‘Namus’ denilince ‘dağların durduğu’ kadın katillerinin ülkesi!

‘Namus’ denilince ‘dağların durduğu’ kadın katillerinin ülkesi!

Son 15 yılda 15 bin, son 31 günde 31 kadının katledildiği Türkiye’de son olarak Emine Bulut ve Tuba Erkol çocuklarının gözü önünde bıçak darbeleriyle katledildi! Katiller cinayetlerini “namus”la, “aşk”la savunmaya devam etti!

Son 15 yılda 15 bin, sadece son 31 günde 31 kadının katledildiği, kadınlara nispi can güvenliği sağlayan İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin tartışıldığı, boşanma hakkının sayısız engelle fiilen ortadan kaldırıldığı ve siyasi iradenin de aynı yönde söylemlerle tüm bunların yanında durduğu bu koşullarda kadınlar çocuklarının gözü önünde ve kamusal alanlarda pervasızca katledilmeye devam ediyor, etmesi de şaşırtıcı olmuyor!

Konya’da eşi tarafından çocuklarının gözü önünde katledilen Tuba Erkol ya da Kırıkkale’de 4 yıl önce boşandığı eski eşi tarafından bir kafede 10 yaşındaki kızının gözleri önüne katledilen Emine Bulut, bu gidişatın son yansıması oldu.

Kadın düşmanlığı bizzat iktidarın tepesinde oturanlarca kışkırtıldıkça, kadınların toplumsal kazanımlarının gaspı kampanyalara konu edildikçe, katiller “kravat taktıkları” için “iyi halden” salındıkça, toplumsal gericilik birikimi o değerlerle şekillenmiş “siyasiahlaki ölçütlerle” kışkırtıldıkça, sistemin temelini oluşturan aile kurumunun zamanın ruhuna uygun olarak çözülmesine karşı bu gericilik birikimi daha bir köpürtülüp, kadınlar düşmanlaştırıldıkça kadın cinayetlerinin son olarak Konya’da Tuba Demirkol’u katleden kocası tarafından “namus için pişman mı olunur?” diye savunulması da cinayetler ve şiddet de tırmanmaya devam edecek!

Emine Bulut’un son çığlığı bir kez daha çağrı oldu

Kırıkkale’de bir kafede herkesin gözleri önünde 4 yıl önce boşandığı eski eşi Fedai Bulut tarafından 10 yaşındaki kızı F.B.B’nin gözleri önünde sayısız bıçak darbesiyle yaralanan ve hastanede hayatını kaybeden Emine Bulut’un sosyal medyaya yansıyan görüntüleri kadın cinayetleri konusundaki toplumsal duyarlılığı ve sorunun ulaştığı düzeyi bir kez daha gösterdi.

Emine Bulut’un eski eşi Fedai Baran tarafından katledilmesine ilişkin görüntülerdeki “Ölmek istemiyorum!” sözleriyle 10 yaşındaki kızı F.B.B’nin “Anne lütfen ölme!” yalvarışları vicdanları bir kez daha kanatırken, bunun artık kadın katillerine karşı siyasi-hukuki-ahlaki bir tutum haline gelmesinin zorunluluğu da açığa çıktı. Sosyal medyada bu görüntülerin yayınlanmasına karşı “video çekeceğinize neden müdahale etmediniz” tepkisinin giderek güçlenmesi toplumsal duyarlılığın niteliksel dönüşümü de ortaya koydu.

Bu duyarlılığın örgütlenmesi kadın cinayetlerini durduracak, kadın düşmanlığı zehrini temizleyecek, sağlıklı bir toplumsal dönüşümü yaratacak önemli bir veridir.

Konya’da kadın katili “Namus için pişman olunur mu?” dedi!

Emine Bulut cinayetinin yarattığı sarsıntının üstüne Konya’da katledilen 3 çocuk annesi Tuba Erkol’un haberi düştü! 37 yaşındaki Tuba Erkol’u 20 yerinden bıçaklayarak öldüren de onu çok sevfdiğini söyleyen hatta ismini koluna dövme olarak yazdıran eşi Bekir Erkol’du.

Tuba’yı 20 yerinden bıçaklayarak katledecek kadar gözü dönmüş bu “sevgisiyle” Erkol aslında uzaklaştırma almış bir adam.

Bekir Erkol (40), emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi. Hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Bekir Erkol’un, olay yerindeki kızına “Yardım istemene gerek yok. Anneniz öldü” dediği öğrenildi.

Belediyenin çöp toplama araçlarında şoförlük yapan Bekir Erkol ile eşi Tuba Erkol arasında, bir süre önce şiddetli geçimsizlik başlamıştı ve Tuba eşinin 4 gün önce kendisine şiddet uygulamasıyla ilgili olarak karakola şikayette bulunmuş, Bekir Erkol hakkında 2 ay süresince evden uzaklaştırma kararı alınmıştı. Bekir Erkol çıkarılan bu karara rağmen mesai bitiminde eşinin çocuklarıyla kaldığı daireye giderek Tuba’yı 4 çocuğunun gözü önünde 20 yerinden bıçakladı. Bu anda komşulardan yardım isteyen kızınaysa soğukkanlılıkla “Yardım istemene gerek yok. Anneniz öldü” diyebildi.

Yanına 2 oğlunu alarak kaçan ve daha sonra teslim olan Bekir Erkol cinayeti tüm kadın katilleri gibi “namus”la savundu. Ne de olsa bunu derse siyaset de hukuk da ona o cinayeti işleten aynı kafayla sırtını sıvazlamasa bile kendisine görünür bir indirim yapacaktı!


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar