MÜSİAD “işçilere yardım”ı konuşuyormuş!

MÜSİAD “işçilere yardım”ı konuşuyormuş!

Sakarya’daki işçi katliamının ardından kente bu katliamın baş sorumlusu ve derneğin şube başkanı patrona “moral destek” için geldiklerini açıklayan MÜSİAD yöneticileri, akıllara kazınan o yemek fotoğrafıyla ilgili bir açıklama yaptı: ‘İşçilere nasıl destek olabiliriz?’ diye toplanılmış!

Sakarya Hendek’te iş cinayetleri konusunda sicili kabarık Büyük Coşkunlar Havai Fişek fabrikasındaki son patlamanın ardından MÜSİAD yöneticileri, illerden toplanarak fabrikanın sahibi ve aynı zamanda derneğin Sakarya şubesinin başkanı Yaşar Coşkun’u ziyaret etmek üzere kente geldi. Bu ziyarette edilen ilk laf da iş cinayetleri ve “kazaları” konusunda sicili hayli kabarık Coşkun’a “moral destek” olarak tarif edildi. İşçilerden bahsedilmemişti bile, edilmiş olsa bile ziyaretin esas maksadı altı çizilerek belirtilmişti.

Bu bir sınıf refleksiydi. Pandemiyle birlikte “izole üretim üsleri” kurma planları yapan, emperyalist kapitalist dünya ekonomisinde yaşanacak fay kırılmalarından rol çalma hayalleri kuran MÜSAD camiası, ortaya çıkan bu “vahim” tablo karşısında sınıf içi dayanışma gösteriyor ve aslında Coşkun şahsında gelişebilecek tepkilere karşı topyekün sınıf dayanışmasıyla yanıt vermiş oluyordu. İşçinin canı, kanı umurlarında değildi.

Zaten öyle olmadığı için de acılı ailelerle zaman geçirmeleri, feryatlarına kulak kabartmaları, bu tablo karşısında hakkaniyetli bir açıklama yapmaları da beklenemezdi. Nitekim öyle de oldu ve hep birlikte bir restoranda toplaşarak bu sınıf içi dayanışmayı bir yemekle taçlandırmak istediler. Bursa şubesi başkanı sosyal medyada paylaşmamış olsaydı kimsenin haberi de olmayacaktı bundan. Onların işçilerden haberi olmadığı gibi…

Sonuçta bu kadar büyük bir katliamın ardından böyle bir yemekte buluşuluyor olması, pek doğal ki toplumsal tepkiyle karşılandı.

MÜSİAD bu tepkilere de bir yanıt verdi. Yanıt, suçüstü yakalanmışken bile arsızlığı elden bırakmayacak nitelikte bir yanıt: Bu beylerin tek derdi para değilmiş, MÜSİAD 2 milyon insanı istihdam eden bir güçmüş (sanki babasının hayrına!), yemek diye eleştirilen şey aslında işçilere nasıl yardım edilebileceğinin konuşulması için yapılan bir toplantıymış… vs. vs.

“İşçilere nasıl yardım edilebilir?” sorusundan anladıkları tek şeyin ailelerinin toplanacak birkaç kuruşun dağıtılmasıyla nasıl susturulacağı olduğunu söylemeye ise gerek yok. İşçi sınıfını yıllar içinde onurundan vargeçirdiklerini düşünecek kadar kof bir özgüven yani. İşçi ailelerinin susturulmasıyla bu katliamın üzerinin örtülebileceğini sanmak kadar boş bir özgüven… İşçi ailelerinin enkazın altındaki yakınlarının cenazelerini beklerken dile getirdikleriyse bu işin MÜSİAD’ın beklediği kadar kolay olmadığını gösteriyor.

Yıllarca işçi sınıfını mescitlerle, “biz bir aileyiz” klişesi, din bezirganlığı, “milli duruş” retorikleriyle sınıf olmaktan uzaklaştırdıklarını sanan MÜSİAD’çılar ve onlar gibi düşünen diğerleri de bunu görecektir.

MÜSİAD’ın dün akşam saatlerinde basın kuruluşlarına gönderdiği o açıklama şöyle:

MÜSİAD sadece bir sermaye örgütü değil, yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan; üyeleri ve üyelerinin çalışanları ile büyük bir yuvadır. Bizler, tek amacı para kazanmak olmayan, kazancın paylaştıkça arttığını, acının da paylaştıkça azaldığını bilen bu şuurla insani değerleri 30 yıldır kendine düstur edinmiş bir yapıyız.

 

Bizler, o elim patlama sonunda hemen o gün, yöneticilerimiz ve yakın çevredeki illerden gelen diğer üyelerimiz ile bir araya gelmiş ve işçi kardeşlerimiz için yapacağımız tüm faaliyetlerin ve yardımların planlamasını yaparken; anlamadan, gerçeği bilmeden ve insani etikle bağdaşmayan bir karalama ve iftira hareketinin hedefi olduk.

 

Bizler, uzun ve elim bir günün sonunda, insanlarımız için işçi kardeşlerimiz için neler yapabileceğimizi konuşurken, fabrika sahibinin kendisinin de orada olmadığı bir ortamda sanki akşam yemeğinde keyif yaparmışız gibi başlatılan bu iftira kampanyasını kınıyor ve bunları yapanları bir kez daha tarihin ve ülkemiz insanının vicdanına teslim ediyoruz.

 

Böylesi saldırılar ile ilk kez karşılaşmıyoruz ve art niyet baki kaldığı sürece belli ki bu son da olmayacak. Ancak bizler, inancımızın gereği olarak bu haksız iftiraları bile hoşgörü ile karşılıyor; yine de meselesi memleketi olan tüm iyi niyetli kardeşlerimizle beraber yürümeye devam edeceğimizi buradan kamuoyuna bildiriyoruz. Çünkü MÜSİAD’ın büyüklüğüne yakışan budur.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar