Madenciler 58. gününde de jandarma barikatının önünde

Madenciler 58. gününde de jandarma barikatının önünde

Hakları için direnen Bağımsız Maden-İş üyesi Ermenekli işçiler direnişlerinin 58. gününde de Ankara yürüyüşü için jandarma barikatının önünde dikildi, Soma Kırkağaç’taki direniş de 16. gününde devam ediyor

Özbeyler’e bağlı Cenne, Seba, Fırat Madencilik işçileri ve yakınlarını maden katliamlarında kaybeden ailelerin ödenmeyen tazminat ve ücretlerinin ödenmesi, işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması, İSG önlemlerinin alınarak madenlerin açılması, maden patronlarına dağıtılan ruhsatların alınması, BES kesintilerinin iadesi ve direnişe katıldıkları için 29. Maddeden atılan arkadaşlarının geri alınması talepleriyle başlattıkları direniş bugün 58. Gününde Güneyyurt Meydanı’ndan Ankara’ya yürüme kararlılığıyla devam ediyor.

Soma’da direniş 16. gününde

Soma’da da direnişin 16. gününde işçiler, Kırkağaç Çamı Milli Parkı’ndaki bekleyişlerini devam ettiriyorlar.  Çözüm için verilen 10 günlük sürenin dolacağı 31 Ekim tarihine kadar burada bekleyecek işçileri bugün, İnşaat-İş, Dev Tekstil, Enerji-Sen ve İSİG Meclisi’nden bir heyet ziyaret etti.

Güneyyurt’ta geceyi barikatın önünde geçirdiler

Geceyi jandarma barikatı önünde oturarak geçiren, Güneyyurt Meydanı’nı direniş alanına çeviren Ermenekli işçiler, sabah da barikatın karşısında durarak, açılmasını istediler.

58’inci gününde Soma’dan Ermenek’e geçen Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanları Kamil Kartal ve Başaran Aksu yaptıkları konuşmalarda devlet yetkililerine seslenerek, Özbeyler’in trilyonluk mal varlıklarının bulunduğu ve istenirse işçilerin alacaklarının çok kolay ödettirilebileceğini vurguladılar. Şimdiye kadar çalmadıkları kapının, atmadıkları adımın kalmadığını, son olarak en yüksek merci olan Ankara’ya gidip sorunlarını orada anlatmak istediklerini, bunun anayasal hakları olduğunu belirttikleri konuşmalarda, jandarmanın pandemi koşullarını bahane ederek yürüyüşü engellemesinin hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını ifade ettiler.

İşçiler dün döne döne gerçekler anlatmıştı

İşçiler belediye başkanlığının arabulucuk yaptığı görüşmelerin ardından sadece 20 arkadaşlarının alacaklarının ödendiğini, bunun da kendi güçlerinin bölünmesi için yapıldığını ve o 20 işçinin de alacakları ödendikten sonra işten çıkarıldıklarını, 60 işçiye henüz hiçbir ödeme yapılmadığını açıklamışlardı.

Herkesi kandırıyorlar

Özbeyler’in basın açıklaması yapacaklarını söylemelerine rağmen yapmadıklarını, kendileriyle oyun oynandığını, verilen sürenin dün saat 17:00 itibariyle sonlandığını belirtmişlerdi. Sürenin dolmasına rağmen çözüm olmazsa “Ankara’ya yürüyeceğiz” diyen işçiler saat 17:00’de belirttikleri gibi Ankara’ya yürümek üzere hazırlandılar. Onların açıkladığı saatten çok önce etrafları jandarma-polis ablukasıyla çevrildi. Bağımsız Maden-İş avukatı Şafak Aki, Genel Başkanı Tahir Çetin ve Ermenekli işçilerin jandarma yetkilileri ve polisle yaptığı görüşmelerde tek sıra halinde Ankara’ya yürümelerinin Anayasal bir hak olduğu belirtildi, Anayasa Mahkemesi’nin geçen yıl Soma’dan Ankara’ya yapılan yürüyüşün engellenmesine ilişkin şehirlerarası yolda tek sıra halinde yürümenin hak olduğu yönündeki kararı hatırlatıldı. Fakat bu hatırlatmalar kendi yasal kararlarını çiğnemekte mahir olan devlet güçleri tarafından dikkate alınmadı, pandemi bahanesi de eklenerek reddedildi.

Maden olmazsa esnaf da olmaz

Jandarma barikatı önünde sloganlarla bekleyen işçiler Ermenek halkının da desteğiyle buluştu. Jandarma Komutanı’nın işçilerin günlerdir gece gündüz Güneyyurt Meydanı’nda beklemelerini kastederek, “Çevreyi rahatsız ediyorsunuz” demesine esnafın “Maden olmazsa esnaf da olmaz. Buranın lokomotifi madendir” yanıtı vermesi bunun çarpıcı ifadesi oldu.

Öte yandan dün basına açıklamalar yapan Bağımsız Maden-İş Başkanı Tahir Çetin, AKP Karaman Milletvekili Selman Oğuzhan Eser ile yaptıkları telefon görüşmelerini aktararak, “Selman Bey ‘Çözüm mümkün değil’ dedi. Artık bu sorunu ya Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip Erdoğan) araya girerek çözecek ya da bu işçilerin kararlı mücadelesi. Jandarmaya yürüyelim diyoruz bırakmıyor, gözaltına alın diyoruz almıyor. Barikatın önünde bekliyoruz” dedi.

20 kaçak işçi çalıştırılıyor, dokunulmuyor!

Dün işçilerin hakları için yaptıkları eylemin önüne barikat kuran devletin Özbeyleri’in her an iş cinayeti olabilecek madene işçi indirmesine dokunmadığını belirttiler. Patronun hiçbir işçi sağlığı-güvenliği önlemi alınmadan Seba Madencilik’te 20 madenciyi çalıştırdığını, o işçilerin çaresizliğini “ben kendim çalışmaya geldim” belgeleri imzalatarak sömürdüğünü ve yarın herhangi bir iş cinayeti yaşandığında imzalatılan bu belgeleri göstererek tüm sorumluluğu reddedeceğini, fakat buna rağmen kendisine kimsenin dokunmadığını vurguladılar.

Maden ruhsatları ellerinden alınsın

İşçilerden Abdullah Büber, haklarını aramak için çalmadıkları kapı kalmadığını belirterek, madencilerin dertlerini şöyle anlattı:

Bizimle değil, bu adam hem milletin vekili hem de bakanıyla dalga geçti. Verdiği sözleri tutmadı. Cuma, cumartesi, pazar. 3 gün boyunca basın açıklamasını bekledik. Bu adamdan hesap sorulsun istiyoruz. Bu saha alınsın elinden. 23 trilyon (milyon) değer biçilmiş. Artık biz kör, cahil işçi değiliz. Anayasal suç işliyorsak, alın bizi. Kanunları, Anayasal haklarımızı biliyoruz.”


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar