KYK yurdunda şort giyince “Şehitlerin kanı yerde kalıyor”muş!

KYK yurdunda şort giyince “Şehitlerin kanı yerde kalıyor”muş!

KYK yurdunda şort giydiği için hakkında soruşturma açılan öğrenci Betül Ceylan “Ne yaparlarsa yapsınlar şortumu giymeye devam edeceğim” dedi, cesareti diğer öğrencilere örnek oldu

Sakarya Üniversitesi’nde eğitim gören 20 yaşındaki Betül Ceylan, misafir olarak kaldığı Kredi Yurtlar Kurumu’na bağlı Arif Nihat Asya Yurdu yönetimi tarafından şort giydiği için kurallara uygun davranmadığı iddiasıyla uyarıldığını ifade etti.

Önceleri defalarca sözlü tacize uğradığını ardından da yurt müdürü Nalan Uysal tarafından şort giydiği gerekçesiyle üzerinde baskı kurulmaya çalışıldığını kaydeden Ceylan yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Saat 11.00 gibi kalktım. Yurtta kahvaltı yapıp derse gidecektim, üzerimde gömlek ve şortla. Üst blokta veriliyor yemek. Müdür beni gördü, ‘Sen buranın öğrencisi misin?’ dedi. Bende ‘Hayır misafir olarak kalıyorum’ dedim. ‘Gel bakayım şöyle’ deyip odasına çağırdı. Beni neden çağırdığını sordum. Örf ve adetten başlayarak, şort giymemi doğru bulmadığını söyledi. Ben orada anladım zaten, çok çok hassasım bu konuda.

Daha önce de sözlü tacize çokça uğradım ve bir süre okula gidemedim. Ben ‘Şortumu giymeye devam edeceğim ve bu kimseyi ilgilendirmez’ dedim. ‘Hayır ilgilendirir, özgürlük sınırsız bir şey değildir’ dedi. Avrupa’da bile kiliselerin üzerinde don ve atletle girilmez diye uyarı var dedi. Ben zaten bunu duyduktan sonra şok içerisinde konuşmaya devam ettim. Kilise nedir dedim veya burası cami mi dedim. Cami olsa camiye nasıl gidilmesi gerektiğini biliyorum çok şükür. Gitmediğim bir yer değil dedim. Ama camiye de böyle giden var dedi. Bunun muhatabının ben olmadığımı söyledim. ‘Peki bu uyarıyı bana kapalı olduğunuz için mi yapıyorsunuz?’ dedim. ‘Yanlış anlayacağını biliyordum’ dedi ki, ardından şöyle bir konuşma geçti. Benden rahatsız olduğunu söyledi. Bende ne yapayım kapanayım mı? dedim. ‘İnancını bilmem ama Müslüman isen kapanmak zorundasın’ diyor bana.

“Onu da benim vicdanıma bırakın” diyen Ceylan, müdürünse buna karşı “Şehitlerimizin kanı yerde kalıyor bu yüzden” dediğini aktardı ve ekledi: “‘Bizim örf, adet şeref, namusumuz, haysiyetimiz var’ dedi. Ben namussuz muyum bunu giydiğim için? dedim.”

Ardından Ceylan’a ‘uyarı’ niteliğinde verilen ‘ifade formu’nda, “Misafir olarak barındığınız Arif Nihat Asya Yurdu’nda 4 Haziran tarihinde hakkınızda tutanakta yurt kurallarına uygun davranmadığınız ve bu konuda size yapılan uyarılara karşı yurt idaresine saygısız davranışlarda bulunduğunuz hakkındaki ifadenizi yazmanızı rica ederim” denildi.

Kendisine yapılanı ‘terbiyesizlik’ olarak nitelendiren Ceylan ise bu forma şu cevabı verdi:

“Öncelikle sonuna kadar saygımı koruduğumu belirtmek isterim. Şort giydiğim için çağrıldığım odada bile Nalan Uysal’ın söylemek istediklerini sabırla dinledim. Lakin kendisi saygısızca benim şort giymemi askerlerimizin kanına, şerefe, namusa, haysiyete bağladı. Kendisi kapalı bir bayan. Ben ona saygı duyuyorum, saygı duymama gibi bir lüksüm yok. Benim için bu terbiyesizliktir. Ancak kendisi benden rahatsız olduğunu ve özgürlüğümün sınırlı olduğunu söyledi. Kesinlikle katılmıyorum.

Ben kimsenin özgürlüğünü kısıtlayacak bir harekette bulunmadım. Asla da bulunmam. Bana yazılan tutanağı asla kabul etmiyorum. İlgili kişilerle görüşeceğimi bilmelerini isterim. Umarım kılık kıyafetten daha önemli konuların konuşulduğu bir dünya olur. Sapık düşünceniz sizinle kalsın.”

Yaşanan bu rezil olayın ardından sosyal medyada tepkiler çığ gibi büyüdü. Önceden bu yurtta kalmış olan ve hala kalan öğrencilerden de bazı açıklamalar geldi. Öğrencilerden biri aynı yurtta yapılan bir konferansta yurt müdüresinin “18 yaşından küçükler için yasa çıkartılmalı, zina yapacağına evlensin” dediğini, bir başkası ise bahçedeki camdan dışarı baktığı için insanların içinde rezil edildiğini anlattı. Öğrencilerden biri ise erkek arkadaşının onu yurda bıraktığını, bunun üzerine Nalan Uysal’ın onu odasına çağırıp “Burası yurt olmaktan çıkar, nişanlı mısınız, Müslüman mısın” gibi sorular yöneltildiğini aktardı.

Bu çağdışı muameleye maruz kalan Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 3.sınıf öğrencisi Betül Ceylan Genç Gazete’ye verdiği röportajda ”Ne olursa olsun şortumu giymeye devam edeceğim” dedi. Verdiği röportajın süreci anlatan bir kısmı şu şekilde:

Benden şort giydiğim için rahatsız olduğunu söyledi. Örf ve adetleri öne sürerek şort giymemin doğru olmadığını belirtti. Parkta öpüşen çiftleri örnek göstererek onlardan nasıl rahatsızsa benden de rahatsız olduğunu ”Bu milletin örfü,adeti,şerefi ve namusu var. Bu ülkeyi sizin gibi şort giyenlere , sokakta öpüşenlere  bırakmayacağız” dedi. Ardından ben şortumu nolursa olsun giymeye devam edeceğim. Bu sizi ya da herhangi başkasını ilgilendirmez dememin ardından  ” Evet tabii  ilgilendirir. Özgürlük sınırsız bir şey değildir Avrupa’da bile. Bak Avrupa’da bile Kiliselerin üzerinde don ve atletle girilmez diye uyarı var” dedi. Burası ‘Cami veya kilise mi ‘ diye sordum.Bana ”senden rahatsızım inancını bilmem ama müslümansan kapanmak zorundasın” dedi . Bunun benim vicdanımla alakalı bir durum olduğunu ve kimsenin bu konu hakkında söz sahibi olmadığını belirttim. Ardından ben ağlamaya başladığımda saçma ve anlayamadığım bir şekilde konuyu sürekli şehitlerimize, kanları yerde kalıyor, ülkeyi bırakmayacağız gibi konulara getirdi. Yurttan bir nevi benim ayrılmamı istedi. Sonrasında ise yurt ile ilişiğimi kesmek için odasına tekrar gelmeden önce aile bireylerim aramış bunun üzerine ben geldiğimde odaya  ”Siz beni çok yanlış anladınız” dedi. Bende artık konuşmak istemediğimi ve gerekli insanlarla bu konu hakkında konuştuğumu belirttikten sonra beni odadan kovdu. Memurlara ” Bu kızın ilişiğini çabuk kesin” dedi.  O sırada kapının arkasından güvenlikler bizi dinliyordu ve hiç biri bir şey yapmadı.

Genç kadın kendisine sorulan “Peki KYK yurtlarında kadın öğrencilere artan bu baskıyı AKP’nin kadın politikalarıyla( imamlara resmi nikah verilmesi, tecavüzcülerin iyi hal indirimi alması vs.) paralel gittiğini düşünüyor musunuz?” sorusuna ise şu şekilde cevap verdi:

Evet böyle düşünüyorum. Ama şundan da eminim ki hiç bir kadın bu baskılardan ve politikalardan korkmuyor, yılmıyor. Ben sosyal medya üzerinden sesimi duyurmaya çalıştım. Haklıyım bu yüzden de elimden geleni ardıma koymayacağım. Asıl ben ülkemi bu zihniyeti bozuk insanlara bırakmayacağım. Ne yaparlarsa yapsınlar şortumu giymeye de devam edeceğim.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar