Mamaklı kadınlar katledilen Sevgi Tekin’in evinin önündeydi

Mamaklı kadınlar katledilen Sevgi Tekin’in evinin önündeydi

Hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Gökhan Ağtaş’ın evine zorla girerek katlettiği Sevgi Tekin’in evinin bulunduğu apartmanın önünde toplanan Mamaklı kadınlar, “Katledilen kadınlar isyanımızdır!”, diyerek İstanbul Sözleşmesi’nin gereklerinin yerine getirilmesini istedi.

Mamaklı kadınlar, dün Mamak’ın Mutlu Mahallesi’ndeki evinde Gökhan Ağtaş tarafından katledilen Sevgi Tekin’in oturduğu binanın önünde basın açıklamasını gerçekleştirerek, “Katledilen kadınlar isyanımızdır!” dedi, İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasını istedi. Polisin yoğun yığınak yaparak, yolu araçlarıyla kapatarak engellemeye çalışmasına rağmen açıklama gerçekleştirildi.

Alınteri, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Mamak Kadın Savunması, Mamak Halkevci Kadınlar, CHP Mamak Gençlik Kolları,CHP Mamak Kadın Kolları, CHP Ankara İl Kadın Kolları, İlmek Kadın Dayanışması ve Pir Sultan Mamak Şubesi’nin çağrısıyla saat 19:00’da gerçekleştirilen açıklamaya çok sayıda kadın katılarak öfkesini dile getirdi.

Bir yıldır haber alınamayan Gülistan Doku’ya, katili elini kolunu sallayarak dolaşan Aleyna Çakır cinayetine ve bir kırım niteliği kazanmış kadın cinayetlerine değinilen açıklamada “Sevgi Tekin de dün, evine zorla giren, uzaklaştırma kararı aldırıp kurtulmaya çalıştığı katil Gökhan Ağtaş tarafından burada katledildi. Katil hala bulunamadı, sokaklarda elini kolunu sallayarak geziyor. Kadınlar yaşamak için direnirken, İstanbul Sözleşmesi’ni işler hale getirmeyen erkek egemen sistemin bugünkü yüzü AKP iktidarı, her gün bir kadının daha aramızdan ayrılmasının sorumlusudur, kadın katilidir” denilerek şunlar ifade edildi:

Bugün, Mamak’ta bir kızkardeşimizi daha erkek şiddetiyle kaybetmenin öfkesiyle burada toplandık. Bugün 2021 yılının beşinci günü, haberlerden takip edebildiğimiz kadarıyla 6 kadın katledildi ve bir çocuk istismar edildi. Çorum’da Aslıhan Dal, Kırşehir’de Vildan İnce, Bodrum’da Kristina Novytska, Isparta’da Gülsüm Doğan, Bursa’da Selma Taşkömür ve Malatya’da 16 yaşındaki zihinsel engelli bir çocuk.

 

Çok açık olarak söyleyebiliriz ki, bu ülkede bir kadın katliamı var. 2020 yılında da, kayıtlara yansıyan rakamlara göre, 383 kadın erkekler tarafından öldürüldü. En yakınındaki erkekler tarafından öldürülüyor kadınlar; eşi, sevgilisi, babası, kardeşi, oğlu. Kadınları koruyan yasalara savaş açmakla meşgul olanlar, kadın katillerini korumaya ve aklamaya da devam ediyor. Aleyna Çakır’ın katili Ümitcan Uygun dışarıda tehditler savururken, kadın katliamlarına karşı atılan bir twit gerekçesiyle kadınlar tutuklatılmaya çalışılıyor. “Gülistan Doku nerede?” diye tam 1 yıldır soruyoruz. Bugün memleketin dört bir yanında kadınlar Gülistan için sokakta hala. Yargı bir tek sıra katillere, tecavüzcülere, istismarcılara geldiğinde işlemiyor.

 

Sevgi Tekin de dün, evine zorla giren, uzaklaştırma kararı aldırıp kurtulmaya çalıştığı katil Gökhan Ağtaş tarafından burada katledildi. Katil hala bulunamadı, sokaklarda elini kolunu sallayarak geziyor. Kadınlar yaşamak için direnirken, İstanbul Sözleşmesi’ni işler hale getirmeyen erkek egemen sistemin bugünkü yüzü AKP iktidarı, her gün bir kadının daha aramızdan ayrılmasının sorumlusudur, kadın katilidir. Kadınları ötekileştiren, emeğini sömüren, haklarını elinden alan, katillerden, tecavüzcülerden ve tacizcilerden yana karar alan bu sistem, kadına yönelik şiddetin önünü açmakta, hatta desteklemektedir. ‘6284 sayılı kanun aileleri parçalıyor’ denirken, bu söylemden beslenen zihniyetle kadınlar aile içinde katlediliyor.

 

Bu yaşananlar ‘münferit’ örnekler veya ‘aile içi meseleler’ değildir, kadın cinayetleri politiktir. Tek elden yönetilircesine her gün en az bir kadına yönelik şiddet haberi duyuyor olmamız, bir kadın kırımı yaşandığının da göstergesidir. Öfkeliyiz, her gün başka birimizin haberini almak istemiyoruz artık. Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz. Var olan haklarımızdan vazgeçmeyecek, kadınları koruyan yasaları sonuna kadar savunacağız. Kadına yönelik şiddetin son bulması için İstanbul Sözleşmesi uygulanmalıdır. Mahallelerimizi, sokaklarımızı ve tüm şehri kadınlar olarak ağlarımızla öreceğiz. Bizler birbirimize güç olacağız. Gökhan Ağdaş derhal tutuklanmalıdır. En ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Erkek adalet değil gerçek adalet istiyoruz. Yaşasın kadın dayanışması!


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar