Komün’ün asi kadınları

Komün’ün asi kadınları

Kalabalık titredi ama yerinden oynamadı. Kısa ama derin bir sessizlikte sözcük yankılandı: “Ateş!”

Ya Montmantre’da? Önce kadınlar sokağa çıktı; düzenli dağıtımı yeniden başlayan sütü almak için erkenden kalkmaya alışkındılar. Erkeklerden önce davrandılar. Saçları darmadağın, sabahlıklar içinde ve ilk başlarda afallamış olarak dışarı çıktılar. Çocuklar onlara izledi. Ve hepsi birlikte, kadınların hükmettiği bir insan deniziydi. (Henri Lefebvre)

Tüfekler omuzlara yerleştirildi; topların namlusu indirildi. Kalabalık titredi ama yerinden oynamadı. Kısa ama derin bir sessizlikte sözcük yankılandı: “Ateş!”

Acı delip geçiyordu. Ulusal muhafızlar, birlikler ateş ederse kalabalığın intikamını almaya hazırlanıyordu.

Birlikler komuta uymayı reddettiler. Önce bir silah, sonra on silah, sonra yüz silah havaya çevrildi ve sanki bu halk yığını üzerinde dolaşıp duran ölüm havalandı ve canlarını bağışladı…

[General] üç farklı kez adamına ateş etmesini emretti. Hiçbir şey onları harekete geçiremedi; hiçbir askeri ikna edemedi; kıpırdamadan durdular.

Louise Michel‘in daha kısa anlatısı da buna benzerdir:

Kadınlar kendilerini topların ve makinalı tüfeklerin önüne attılar; askerler kımıldamadılar. General Lecomte kalabalığa ateş etmeyi emrettiğinde bir astsubay safları terk etti, kendi bölüğünün önüne geçip Lecomte’tan daha yüksek sesle bağırdı: “Tüfekleri indirin!” Askerler komuta uydu… Devrim gerçekleşmişti.

[Komün’ün Asi Kadınları, Gay L. Fullickson]


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar