Kasım ayında en az 126, 11 ayda 1606 işçi katledildi!

Kasım ayında en az 126, 11 ayda 1606 işçi katledildi!

İSİG Meclisi kasım ayında en az 126, 11 ayda da 1606 işçinin iş cinayetlerinde katledildiğini açıkladı; bu ayki raporda intiharlara geniş yer verildi

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) 2019’un Kasım ayında en az 126, yılın ilk on bir ayında ise en az 1606 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Cargill, Man Bozankaya Otomotiv, Adem Çelik Şirketler Grubu ve Beykent Üniversitesi Avalon şantiyesi, Gentes, Ataşehir Belediyesi, Üsküdar Belediyesi, Doğa Koleji ve Reysaş Tüvtürk Araç Muayene İstasyonu, EYT’lilerin haklı mücadelelerini, işçi sınıfının genel olarak asgari ücret, iş güvencesi, sağlıklı ve güvenli çalışma, demokrasi, hak ve adalet eylemlerini selamlayarak başlayan raporda, kriz ve intiharlara geniş yer verildi, intiharların kapitalist sömürü sistemiyle ilişkileri irdelenerek, AKP’li yıllardaki artışlar rakamlarla ortaya konuldu.

Fatih’te dört kardeşin siyanür alımıyla gerçekleşen ölümlerinin irdelenmesiyle ele alınan intiharlara ilişkin şunlar belirtildi:

İstanbul Fatih’te, kardeş oldukları öğrenilen 48 yaşındaki Cüneyt Yetişkin, 54 yaşındaki Oya Yetişkin, 60 yaşındaki Kamuran Yetişkin ve 56 yaşındaki Yaşar Yetişkin kaldıkları evde ölü bulundu. Siyanür ile intihar ettikleri anlaşılan kardeşlerin ciddi maddi sorunlar içinde boğuştukları, müzik öğretmeni olan Oya Yetişkin’in maaşına haciz konduğu, bakkaldaki veresiye defterinde 2260 lira borç olduğu ve polisin olay yeri incelemesinden sonra BEDAŞ ekiplerinin evlerine gelerek iki aydır ödenmeyen 607 liralık elektrik faturası gerekçesiyle elektriklerini kestikleri basına yansıdı.

 

Subjektif bir değerlendirmede Yetişkin kardeşlerin psikotik sorunları olabileceği, ruhsal çöküntülerini birbirlerine yansıtabileceği, aynı hezeyanları veya sanrıları paylaşabilecekleri üzerine çeşitli yorumlar yapılabilir veya daha sonra ortaya çıkabilir. Ne var ki, objektif bir değerlendirmede muhakeme yeteneğini kaybetmemiş her kişinin gündelik yaşamda paylaştığı bir dizi sorunlar karşımıza çıkmaktadır: Aldıkları borcu ödeyememeleri, icra takibine yakalanmaları, maaşa haciz gelmesi; kısacası geçim sıkıntısı, borç, yoksulluktan ve çaresizlikten oluşan bir ekonomik sorunlar kümesidir.

 

Kapitalizm yaşamları da sömürmekte!

 

Ramazan ayında eve yiyecek götüremediği için intihar eden Hacı Üruç’ten, ataması yapılmadığı için işsiz kalarak kendisini asan Kevser Abdülkadiroğlu’na, tarım işçisi olarak çalışan ve 8 aydır kirasını ödeyememiş yoksulluk nedeniyle intihar eden Emine Akçay’dan, ‘Ölümümden kimse sorumlu değildir. Çocuğuma kitap ve okul önlüğü alamadım.’ Notunu geride bırakarak kendisini asan Cemal Can’a, çok sayıda işçi intihar etmemekte, intihara sürüklenmektedir. Kapitalizmin yarattığı sömürü düzeni sadece iş süreciyle sınırlı değildir, yaşamları da sömürmekte, en önemlisi, insanlık onurunu çiğnemektedir. Isınmak için dışarıda bulunan kamyon lastiğini yakmaya çalışan Emine Akçay gibi Yetişkin kardeşlerin de hiçbir kuruma sosyal yardım başvurusunda bulunmaması, maddi durumlarından kaynaklı sıkıntıları etrafla paylaşmamaları tesadüfi değildir. Çaresizliğin duyulmasını ve bilinmesini istemeyen insanların arkalarında bir yokluk hikayesi paylaşarak sessiz sedasız bu dünyadan ayrılmaları, birden çok faili bulunan politik bir cinayettir.

 

Sınıfsal eşitsizliğin en uç görünümü olarak Yetişkin kardeşlerin toplu intiharı bu nedenle soğukkanlı bir çerçeveden değerlendirilmek zorundadır.

 

Yetişkin Kardeşlerin intiharı kendinden menkul bir vaka-i adiye değildir’

 

Yetişkin kardeşlerin toplu intiharı bu bağlamda kendinden menkul bir vaka-i adiye değildir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin verilerine göre 2013 yılında en az 15 işçi, 2014 yılında en az 25, 2015 yılında en az 59, 2016 yılında en az 90, 2017 yılında en az 89, 2018 yılında en az 73 işçi işyeri içinde ve işyeri dışında ise işe bağlı olarak intihar ederek yaşamını yitirmiştir. Son 6 yılda ise en az 351 işçi ağır çalışma koşulları, işsizlik nedeniyle intihar etmiştir. İşçi intiharlarının farklı zaman ve mekanlarda vuku bulmasına karşı benzer nedenlerden kaynaklandığı açıktır. Tekil vaka incelemelerinde de görüleceği üzere işçi intiharlarının merkezinde borç, işsizlik ve baskı parametreleri bulunmaktadır.

TÜİK: 16 yılda 4481 intihar

Türkiye’de intiharların önemli nedenlerinden birisinin geçim sıkıntısı olduğu belirtilen raporda “TÜİK’in ilgili istatistiklerinde ‘intihar nedeni’ olarak ‘geçim zorluğu’ ölçütü incelendiğinde AKP’li yıllarda, 2002 ila 2018 yılları arasında incelendiğinde 4481 kişinin intihar ettiği ortaya çıkmaktadır” denildi.

2008 Küresel Krizinin teğet geçtiğinin söylendiği yıllardan itibaren geçim zorluğundan kaynaklı intihar sayılarının nispeten artış içinde olduğu kaydedilen raporda; “‘Geçim zorluğu’ndan kaynaklı olarak 2006 yılında 215 kişi intihar etmişken, 2008 yılında 289 kişi, 2009 yılında 318 kişi intihar etmiştir” diye belirtildi.

Yalnızlaşan işçiler intihara daha meyillidir

Atomize olan, yalnızlaşan işçiler kapitalist üretim ilişkilerinin krizi içerisinde ruhsal ve duygusal gelgitler yaşamaya, örgütlü işçilerden daha fazla açıktır çünkü sorunlarını kendi imkanları dahilinde çözmeye çalışmaktadır… Kapitalist şiddet ve kapitalizmin gericiliği zenginler için yaşam olarak belirginleşirken, yoksullar için ölüm anlamına gelmektedir.” denilen raporda örgütlenme çağrısı yapıldı.

İntiharların pek çok boyutuyla el alındığı rapor 2019’da yaşanan iş cinayetlerini aylara göre şöyle sunarak, 11 ayda en az 1606 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği belirtildi:

Ocak ayında en az 159 işçi,

Şubat ayında en az 127 işçi,

Mart ayında en az 114 işçi,

Nisan ayında en az 153 işçi,

Mayıs ayında en az 164 işçi,

Haziran ayında en az 131 işçi,

Temmuz ayında en az 178 işçi,

Ağustos ayında en az 149 işçi,

Eylül ayında en az 147 işçi, Ekim ayında en az 158 işçi

Kasım ayında en az 126 işçi olmak üzere; Türkiye’de 2019 yılının ilk on bir ayında en az 1606 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi…

Rapor, iş cinayetlerini ayrıntılarıyla şöyle irdeledi:

-126 emekçinin 108’i ücretli (işçi ve memur), 18’i kendi nam ve hesabına çalışanlardan (çiftçi ve esnaf) oluşuyor…

 

-Ölenlerin 3’ü kadın işçi, 123’ü erkek işçi. Kadın işçi cinayetleri tekstil, eğitim ve sağlık işkollarında gerçekleşti…

 

-Üç çocuk işçi can verdi. Çocuk işçi cinayetleri ticaret, metal ve konaklama işkollarında gerçekleşti…

 

-51 yaş ve üstünde ise çalışırken ölen 33 emekçi bulunuyor: Çiftçi, gıda, maden, kimya, eğitim, çimento, metal, inşaat, taşımacılık, gemi, konaklama, belediye ve genel işler işçileri…

 

-Kasım ayında 3 göçmen/mülteci işçi yaşamını yitirdi. Mülteci/göçmen işçilerin 1’i Afganistanlı, 1’i İranlı ve 1’i Suriyeli…

 

-Ölümler en çok inşaat, taşımacılık, tarım, ticaret/büro, metal, gıda, gemi/tersane, belediye/genel işler, madencilik, enerji ve konaklama işkollarında gerçekleşti.

1- Bu ay tarımda ölenlerin çoğu çiftçi ve zeytin hasadında ölenler.
2- Bütün işkollarında ölümlerin ana gövdesini güvencesiz işçiler oluşturuyor: taşeron ve yevmiyeli çalışanlar ile sigortasız işçiler.
3- Sanayide ölen işçilerde bütüne göre oransal bir artış mevcut. Metal, enerji, maden, kimya, gıda, gemi ve ağaç işkolu gibi yaygın bir yelpazede.

 

-En fazla ölüm nedenleri sırasıyla ezilme/göçük, yüksekten düşme, trafik/servis kazası, kalp krizi, intihar, patlama/yanma, şiddet ve elektrik çarpması.

 

-Kasım’da Türkiye’nin 44 şehrinde ve yurtdışında 6 ülkede iş cinayeti yaşandı.

 

– Ölen işçilerin sadece biri sendikalı. 40’lı yaşlardaki Ankara Çankaya Belediyesi’nde güvenlik görevlisi olarak çalışan DİSK Güvenlik-Sen üyesi Gürhan Koca ekonomik nedenlerden dolayı intihar ederek yaşamına son verdi.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar