Korona olan sağlıkçıların meslek hastalığı bildirimleri Koca’yı ilgilendirmiyormuş!

Korona olan sağlıkçıların meslek hastalığı bildirimleri Koca’yı ilgilendirmiyormuş!

Sağlık emekçilerinin koronayla ilgili meslek hastalığı bildirimleri Sağlık Bakanlığı koltuğunda oturan Fahrettin Koca’nın görev alanına girmiyormuş!

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) 7 Mayıs 2020 tarihli genelgesiyle koronavirüsü “meslek hastalığı” ya da “iş kazası” kapsamı dışına çıkarmasının, yaptıkları iş nedeniyle hastalık kapan sağlık emekçilerini bile içine aldığını biliyoruz. SGK’nın bu kararı kendi başına almadığını, devletin yetkili kurumlarının ve patronların kolektif tutumu olarak belirlediğini söylemeye de gerek yok. Ne de olsa emekçiler sadece çalışmakla mükellef, başlarına ne gelirse gelsin bu onların sorunu, sorumluluğu…

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da bu yaklaşımı içselleştirmiş bir şahsiyet olarak (ne de olsa sağlığın ticaretinde ustalaşmış bir kişi) kendisine sorulan “Covid-19 pozitif olan sağlık çalışanlarının kaçı için meslek hastalığı bildiriminde bulunuldu” sorusuna konunun bakanlığın görev alanına girmediği yanıtı verdi

Basına yansıyan bilgilere göre CHP Ankara Milletvekili Murat Emi, yeni tip koronavirüse (Covid-19’e) yakalanan sağlık çalışanlarına ilişkin “iş kazası” ya da “meslek hastalığı” bildirimi yapılmadığına yönelik şikayetleri nisan ayında TBMM gündemine taşıyarak, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi sunmuştu.

Hastane ve sağlık kuruluşlarının Covid-19 tanısı konan personele yönelik Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına “meslek hastalığı” koduyla bildirim yapma zorunluluğunu hatırlatan Emir, “Covid-19 testi pozitif çıkan sağlık çalışanlarının kaçı için meslek hastalığı bildiriminde bulunulduğu”na yönelik bilgi istemişti.

“Görev alanımız değil”

Önergeyi yanıtlayan Bakan Koca, gündeme getirilen konular ve sorulara “Bakanlığımız görev alanına girmemektedir” yanıtını verdi.

Hastalara bakım hizmeti verirken enfekte olan sağlık emekçilerinin bu kapsama alınmasının balkonlardan alkış çalmaya benzemediğini dolayısıyla riyakarlığını bir kez daha ortaya koyan bu pervasızlığa yanıtın örgütlü mücadeleyle verilebileceği açık.

Sosyal hayatları bitirilen, ruhsal bir cendereyle adeta posaları çıkarılan, performans dayatmalarıyla süreklileşmiş bir mobbinge maruz kalan sağlık emekçileri bu sürecin ağır yükünü intiharlarla haykırırken, Sağlık Bakanlığı koltuğunda oturan zat bizzat kendi görev alanına giren bir konuda bunu söylüyorsa karşısındaki örgütlü mücadelenin zayıflığındandır.

 


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar