Komünist olmaktan gurur duyuyorum!

Komünist olmaktan gurur duyuyorum!

Din, dil, ırk, cinsiyet ayrımlarının olmadığı, eşitliğin hakim olduğu, sevginin ve kardeşliğin yaşam bulduğu, ötekileştirmenin ayıp sayıldığı, bir avuç insanın milyarları sömürmesinin yasak olduğu doğayla bütünleşik bir dünyadır, adı ÜTOPYA’dır. Bizim ütopyamız kapitalist haydutlar ve onların kuklası haline gelmiş paraya tapan her birey için distopyadır

/Aşağıda yayınlayacağımız mektup kendisini “Anarşizm taraftarı bir komünist” olarak tanımlayan genç bir okurumuzdan geldi. Komünizme olan bağlılığını ve içindeki coşkuyu bizlerle paylaşmak istemiş. Yazdıkları içinde katılmadığımız görüşler olmakla birlikte bu coşkusunu okurlarımızla da paylaşmak için mektubunu yayınlıyoruz- Alınteri)

Serdar Çimentaş

Devrimci fikirler ile yaşıyor olmaktan gurur duyuyorum. Kendimi tabulaşmış hiçbir ideolojik fraksiyonun çatısı altında sınırlamam, sınırlamadım da. Ancak fikirlerim ve düşüncelerim, yaşam felsefem ve birikimimle beraber gururla komünist olduğumu yaşamımın her anında söylemekten tereddüt etmem.

Komünist veya anarşist veya sosyalist olduğunu söyleyen insanlara karşı tepkisel yaklaşımda bulunur pek çokları. Bu insanları “terörist” yaftası ile suçlar, fikirlerinden ötürü “zararlı ve tehlikeli insanlar” oldukları konusunda hem fikir olurlar; “vatan haini” ilan ederler, “din düşmanı ahlaksız, pervasız insanlar” olarak değerlendirilirler. Başta ABD’nin tüm dünyayı hegemonyasına aldığı yıllar boyunca yaydığı anti-komünist propagandanın ürünüdür insanların zihinlerine doğduğu gün itibariyle ailede, okullarda, arkadaş çevresinde kazınan bu ahmak yargılar.

Ama bilmezler komünist kimdir, kime denir? Ben ve benim gibilerin hayal ettiği toplumsal yaşamı anlatır bu fikir; birçoklarınca farklılık gösterse de sosyalistler ve anarşistler, konfederalistler ve diğer devrimciler yöntem konusunda değişik görüşlere sahip olsalar da nihai hedefimiz bellidir: Din, dil, ırk, cinsiyet ayrımlarının olmadığı, eşitliğin hakim olduğu, sevginin ve kardeşliğin yaşam bulduğu, ötekileştirmenin ayıp sayıldığı, bir avuç insanın milyarları sömürmesinin yasak olduğu doğayla bütünleşik bir dünyadır, adı ÜTOPYA’dır. Bizim ütopyamız kapitalist haydutlar ve onların kuklası haline gelmiş paraya tapan her birey için distopyadır.

Ütopyamıza gülüp geçerler, alay ederler, gerçekleşmesinin imkansız olduğunu düşünürler. Yüceleştirdikleri yapay sisteme ve onun aracı paraya tapınmayı doğru kabul ederler ve efendilerine şükretmeyi borç bilirler.

Zihinleri bir biçimde zehirlenmiş insanların arasından pekala okuyarak, araştırarak, kendini geliştirerek çıkabilen, en azından düşünebilme ve sorgulayabilme yetisini kaybetmemiş hatırı sayılı bir aydın kesimi de vardır. Bu aydın kesimi de komünistlere, anarşistlere ve onların fikirlerine karşı mesafelidir. Che tehlikelidir, Marx zararlıdır, Lenin şeytandır, Bakunin iblistir; anarşi, sosyalizmin kızılı bunlar çok tehlikelidir; feminizm çok ayıp bir şeydir… Onların burjuva lümpen aydınlıkları sadece kitapları okuyup rafa koymaktan ibarettir. İçi boş ve kokuşmuş aydın silsilesinin okuduğunu anlayabilme yetisi paragrafın sonuna kadar sınırlıdır.

Ancak ben değil, insanlık tarihinin önde gelen sanatçıları, bilim insanları, düşünürleri ve edebiyatçıları size anlatsın devrimci fikirleri:

Tolstoy net olarak kendini anarşist olarak tanımlardı, Dostoyevski sıkı bir sosyalistti. Albert Einstein Nazi Almanya’sında Hitler’e boyun eğmedi, büyük servetler elde edebileceği Hitler’in bilim kuruluna katılmayı reddetti. Einstein barış aktivistiydi, anti-faşist görüşlere sahip bir sosyalistti. Stephen Hawking, savaş yanlısı politikacıları eleştirmekten geri durmayan savaş karşıtı bir aktivistti ve işçilerin siyasi parti ve örgütlenmelerini destekliyordu. Chomsky, liberter sosyalisttir. Mandela emperyalizm karşıtı yaşamı ile tanınır. Victor Hugo monarşi yanlısı bir aile içinde büyütülmesine karşın Fransız devrimci hareketlerine katılmış, kraliyet karşıtı bir özgürlükçü idi. Jack London sosyalisttir; Picasso komünist parti üyesiydi ve koyu bir komünistti. Frida Kahlo, fırçasını hiçbir zaman kurutmadı, fikirleri ile sosyalist ve aktif bir feministti. Albert Camus anarko-sendikalistti. Franz Kafka kuşkusuz sosyalistti. Freud ırkçılık karşıtı idi özellikle anti-semitistti. Carl Sagan bilimin tüm karanlık çağları aydınlatacağını her daim savunmuştu, kendini sosyalist olarak tanımlardı.. Bertrand Russell ve Erich Fromm sosyalistlerdi. Antonio Gramsci sosyalistti. Profesör Leonard Susskind faşizm ve ırkçılık karşıtı görüşleri bilim kürsüsünden tüm dünyaya duyurmaktan hiçbir zaman çekinmeyen bilim insanıdır. Jean Paul Sartre sosyalistti. Star Wars’un mimarı George Lucas mevcut dünya siyaseti ve sistemini filmlere işlediğini ifade ederken -izm’lerin tabularına bağlı kalmadığını demokrasi yanlısı ve sosyalizm görüşünde olduğunu belirtmektedir. Bilim insanı Marie Curie aktif devrimci ve feministti. Yüzüklerin Efendisi’nin ve orta dünyanın yaratıcısı J.R.R.Tolkien doğa ve tabiat yanlısı yaşamı savunurken endüstrileşme karşıtı olduğunu ifade etmiştir.

Şimdi tekrar düşün, sorgula ve yanıtla: Biz komünistler ve anarşistler kötü insanlar mıyız?


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar