Önlemler 1 Haziran’da kalkacakmış!

Önlemler 1 Haziran’da kalkacakmış!

Pandemi önlemleri 1 Haziran’dan itibaren neredeyse tümüyle kalkıyor, fakat sokağa çıkma yasağına devam! Bu arada devlet bankaları da ev almaya, bozdur bozdur harcamaya (!) dönük krediler dağıtacakmış!

Korona pandemisi kapsamında alınan önlemlerin 1 Haziran’dan itibaren büyük oranda kaldırılacağı “müjdelendi”! Önlemlerden sadece 65 yaş üstünün eve hapsedilmesi, 20 yaşından küçüklerin değil de 18 yaşından küçüklerin evde kalma zorunluluğu, nargile kafeler ve eğlence mekanlarının kapalı olması kalacak. Diğer tüm önlemler bir anda kaldırılarak pandemi öncesine geçilecek. Şehirlerarası yolculuk (kısıtlamasız), açık hava konserleri yapılabilecek; kahvehaneler, lokantalar, kafeler açılacak; evden ya da part times çalışan kamu emekçileri normal çalışma düzenine geçecek; kronik hastalıkları olanlar bile kurumları izin vermezse bu kapsama girecek; kreşler, gündüz bakım evleri açılacak; plajlar, turistik mekanlar hizmete geçecek…

Vaka sayısının halen binlerin üzerinde seyrettiği koşullarda alınan bu kararların tek açıklaması ekonominin denildiği gibi tıkırında olmadığı gerçeğidir, patronların kardan zarar etmeye başlamalarıdır!

Bankalar da nerelere harcanacağı sınırını koydukları krediler dağıtacakmış!

Nitekim piyasanın canlandırılması için aynı anda devlet bankaları da düşük faizli krediler dağıtacaklarını açıkladılar. Emekçilerin geleceklerinden yemeleri anlamına gelen bu kredilerin sınırları da belli. Emekçiler yarın daha da koyulaşacak işsizlik ve açlık tehdidiyle karşı karşıyayken bankalar ev satışlarını kışkırtacak (!), beyaz eşya alımını teşvik edecek (yalnız ne demekse yerli üretim olanı diye belirtilmiş!), tatil ve diğer sosyal harcamalarda kullanılacak krediler dağıtacak!

Bir kez daha kapitalist pazarın canlanması emekçilerin geleceklerinden yemeleriyle sağlanacak! Tabi belli bir kesimlerinin…

Pandemi önlemlerinin büyük oranda kaldırılacağı “müjdesi”yle bankaların nerelere harcanabileceği koşulunu koydukları kredi bonkörlüğünün çakışması ilginç bir tesadüf değilse (!), kesiştikleri noktada ekonominin hayli sıkışık bir durumda olduğunun çarpıcı özeti dışında bir anlam taşımıyor.

Hafta sonu yasakları devam edecekmiş!

Yalnız korona gibi bulaş hızıyla korku salan bir virüs tamamen kontrol altına alınmış gibi tüm önlemler bir anda gevşetilirken, hafta sonu sokağa çıkma yasağına devam edileceği açıklandı. Salgın boyunca işçilerin hafta sonu olsun hapislik duygusu yaşamadan “tatil” yapmaları, çıkıp bir temiz hava almaları bir kez daha çok görüldü.

Keza hafta sonu yasakları asıl olarak işçileri kapsıyor! Onlardan da en azından hafta sonları çalışmama gibi şanslı olanlarını… Yoksa ezici bir kısmının, hele hele güvencesiz olanlarının hafta sonunun da, tatilinin de olmadığını hepimiz biliyoruz. Nitekim pandemiden önce de zaten hafta sonu açık olmayan işyerleri dışındakilerin hepsi sokağa çıkma yasaklarında bile bir şekilde izin verilerek açıldı, işçiler bayramlarda bile çalıştırıldı!

Buradan bakınca aslında bu yasak hafta sonu çalışmama “lüksüne” sahip ve azınlıkta kalan işçi ve emekçileri kapsıyor!

Yani aslında devletin halkla sokağa çıkma yasakçılığı oynama sevdası dışında çok bir karşılığı yok. Belli ki bu ucube “önlem” asıl olarak halkın korona kılıfıyla istendiğinde sokağa çıkmasının yasaklanması ya da çeşitli yaptırımlara gönüllü olarak boyun sunması tatbikatı işlevi kazandı! Hem polislerin estirdiği terörle de bu niyetini zaten tercümeye gerek bırakmayacak şekilde ortaya koymuyor mu?

Erdoğan’ın bir kez daha koronadan lütuf çıkaran bir iştahla (yatırımlar Türkiye’ye gelecekmiş!) açıkladığı kararlar nereden bakarsak bakalım “ekonomi, ekonomi, ekonomi” diye bağırıyor.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar