Mahkeme: Taşeron işçi Zafer Açıkgözoğlu’nu lağım suyu öldürdü

Mahkeme: Taşeron işçi Zafer Açıkgözoğlu’nu lağım suyu öldürdü

İstanbul 32. İş Mahkemesi Çapa Tıp Fakültesi’de çalışırken ölen taşeron işçisinin lağım suyundan kaptığı enfeksiyonla ölümü arasında illiyet bağı olduğu ve bu kazanın iş kazası olduğu tespit edildi.

İstanbul Çapa Tıp Fakültesi’nde taşerona bağlı olarak çalışırken görevi olmadığı halde hiçbir koruyucu önlem alınmadan kanalizasyon sularının içine girmeye zorlanan, işsiz kalma korkusuyla itiraz etmesine rağmen o sulara giren ve kaptığı mikrop sonucu yakalandığı karaciğer hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden 27 yaşındaki Zafer Açıkgözoğlu’nun ölümüyle ilgili İstanbul 32. İş Mahkemesi’nde açılan dava sonuçlandı. SGK, üst işveren konumundaki fakülte yönetimi ve taşeron patronu, Zafer’in ölümünü iş kazası kategorisine almamıştı. Çapa yönetimi, bunu söyleyenleri susturup, işten atmıştı.

İstanbul 32. İş Mahkemesi verdiği kararda ölümün Zafer’in patlayan lağım sularına girmeye zorlanması ve o sulardan kaptığı mikroplarla ilişkisi olduğuna hükmetti. Bu karardan sonra ailesi iş cinayeti davası açabilecek.

Artı Gerçek’ten Rıfat Doğan’ın haberine göre İstanbul 32. İş Mahkemesi, zorla sokulduğu kanalizasyonda kaptığı enfeksiyon sonucunda hayatını kaybeden taşeron işçisi Zafer Açıkgözoğlu’nun ölümünün iş kazası olduğu tespitine vardı. Mahkeme kararında şu ifadelere yer verdi:

Müteveffa Zafer Açıkgözoğlu’nun 14 Haziran 2013 günü geçirdiği kazanın, iş kazası olduğu ve iş kazası ile müteveffanın ölümü arasında illiyet bağı olduğunun tespitine…”

Mahkeme gerekçeli kararında 9 Temmuz 2018 tarihinde ATK Uzmanı, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı ile İntaniye Uzamanı/Mikrobiyolog Bilirkişi Heyeti tarafından hazırlanan rapora da yer verdi. Raporda “müteveffa işçinin ölümünün ‘fulminant hepatit ve gelişen komplikasyonları’ sonucunda meydana geldiği, ‘fulminant hepatit’ hastalığının ise bahse konu kanalizasyon suyuna maruz kalma olayı ile oluşmasının mümkün bulunduğu’ ifade edildi.

Raporda “Gerek kanalizasyon temizliği işi ile bu is sırasında kanalizasyon suyuna maruz kalma olayı arasında ve gerekse de maruz kalınan kanalizasyon suyundan kaynaklı olarak ‘fulminant hepatit ve gelişen komplikasyonları’ sonucunda gerçeklesen ölüm olayı arasında uygun illiyet bağının bulunduğu kanaatinin bildirildiği görülmektedir” dendi.

Lağım suyundan kaptığı enfeksiyonu Zafer’i öldürdü

Mahkeme kararında Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurumu’nun 21 Şubat 2016 tarihli raporunda şu ifadelerin geçtiği kaydedildi:

Müteveffa Zafer Açıkgözoğlu’nun ölümüne sebep olan fulninat hepatit ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, kişinin ölümüne neden olan fulninat hepatit hastalığının 14/06/2013 tarihinde meydana gelen olay (lağam suyuna maruz kalma) ile oluşmasının mümkün olduğu, kişinin ölüm olayında işverenin ve işyeri yetkililerinin ATK çalışma alanı dışında olduğunun rapor edildiği, görülmektedir.

Mahkemenin gerekçeli kararın tamamı şu şekilde:

Gerek mahkememizce alından 09.07.2018 tarihli ATK Uzmanı, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı ile İntaniye Uzmanı (Mikrobiyolog) Heyetten alınan Bilirkişi Raporu, gerekse Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurumu’nun 21/02/2016 tarihli raporu, dosyadaki diğer tüm deliller ile birlikte değerledirildiğinde; Müteveffa Zafer AÇIKGÖZOĞLU’nun 14/06/2013 günü geçirdiği kazanın, 5510 sayılı kanunun 13. Maddesi kapsamında bir iş kazası olduğu ve bu iş kazası ile müteveffanın ölümü arasında illiyet rabıtası bulunduğunun tespitine karar verilerek, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. Müteveffa Zafer Açıkgözoğlu’nun 14/06/2013 günü geçirdiği kazanın, iş kazası olduğu ve iş kazası ile müteveffanın ölümü arasında illiyet bağı olduğunun tespitine.

Ailenin avukatı Onur Deniz: Bu bir iş cinayeti, aile tazminat davası açacak

Mahkeme kararını Artı Gerçek’e değerlendiren ailenin avukatı Onur Deniz şunları söyledi:

Genç yaşında, işinden olmamak için, görevi olmadığı halde, hiçbir koruyucu, hiçbir güvenlik önlemi olmadan, kanalizasyon sularına girmeye zorlanan Zafer Açıkgözoğlu vefatı sonrasında adeta taşeron sisteminin ne yazık kötü anlamda sembolü haline gelmiştir. Zafer, tek başına “taşeron” denilen sistemin ne kadar korkunç, tehlikeli, gayri insanı olduğunun kanıtıdır. Meydana gelen olay SGK tarafından iş kazası olarak kabul edilmediğinden söz konusu dava açılmak zorunda kalmıştır. Yaşanan tüm bu süreç ailesini daha da yıpratmış, gencecik çocuklarını yitirmiş ailesi, bir de meydana gelen olayın bir iş kazası/iş cinayeti olduğunu ispatlamaya uğraşmıştır. Mahkemenin bu kararı sonrasında aile taşeron firmaya ve üst işveren İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’ne tazminat davası açmaya hazırlanmaktadır.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar