Koronanın sınıf karakteri için Antep’e bakın!

Koronanın sınıf karakteri için Antep’e bakın!

Antep’teki gerçekler tıpkı Uşak, Tosya, Kocaeli, İstanbul ve Bursa… gibi işçi yerleşim alanlarında olduğu gibi koronanın bir işçi sınıfı hastalığına dönüştüğünü, bulaş üslerinin de fabrika ve işçi mahalleleri olduğunu açıkça gösteriyor.

Antep’in korona vakalarındaki artışta İstanbul’dan sonraki ikinci il olduğu, sadece bayramın ilk gününde en az 56 kişide korona tespit edildiği bizzat AKP medyası tarafından dile getiriliyor. Yeni Şafak’ından Sabah’ına kadar hepsi aynı tornadan çıkmış haberlerle halkı suçlayıp, rehavetle açıklıyor bu durumu. Antep Valisi’nin sosyal medya üzerinden yaptığı aynı yönde açıklamalarında olduğu gibi… Bu açıklama ve haberlerde fabrika ve sanayi bölgelerinden bahsedilmemesi elbette şaşırtıcı değil. Tam tersine hepsi bu gerçeği perdelemek için özel çaba harcıyor hatta yemin billah ederek virüs akraba-eş-dost-arkadaşlar arasındaki ilişkilerden taşınıyor diyor. Bu akraba-eş-dost-arkadaşın hemen hepsinin işçi mahallelerinden olmasına dair tek bir kelime etmeksizin…

Ucuz işgücüyle tekstil-dokumacılık üslerinden birine dönüştürülen Antep’te bayramdan önce 50’den fazla fabrikada işçiler enfekte oldu. Bu fabrikaların her birinde en az 10-15 işçinin hastalığı kaptığı tüm engellemelere hatta konuya dair kamuoyuna bilgi veren DİSK Tekstil Antep Şube Başkanı Mehmet Türkmen’in Nisan başında gözaltına alınmasına rağmen saklanamadığı.

Burjuva medyaya da karantinaya alınan mahalleler haber olarak girdi. Bu mahallelerin her birinin işçi yerleşim alanları olduğu tabi ki de belirtilmedi.

Hatta Sam Mahallesi’nde alınan karantina kararının Organize Sanayi Bölgesi’ne de yakın olan mahalleden binlerce işçinin orada çalışıyor olması dolayısıyla patronların baskısıyla Valilik tarafından kaldırılarak, sadece ki sokağa indirildiğinden de bahsetmelerini beklemek abes olur.

Vali Gül bayramdaki sokağa çıkma yasağı günlerinde “Yürüme mesafesindeki fırınlardan, evden bir kişinin ekmek almasına müsaade edilmişti. Fakat ailecek ekmek almaya gidenler olduğunu görüyoruz” sözleriyle bulaş üssü işçi mahalleleri ve fabrikalar olan korona konusunda halkı azarlasa da vak’a tespit edilen fabrikaların bile bu yasaklı günlerde çalışmasına izin verenin bizzat kendisi daha doğru ifadeyle burjuva devletin korona stratejisi olduğu gerçeğini gizleyemeyecektir.

Kentteki halı, çikolata, branda, mobilya gibi üretimin zorunlu olmadığı malların üretildiği fabrikalara dahi sokağa çıkma günlerinde çalışmaları için özel izin verildi, diğer sanayi kentlerinde olduğu gibi…

Antep’teki gerçekler tıpkı Uşak, Tosya, Kocaeli, İstanbul ve Bursa… gibi işçi yerleşim alanlarında olduğu gibi koronanın bir işçi sınıfı hastalığına dönüştüğünü, bulaş üslerinin de fabrika ve işçi mahalleleri olduğunu açıkça gösteriyor.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar