Komünist

Komünist

Vedat Türkali: “Nazım’ın ‘Kitap rüzgar olmalı, perdeyi kaldırmalıdır’ dediği oldu. Rüzgarlar esmeye başlamış, perdeleri sıyırıp açmıştı kafamda”

Gürbüz Deniz

Vedat Türkali’nin çocukluğunu, aile ortamını, arkadaşlarını, üniversiteye giriş sürecini, gizli TKP’yi arayışlarını ve Merih Hanım ile 80 yıl sürecek yol arkadaşlıklarının önemli kavşaklarını içeren bu otobiyografik kitap ‘51 Tevkifatı’na kadarki süreci kapsıyor.

Komünist, dönemin siyasi, kültürel atmosferinde, Samsun’un Kökçüoğlu Mahallesi’nde başlayan bir yaşamın komünist bireye evrilişinin aşamalarını yakın çevresi ile birlikte anlatıyor.

Komünist, bir yola çıkış hikâyesi. Kitapta, kapitalizmin henüz gir(e)mediği topraklarda yoksul mahallelerde yaşayanların insani gereksinimi olan kimi zaman senetsiz verilen borç kimi zaman imece usulü emek yardımlaşması kimi zaman da aç yatan komşuya verilen bir tas sıcak çorba dayanışmasının hikayesini de okuyacaksınız.

Yazar anılarından yola çıkarak İslamcıların bu imeceyi becerdiklerini, sosyal demokratların çuvalladığını tarihsel bir ders olarak aktarıyor. Günümüz iktidarının hala ayakta olmasının nedenlerinden bir kısmı konusunda okurları sorgulamaya yöneltiyor.

İllegalite döneminde, kıyısından köşesinden TKP’nin içinde/kenarında yer almış bir avuç sosyalistin karınca kararınca mücadelesini, parti bürokrasisini aşamayışlarını ibretle izliyoruz. CHP ve Kemalistlerin içinde durulması zorunluluğuna uymayan bir avuç devrimcinin tutuklandığını, işkence gördüğünü ve Hasan Basri Alp’in sorguda katledildiğini de okuyoruz.

Biraz hızlı geçiyor olaylar; eğer konuya hakim değilseniz isimleri, kavramları, olayları bilmiyorsanız bu otobiyografik eser size göre değil.

Vedat Türkali’nin “Bekle bizi İstanbul” şiirinin hangi koşullarda yazıldığı, sanat, siyaset, yazın dünyasından birçok ismiyle ilgili anılarını da bu kitapta bulabilirsiniz. Çocukluğundan başlayıp kendi hayatına ve parti mücadelesine dair bu kadar çok şeyi hatırlamasına hayran kaldım. Komünist, yazarın kült eseri GÜVEN’in bir nev’i ön hazırlığı tadında.

“Nazım’ın ‘Kitap rüzgar olmalı, perdeyi kaldırmalıdır’ dediği oldu. Rüzgarlar esmeğe başlamış, perdeleri sıyırıp açmıştı kafamda”

Vedat Türkali bir komünist gibi yaşadı. Bir komünist gibi öldü. Anısına saygıyla..

Dostlukla ve sağlıkla kalın


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar