Makel’de ücretlerinin ödenmesini isteyen 4 işçi işten atıldı

Makel’de ücretlerinin ödenmesini isteyen 4 işçi işten atıldı

İstanbul’da bulunan Makel fabrikasında ücretlerinin ödenmesini isteyen 4 işçi işten atıldı. İşçilerin işsizlik ödeneği almasının da önü kesildi.

Vedat YALVAÇ
İstanbul

Ev ve işyerleri elektrik bağlantı sistemlerinin üretildiği Makel fabrikasında 5 Mayıs’ta ödenmesi gereken ikramiye verilmedi, son aylarda olduğu gibi ücretler de geciktirildi. Bunun üzerine 35 işçi insan kaynaklarına çıkarak açıklama yapılmasını istedi. Patronun bu talebe yanıtı ise “İş saatinde maaşları sorarak huzursuzluk yarattınız” diyerek 4 işçiyi işten atmak oldu. İşten atma gerekçesi olarak İş Kanunu’nun “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller” gerekçesinin yer aldığı 25’inci maddesi ileri sürüldüğü için, işçilerin kıdem ve ihbar tazminatları verilmedi, işsizlik ödeneğine başvurularının da önü kesildi.

Atılan işçilerden 25 yaşındaki Sinan Karademir, 1 buçuk yıldır Makel’de çalışıyordu. 2 bin 50 lira ücret alan Kardemir, işitme engelli. 4 ayda bir ikramiye alamadıklarını, 5 Mayıs’ta da ikramiyenin ödenmediğini anlatan Kardemir, “Mayıs ayından beri ücretlerimiz düzensiz ödenmeye başlandı. Haziran ayında maaşlarımızı üçe bölerek ödediler. Maaşlarımızın ne zaman ödeneceğini sorunca ‘İş saatinde maaşları sorarak huzursuzluk yarattınız’ denilerek işten atıldık. Hakkımızı savunduğumuz için suçlu olduk” diye konuştu.

Son birkaç ayda 80 civarı işçinin işten çıkarıldığını aktaran Karademir şöyle konuştu: “Fabrika yönetimi ‘İşsizlik parası almamak şartıyla işten çıkmak isteyenler varsa ihbar ve tazminatı vereceğiz’ dediler. Gönüllü olan arkadaşlar bu şekilde çıktılar. Bu süreç bittikten sonra da geri kalanları da tazminatsız işten atmaya yöneldiler. Bunun gibi birkaç arkadaşımız var. Toplamda 4 oldu. Çarşamba gününden beri bu süreç devam ediyor.”

“İŞÇİ ALINACAK DEDİLER, 2 GÜN SONRA ÇIKIŞLAR BAŞLADI”

“Bir tane fabrika yöneticisi, sektördeki 10 firmadan 8’nin battığını, işten çıkarmaların olmayacağını, işlerin daha iyi olacağını, sadece 2-3 ay idare etmemiz gerektiğini söyledi” diyen Karademir, şöyle konuştu: “Ama iş var. Az ya da çok bir iş yürütülüyor. Ben teknik bölümün servis sorumlusuydum. Üretim Müdürü bana kaç tane kablonun eksik olduğunu sordu, ben de 4500 kablonun eksik olduğunu söyledim. ‘O zaman sipariş verelim’ dedi. Ben de bunun üzerine ‘Eğer kablo alacak paranız varsa o zaman ikramiyemizi yatıracak paranız da vardır’ dedim. ‘Piyasalar çok kötü bizi idare edin’ dedi. Beni dinlemeden çekip gitti. Bizi kaile almıyorlar, bizi insan yerine koymuyorlar. Yine şefimiz bize ‘İşçi çıkarılmayacak hatta işçi alınacak, daha iyiye gidecek’ dedi. Böyle bir toplantı yaptı. 2 gün sonra çıkışlar başladı. Bizi de 25. maddeden işten çıkardılar. İşsizlik, ihbar ve kıdem tazminatlarımızı alamadık.”

Ücretlerin düzensiz ödenmesi nedeniyle çok fazla borç biriktiğini söyleyen Karademir, “Maaşımızı alacağımız gün belli, her ayın 5’i. Biz buna göre planımızı yapıyoruz. Zaten 10 bin lira almıyoruz, asgari ücret alıyoruz. Domatesin, patatesin fiyatı belli. Onu da vermeyince zor durumda kalıyoruz. Şu anda işsizlik sorunu var. Daha zor bir süreç bekliyor beni. Üstelik tazminatsız işten atıldığımız için daha zorlanacağım” diye konuştu.

“170’İ ARADIM KONUNUN KAPANDIĞINI SÖYLEDİLER”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi Alo 170’i aradığını belirten Karademir, “Fabrika yönetiminin maaşlarımızı gecikmeli yatırdıklarını, maaşlarımızı 3’e bölerek ödediklerini, ikramiyelerimizi zamanında yatırmadıklarını, ayrıca ikramiyelerimizi bankadan değil elden ödeyeceklerini söylediklerinin bilgisini verdim. Şikayette bulundum. Fakat tekrar aradığımda konunun kapandığını söyleyip suratıma kapattılar. Benim ismimi verdikleri için mi işten çıkarıldım diye bile düşünüyorum. Neye güveneceğim yani. Daha önce devlet benim arkamda diye düşünüyordum ama bunların üzerine böyle bir inancım yok. Devlet işçilerin de haklarını savunsun. En ufak bir şey yaptığımızda 25. maddeden işten çıkarılıyoruz. Bizi savunan bir madde yok” dedi.

“1700 LİRA KREDİ ÖDEMEM VAR, TABİ Kİ PARAMIN PEŞİNE DÜŞECEĞİM”

3 yıldır Makel’de çalışan Funda Ergün de yaşadıklarını şöyle aktardı: “İkramiye ve ücretlerin ne zaman yatacak diye bir hafta arayla soruyorduk. Bir toplantı yaptılar ‘İşimize daha çok yoğunlaşalım, dedikodu yapmayalım’ dediler. Biz de tepki göstererek ‘Maaşımızın ne zaman yatacağını sormamız dedikodu mu oluyor’ dedik. Pazartesi günü ben işe biraz geç gitmiştim. O gün karşı montaj ekibinden 35 kişi insan kaynaklarına gidip ‘Cuma günü neden paramız yatmadı’ diye sormuş. O günün ertesinde 3 kişiyi işten çıkardı. Akşamında da beni işten çıkardılar. Ben arkadaşlarımı kışkırtıyormuşum, çalışmıyor muşuz. Böyle bir şey yok. 7 kişiye ürün yetiştiren bir insanım. Akşama kadar verdikleri sayının karşılığını ben veriyorum. Herkes kendi işinin gücünün, ekmeğinin derdinde.”

Biri 15 yaşında lisede, biri ilk okul 4. sınıfa, biri de daha okul çağında olmayan 3 çocuğu olduğunu anlatan Ergün, “Kayınpederim felçli, hiçbir geliri yok. O da bizim yanımızda kalıyor kaynanamla birlikte. Kaynanam çocuklara bakıyor, eşimle ikimiz de çalışıyoruz. Eşimde benim gibi asgari ücret alıyor. Her ayın 8’inde 1700 lira ev kredisi ödüyorum, ayrıca kredi kartlarına borcum var. İkramiyem yatmadığı için kredi kartı borcu 4 bin lira oldu. Benim doğal olarak maaşımın ne zaman yatacağını sormam gerekiyor. Hakkımın peşine düşeceğim” dedi.

“16 YILDIR EVLİYİM YALNIZCA 1 KERE TATİLE GİDEBİLDİK”

Zor bir sürecin kendisini beklediğini dile getiren Ergün, “Çocuklarımın istediklerini zaten alamıyordum. Büyük oğlum aşağı yukarı her şeyi anlıyor. Biraz daha bana destek oluyor. Ama küçükler bunu bilmiyor. ‘Anne bana şunu alacak mısın?’ diyorlar. Dolayısıyla insan ister istemez kötü oluyor. 16 yıldır evliyim. Yalnızca 1 kere tatile gidebildik. O da çocuklar çok istediği için. Ve halen borcu bitmedi, kredi kartıyla gittiğimiz için.

Eve giren paranın yetmemesi nedeniyle hafta sonları ek işe gittiğini anlatan Ergün, “Çünkü yetişmiyordu. Faturalar, çocukların masrafları. Büyük çocuğum Beylikdüzü’de çıktı okulu. Mecbur servise verdim. Hafta sonu da çocuklarla hiçbir şey yapamıyorum. Çünkü çalışmak zorundayım. Ek iş olarak bir firmada etiket yapıştırmaya, ürün değiştirmeye gidiyordum. Temizliğe bile gittiğim oldu. Ekonomideki kötüye gidiş nedeniyle günlük işler de bitti. Şu anda günlük iş de arıyorum o da yok” diye konuştu.

“HER GEÇEN GÜN DAHA FAZLA İŞ İSTİYOR”

Fabrika yönetimi çıkardığı işçilerin işini fabrikadaki işçilere yüklediğini aktaran Ergün şunları söyledi: “Panelden ilk 90 adet istiyorlar, sonra 100’e, en son 140’a, 160’a kadar çıktı. Ben lehim yapıyorum kablolara. İlk başlarda 150 adet istemişlerdi, sonra 250’ye, sonra 500’e, sonra 700’e çıktı. Şu anda 1200 istiyorlardı. Üretim elamanıyım ancak aynı zamanda tamir işine de bakıyordum. Yoğun bir çalışma var.”

Makel’den önce UNO’da çalıştığını anlatan Ergün, “Orası sendikalıydı. 3 ayda bir tam maaş ikramiyemiz vardı. İzne çıkarken izin paramız, erzak ve kömür paramız vardı. Yani sosyal haklarımız vardı. Burada maaşım neden yatmadı dediğin de bile kapının önüne konulabiliyorsun. İşçi arkadaşlarım sendikalaşmalı. En azından sendika insanın hakkını arıyor. Böyle tek başımıza kaldık. Arkamızdan kimin geleceği de belli değil” diye konuştu.

“ÇALIŞANLARIMIZ HUKUK YOLUYLA HAKKINI ARAYABİLİR”

İddialara yanıt veren Makel İnsan Kaynakları Müdürü Süleyman Şimşek, “Makel Şirketler grubu 41 yıldır var olan ve çalışmalarını yasal bir zemine oturtmuş ve yaptığı her çalışmayı kanunlar çerçevesinde yapıyor. Burada herhangi bir çalışanımız da hak kaybına uğradığını düşünüyorsa hukuk yoluyla hakkını arayabiliyor” diye konuştu. (Evrensel)


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar