Çetin

4-7 Eylül tarihleri arasında Karaburun/İzmir’de düzenlenen 14. Karaburun Bilim Kongresi “Sınıf Mücadelesi: Krizler ve Çıkışlar” üst başlığı altında gerçekleşti. Sanattan Ortadoğu’ya hukukun krizinden, yerel yönetimlerdeki krize kadar pek çok konu ve alanda oturumlar düzenlendi. 

Bilim Kongresi’nin “Sınıf Mücadelesi: Krizler ve Çıkışlar” üst başlığı ile Türkiye için oldukça güncel bir temayı seçmesi ve oturumları bu tema ekseninde düzenlemedeki ısrarı bu yılın belirleyici temel özelliğiydi. Ancak oturumlarda -içerikleri tartışmaya açık olsa da- kongre temasının “Sınıf Mücadelesi: Krizler” kısmına dair sunulan bildiri, tebliğ ve sunumlar ne kadar fazla ise temanın “Çıkışlar” kısmı bir o kadar azdı. 

Bu durum tek başına kongre düzenleyicilerinin ve/veya katılımcıların eksikliğinden kaynaklanmıyor. Karaburun Bilim Kongresi sonuçta mevcut teorik, düşünsel üretimlerin sunulduğu, paylaşıldığı bir mecra. “Ve Çıkışlar” eksenindeki bu zayıflık, Türkiye’deki sol, sosyalist ve Kürt siyasetlerin ve de işçi sınıfı hareketiyle toplumsal hareketlerin zayıflığından kaynaklanıyor. Bu noktada kongre sınıf mücadelesi ekseninde krizler ve krizlerle ilgili çıkışları tartışmak için bir zemin sunmuş olsa da “ve çıkışları” ele alan, doyurucu veya tartışmalı teorik yaklaşımlar ortaya çıkmadı. 

Kongrenin izleyici sayısı önceki yıllara göre neredeyse aynı kalsa da (ki izleyici sayısının gerilememesi de kayda değerdir) özellikle üniversiteli genç katılımcıların sayısı belirgin bir biçimde fazlaydı. Genel olarak sol-sosyalist teoriye karşı siyasetlerin bizzat kendi kadroları ve taraftarlarının hala süren uzak kalma eğilimine karşıt olarak kongreye genç katılımın belirgin biçimde fazla olması gençlik içindeki arayışın bir tezahürü olarak düşünülebilir. Kongrenin bu arayışa bir merhem olup olamadığı ayrı bir konu olmakla beraber, kongrenin kendisini Marksist sınırlar içinde tanımlaması, gençliğin de arayışı sürecinde kongreyi anlamlı bir mecra olarak görüp katılması olumlu bir gösterge olarak ele alınabilir. 

Kongrenin en anlamlı oturumu “Yerel Yönetimler, Krizler ve Çıkışlar”  oturumu oldu. Kayyum atanan Amed Belediye Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in katıldığı oturum, öncelikle kongrenin kendi pozisyonunu sunması ve bunda ısrar etmesi bakımından güçlü bir tutum oldu. Kongrenin ana salonunun hınca hınç dolmasına vesile olan oturumda özellikle Adnan Selçuk Mızraklı’nın konuşmasında öne çıkan ifadeler sosyal medyada, sol basın ve Kürt basınının internet sitelerinde anında yer buldu. Oturumun en ilginç anlarından biri de Canan Kaftancıoğlu’nun ceza almasına yönelik politik söylemin Tunç Soyer’den değil Adnan Selçuk Mızraklık’dan gelmiş olmasıydı. 

Yerel yönetimler oturumunun tek negatif yanının, bu oturumdan sonra gerçekleşen kongrenin kapanış oturumunun boşa düşmesine neden olması söylenebilir. Özellikle Mızraklı ve Soyer gibi son dönemin iki popüler belediye başkanının olduğu oturumun ortaya çıkardığı enerji oturumun sonlanması ile boşalınca, kapanış oturumu konuşmacılar ve konuya meraklı 15-20 insanın katılımıyla gerçekleşti. Halbuki kongrede kapanış oturumu genelde en yüksek katılımı hedefleyen bir oturum olarak varola gelmiştir son yıllarda. 

Özetle bu yılki Karaburun Bilim Kongresi, Marksizm’le ilgili teorik boşluğu doldurmak, Marksist teoriye kayda değer katkıların ortaya çıkmasını sağlamak gibi iddialı bir konumda olmasına rağmen esas olarak mevcut teorik zayıflığı ayna gibi yansıttı yeniden. Ancak buna rağmen özellikle gençlerin katılımında gözle görülür fazlalık, pek çok oturumun içerik zayıflıklarına rağmen canlı tartışmalar yaşanması, kongrenin Türkiye’nin mevcut siyasal koşullarına rağmen Marksist çerçevede ısrarı, sol-sosyalist ve Kürt muhalefetin teorik cephane olarak elinde ne varsa aktarmaya çalışması bu yılki kongrenin anlamını gösteren  temel yapı taşları oldu.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar