Kim hakkından vazgeçmiş ki…

Kim hakkından vazgeçmiş ki…

“Kim giderse Newroz’a, onu öfkesi götürecek, kimse kendini kandırmasın…”

Vecdi Erbay

Diyarbakır’da HDP öncülüğünde kutlanacak Newroz Bayramının hazırlıkları son aşamaya geldi. Kutlamaya çok sayıda siyasetçi, gazeteci, sanatçı davet edildi. Kutlamaya hazır olan Diyarbakırlılar ise “Bu bizim hakkımız. Kim hakkından vazgeçmiş?” demek için Newroz’a katılacaklarını dile getirdiler.

AK Parti’nin 6’ncı İl Kongresi’nden dönerken şans eseri bir taksi bulmuştum. Kongrenin gerçekleştiği spor salonuna giden yollar kapalı olduğu için yaklaşık 3 kilometre yürümüştüm. Geri dönerken, uzun süre ayakta durmuş olmanın verdiği yorgunluk nedeniyle, 3 kilometre daha yürümek gözümde büyümüştü. Bu nedenle kalabalığın içinde boş taksi bulmak küçük bir mucize gibiydi.

Yollar kapalı ya da tıkalı olduğu için gideceğim yere epey dolambaçlı yollardan gitmek zorunda kaldık. Bu arada taksiciyle sohbet etme imkanı da oldu elbette. AK Parti kongresi ile ilgili bir şey söylemedi. “Kayyım çalışıyor mu?” dedim, yarım ağız “He abê” demekle yetindi. “Newroz’a gidecek misin?” dedim. “Ne AK Parti kongresine giderim ne de Newroz’a” dedi telaşla, “Ben ekmeğime bakarım.”

Bir Diyarbakırlının böyle yuvarlak cevaplar verdiği görülmemiştir. AK Parti kongresinden döndüğümü görünce rahat konuşamıyor, diye düşündüm. “Ben gazeteciyim ve bazı konularda ne düşündüğünü merak ettiğim için soruyorum” deyince yüzüme baktı ve bir kez daha “He abê” dedi. Ama bu kez rahatlamıştı sanki. “Şimdi anlaşalım” dedim, “az önce verdiğin cevaplar resmi cevaplar mıydı yoksa kendi düşüncelerin mi?” Şehir efsanesine dönen bu muhabbeti biliyordu elbette. Gülerek, “Resmi düşüncelerimdi” dedi.

 

‘KEYİF Mİ VAR NEWROZ İÇİN?’

Uzayan kısa yolda birçok şey söyledi şoför. Koşuyolu Parkı’nın önünden geçerken durakta bekleyen insanları gösterdi, “Bak hele, kimse gülüyor mu?” diye sordu. Sonra yine kendisi devam etti:

Geldim 50 yaşıma bir tane güzel gün görmedim. Çocuklarım görür mü, bilmiyorum. Bak şimdi Efrîn bombalanıyor. Newroz’a niye gideyim, bir şey değişmiyor ki. Barış sürecinde gidiyorduk, diyorduk belki güzel bir mesaj olur. Çocuklarımızla gidiyorduk, piknik yapıyorduk. Şimdi ne umut var ne sevinç. Ancak öfke var abê. Kim giderse Newroz’a, onu öfkesi götürecek, kimse kendini kandırmasın.

İneceğim yere gelmiştik, paranın üstünü verirken hâlâ anlatıyordu şoför. Sonunda “Newroz’a gideceğiz abê” dedi. “Herkes gelecek ama kimsenin keyfi olmayacak.”

 

HAZIRLIKLAR SON AŞAMAYA GELDİ

Newroz heyecanı ve hazırlıkları, yıllar sonra ilk kez sessiz sedasız gerçekleşiyordu. Yakın zamanda Newroz hazırlıklarına dair yaptığımız söyleşide, HDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Filiz Buluttekin, AK Parti kongresi gerekçe gösterilerek caddelere pankart asamadıklarını, billboardlara afiş asamadıklarını söylemişti.

Kongreden sonra kentin belli noktalarına pankartlar asılmaya başlandı. HDP ve bileşenlerinin Newroz hazırlıkları da son aşamaya geldi. Bu arada beklenen katılımın gerçekleşmesi için milletvekillerinin köy ve ilçelerdeki çalışmaları da devam ediyor.

 

‘MORALİM YOK, O GÜN GELSİN BAKARIZ’

Diyarbakır’da ve bölgede Afrin harekatı en başından beri endişeyle izlendi. Endişe, Kürt sorununun barışçıl yollardan çözümüne yönelik beklentinin ortadan kalkmasıyla ilgiliydi. Sokakta Newroz coşkusundan çok Afrin burukluğunun mevcut olduğunu söylemek mümkün.

Çarşiya Şevitî’nin arka tarafında yöresel kıyafetler satan bir esnaf da bu burukluğa dikkat çekiyor. Önceki yıllara göre bu yıl yöresel kıyafet satışında büyük düşüş var. Buna gerekçe olarak Afrin’i gösteriyor: “Kadınlar Newroz kutlamaya gidiyordu, eğleniyorlardı. Şimdi nasıl eğlensinler, Afrin’de talan ediliyor milletin malları… Nasıl eğlensin insanlar, akıl var mantık var.”

Dükkanı Newroz günü belki kapatacak belki kapatmayacak. Çocukları, eşi gidecekler Newroz’a, belki sonra o da gidecek. Bu “belki”ler adamın yaman bir çelişki içinde olduğunu gösteriyor. Sonunda, “Moralim yok, hele o gün gelsin, bakarız” diyor.

 

‘BU BİZİM HAKKIMIZ’

Dükkanın hemen yanındaki çay ocağında oturan birkaç yaşlı adamla da konuşuyoruz Newroz’u. Biri “Kürtler için hangi bayram iyi oldu ki” diyor. Geçen yılki Newroz kutlamasında polis tarafından vurulan Kemal Kurkut’u hatırlatarak, “Geçen yıl genç bir çocuğu vurdu polis. Ama insanlar yine meydandaydı. Bu yıl da Afrin felaketi geldi başımıza. Ama yine meydanda olacağız. Niye? Çünkü bu bizim hakkımız. Kim hakkından vazgeçmiş? Biz de geçmeyiz hakkımızdan.”

Dediğine göre bir köşede duracak, kalabalığın içine girmeyecek. “Gençler slogan atsın, halay çeksin, biz de onlara bakarız” diyor gülerek.

Eskiden Newroz neredeyse bir ay önceden konuşulmaya başlanırdı. Devlet izin verecek mi vermeyecek mi? 2013’ten sonra Abdullah Öcalan’ın tutuklu bulunduğu İmralı’dan görüntülü mesajının okunacağına dair beklentiler de oluşmaya başlamıştı. Hangi sanatçılar katılacaktı? Öte yandan Diyarbakır’da ünlü gazeteci ve sanatçı akınına uğrardı. Bu yıl kimler katılacak?

Yukarıdaki soruların hiçbiri sorulmuyor ve aslında umursanmıyor da. Diyarbakırlılar Newroz bayramını kutlamaya gidecekler keyifleri, moralleri olmasa da. Newroz alanına bu yılki gidişin, “Her şeye rağmen buradayız” şeklinde bir mesaj olması bekleniyor.

Gazete Duvar


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar