Ömer Çelik kadın cinayetleri konusunda “hassasiyetten” bahsederken olanlar!

Ömer Çelik kadın cinayetleri konusunda “hassasiyetten” bahsederken olanlar!

Hükümet sözcüsü Ömer Çelik’in kadın cinayetleri konusundaki hassasiyetten bahsettiği anlarda yaşanan iki kadın cinayeti teşebbüsü karşısında kendi denetimlerindeki mahkemelerin verdiği kararlar her şeyi özetliyor!

Eski eşi tarafından 10 yaşındaki kızının gözleri önünde bıçaklanarak katledilen Emine Bulut’un sosyal medyaya yansıyan görüntülerinden sonra oluşan toplumsal tepkiler, söylemleri ve düzenlemeleriyle, mahkeme kararlarıyla bu cinayetlerin baş sorumlusu olan devletin tepesindekilerin de açıklama yapmak zorunda kalmasına neden oldu.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, önceki gün yapılan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısından sonra açıklamalar yaparak, “Duyarlılığımızın, ‘şiddetin her türlüsüne karşı olmak’ şeklinde olması gerektiği gibi özellikle kadına ve çocuğa dönük şiddete karşı yeri göğü inletmemiz lazım. O kişinin dışlanması lazım. Bunun bir bilince, duyarlığa dönüşmesi lazım” diye buyurdu.

Aynı konuşmada Çelik, “Bugün karşı karşıya kaldığımız vahşet, bütün hafızamızı yeniden aynı acıyla yüzleştiren, bundan sonrası için yapmamız gerekenler konusundaki hassasiyetimizin daha da artmasına bizi davet eden bir durum. Sayın Cumhurbaşkanımız da bu konudaki hassasiyetlerinin altını çizdiler” sözleriyle “hassasiyetlerinin” altını çizme ısrarı gösterdi!

Antep’te Güldane’yi doğum yatağında bıçaklayan Ahmet Yırtıcı “kasten yaralamaktan” tutuklandı!

Onun kadın cinayetlerini de kattığı ama esasında başka yerlere ve kendilerinin rahatsız oldukları başka mevzulara da gönderme yapan konuşmasının hemen sonrasında Antep’ten yeni doğum yapan Güldane Yırtıcı’nın eşi tarafından hastane yatağında dövülerek, bıçaklanması haberi geldi geldi. Güldane Yırtıcı, hamile olduğu süre içinde de bu adamın şiddetine uğramış ve ailesinin evine dönerek, boşanma davası açmıştı. Doğum yaptığı gün hastaneye gelen Ahmet Yırtıcı, Güldane’ye eve dönmesi yönünde baskı yapmış, o da bunu reddedince yanındaki bıçakla artık yaygınlaşan IŞİD’vari bir gözü dönmüşlükle Güldane’yi yüzünden, başından ve kolundan bıçaklamıştı. Güldane’nin yanındaki kız kardeşi müdahale etmemiş olsaydı göğsünden bıçaklayarak katledecekti!

Boşanmak isteyen, kendi yaşamı üzerine söz söyleyip, karar alan Güldane, “erkeklik gururunun”, erkek egemenlik zihniyetin pervasız hedefi olmuştu.

AKP’nin ve onun arkasındaki toplumsal gericilik birikiminin kodlarıyla hareket eden mahkeme Güldane’yi bıçaklayan Ahmet Yırtıcı hakkında “kasten yaralamaktan” tutuklama kararı çıkardır!

Bursa’da Fatma Y.’yi öldüresiye döven Serkan K. Serbest bırakıldı!

Çelik’in hassasiyet hamasetinin samimiyetsizliğinin başka bir örneğinin de Bursa’da yaşandığı ortaya çıktı!

Olay, geçtiğimiz Cuma, İnegöl İlçesine bağlı Akhisar Mahallesi’nde meydana geldi. Serkan K. otomobille gezmeye çıktığı Fatma Y.’yi cep telefonu ile darp etti, ardından mezarlık önünde otomobilden attı. Kanlar içerisinde kalan Fatma Y., durumu 155’e bildirdi.

Polisin olayla ilgili sürdürdüğü çalışmada yakalanan Serkan K., İnegöl Adliyesi’ne sevk edildi. Nöbetçi Mahkeme’ye çıkarılan Serkan K., adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

Serkan K.’nın bir sonraki adımının Fatma Y.’yi katletmek olacağı açık değil mi?

Samimiyetin olmadığı duyarlılık bu kadar!

“…özellikle kadına ve çocuğa dönük şiddete karşı yeri göğü inletmemiz lazım” diyen, fakat aynı açıklamasında devletin tutumunu beyan etmek yerine “O kişinin dışlanması lazım” diyerek sorunu bizzat kendilerinin kadın düşmanlığı temelinde kışkırttıkları “topluma” havale eden Çelik ve temsil ettiği siyasi iradenin samimiyet karinesinin sıfır olduğunu biliyoruz. “Hassasiyet göstereceğiz” dediği anda mahkemelerinin yaşanan iki kadın cinayeti teşebbüsüne karşı aldığı bu tutumlarla bunun bir kez daha tescillenmiş olması onların da belirttiği gibi sorunun gerçekten de toplumsal bir duyarlılıkla ele alınması gerektiğini bir kez daha gösteriyor.

Kadın düşmanlığını köpürten, aileyi kutsallaştırıp, boşanmak isteyen kadının iradesine “arabulucular”, “ikna odaları”yla ipotek koyan, İstanbul Sözleşmesi’ni askıya almayı tartışan, kadın katilleri karşısında gerekli hukuki reflekslerin geliştirilmesine değil, kendilerinin olan hukuku alenen onları siyaseten zor durumda bıraktığını düşündükleri çevre ve kişilere saldırının (mesela Emine Bulut’un görüntülerini kaydedip, sosyal medyada paylaşan kişiyi gözaltına alan!) aracı kılan bu zihniyetin böyle bir duruş geliştirmesi mümkün değildir!

Kadınlara kalan; kendi öz savunmalarını yapmayı kafalarda meşrulaştırmak, kadın cinayetleri konusundaki gerici çemberin toplumsal öfke ve örgütlenmeyle kırılmasını sağlayacak bir seferberlik hali içinde olmaktır!


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar