MAGEP Hakkari’nin 5 bölgesinde maden ruhsatı için ihale sürecini başlatıyor

MAGEP Hakkari’nin 5 bölgesinde maden ruhsatı için ihale sürecini başlatıyor

Hakkari’de 5 bölge maden sahasına dönüştürülmek isteniyor. MAGEP bu 5 bölgede maden ruhsatı için ihale süreci başlattı. HDP Hakkari Milletvekili, HDP Yüksekova İlçe Başkanı ve Yüksekova Belediye Başkanı halkın yaşam alanlarının yok edileceğine dikkat çekti.

Ülkenin dağını, taşını, yeşilini, havasını, tarihini, tüm bir doğal ve toplumsal yaşamını bir avuç maden patronuna peşkeş çekmeye ahdetmiş burjuva devlet bir süre önce 766 bölgede toplam 892 bin 814 hektarlık bir alanı maden sahası ilan etmişti. Bu bölgelerden 5’i de Hakkari merkez, Yüksekova ve Derecik ilçelerindeydi. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAGEP), şimdi bu 5 bölge için maden ruhsatı ihale süreci başlattı. Yüksekova’daki Cilo Sat Gölleri ve Korgan Köyü, Derecik’teki Govend Dağı ile kent merkezine bağlı Ördekli (Kotranis) Köyü vadisi ve Nebirnav Yaylası’nı kapsayan 5 bölgenin her biri ayrı bir tarihi ve doğal güzelliği ifade ediyor ve bir avuç maden patronuna peşkeş çekilmeleriyle havası, doğal yaşamı, yeşili ve bunlarla da bağlantılı olarak zaten büyük ekonomik-sosyal yıkımlar yaşamış olan bölge halkının tümden yıkımı gerçekleşecek. Bölgenin yaklaşık yüzde 80’ini özel güvenlik bölgesi ilan ederek hayvancılığı fiilen çökerten devlet, şimdi o yüzde 20’lik kısmı da maden yağmasıyla tahrip etmeye, halkın tüm geçim kaynaklarını elinden almaya ve kendi yağmacı-talancı politikalarına mecbur bırakmaya çalışıyor.

Bu politikalara karşı Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Hakkari’de de tepkiler devam ediyor.

MA’ya konuşan HDP’li vekil Sait Dede, savaş ve rant üzerine kurulu bu politikaları, “İktidar siyasal ve ekonomik olarak ciddi bir kriz içerisinde bulunuyor. ‘Yandaşlarıma nasıl bazı yerleri peşkeş çekebilirim? Daha çok hangi alanları talan edebilirim’ politikası izleniyor. Bizim bölgemizde de 5 bölge bu kapsamda ihale edildi ve daha önce güvenlik adı altında yolları yapıldı. Buradaki birinci amaç bütün coğrafyayı bir savaş alanına çevirmek, ikincisi de bu coğrafyayı yandaşlarına kar ve sermaye olarak peşkeş çekmek” şeklinde değerlendirdi.

“Tarım alanları yok edilecek”

Bölgenin madene açılması durumunda tarım ve hayvancılığının son bulacağı uyarısında bulunan Dede, bunların yanı sıra bölgenin tüm turistlik alanlarının da yok edileceğini, hava kirliliğinin artacağını ve yeraltı sularının yok edileceğine işaret etti. Dede, “Hakkari’de minimum olan tarım ve hayvancılık alanları yok edilmiş olacak. Bu şekilde de insanları aç bırakarak, kendine mecbur bırakmak istiyor. Bölge halkı da bu durumdan ciddi kaygılı. Zaten bölgedeki alanların neredeyse yüzde 80’i özel güvenlik bölgesi ilan edilmiş. Hayvancılık yapılacak çok sınırlı alanlar var. Bu kararla bu alanlar yok edilmek isteniyor” diye belirtti.

“Koruma altına alınan bölgeyi madene açmak istiyorlar”

Yapılanların karşısında hem parti hem de bölge halkı olarak mücadelelerini sürdüreceklerini belirten Dede, “Elbette bizler de bunun karşısında toplumsal bir hat oluşturacağız. Bu çalışmalar başlatıldı. Bunlar, ‘birkaç holdingi daha çok nasıl geçindirebilirim’ derdindeler. Yapılanların karşısında durabilmek için bütün Türkiye’de ciddi demokratik bir hat oluşması lazım. Bizler de ihalenin iptal edilmesi için hukuki olarak takipçisi olacağız ve müdahil de olacağız. Ayrıca daha önce Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile Sat Gölleri bölgesi sit alanı ilan edilmiş, ama bunlar kendi kararlarını dahi çiğneyerek, koruma altına alınan bir bölgeyi madene açmak istiyorlar. Kendi çıkardıkları kanunlara da uymuyorlar. Doğa dernekleri, ekolojistlerin, muhalefetin, parti ayırmaksızın bütün seçilmişlerin buna karşı çıkması lazım. Buraları bizlerin yaşam alanımızdır. Bu ihaleyle bölge de doğal ve yaban yaşam da yok edilecek. AKP hükümeti elbette geçici ve gidici bir hükümettir. Ama onları bu alanları yok etmeden durdurmamız lazım” diye konuştu.

“İnsanlığın beşiği yok edilmek isteniyor”

Bölgedeki en verimli yayla ve meraların birkaç kesime peşkeş çekildiğini, bunun da kabul edilemeyeceğini belirten HDP Yüksekova İlçe Eş Başkanı Abdulkerim Akdoğan, halkın yaşam alanlarının yok edilerek, köyde yaşamını idame edenlerin kentlerdeki dört duvar arasında yaşamaya mahkum edilmek istendiğini söyledi. Akdoğan, “Bazıları kendi çıkarları için insanlığın doğuşuna öncülük eden doğayı yok etmek istiyorlar. Sat Gölleri nasıl biliniyor? Neyle biliniyor? Bu ülkeyi yönetenler bu kararları nasıl alabiliyor? Maden araması yapılacak bölgeler buranın cenneti ve insanlığın beşiğidir. Bu bölgelerde yılın dört mevsimini aynı günde yaşayabiliyorsunuz. Bu adımla bu bölgeler tarumar edilmek isteniyor. Ticari bir alana çevirmek istiyorlar” şeklinde konuştu.

“Yapılanlar bir ihanettir”

Bölgenin maden aramasına açılmasını “ihanet” olarak nitelendiren yerine kayyım atanan Yüksekova Belediye Eş Başkanı İrfan Sarı ise, “Özellikle Cilo Sat bölgesinde oluşturulan maden sahalarının gelecek kuşaklar için bir ihanet olacağına inanıyorum. Bin yılların güzelliği bugün için tahrip ediliyor olması, bunun da bakanlık eliyle normalleştirilmesi asla kabul edilecek bir durum değildir. Bu hem toplumun geleceği açısından hem de eko sistem açısından onarılması mümkün olmayan sonuçlar doğuracaktır. Burada burjuvazinin, kapitalizmin iştahını kabartan ciddi bir maden yapısı var. Bu maden yapısına doğru giderken, insanların geleceği, bir kentin geleceği ipotek altına alınmaktadır. Bu asla kabul edilecek bir durum değildir” dedi.

 


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar