Otoyol, köprü, tren ve posta ücretlerine yüzde 20 zam!

Otoyol, köprü, tren ve posta ücretlerine yüzde 20 zam!

YEP’in belirtilmeyen kaynakları pervasızca yapılan zamlarla ilan edildi. Elektrik ve doğalgazdan sonra otoyol ve köprü geçişleriyle tren ve posta ücretlerine yüzde 20 oranında astronomik zamlar yapıldı

IMF’siz bir IMF programı olan Yeni Ekonomik Program (YEP)’in işçi ve emekçilerin soludukları havanın bile vergilendirilmesi anlamına gelen vahşi bir soygun programı olduğunu söylemek için çok şey bilmeye gerek yok. Yapılan zamlar her şeyi özetliyor.

Ömürleri yeterse uygulayacaklarını ilan ettikleri bu 3 yıllık strateji programındaki hedefler için belirtilmeyen ya da değinilip geçen kaynak; işçi ve emekçilerin cebi-alın teri ve gelecekleridir! Ardı ardına yapılan zamlarla bu pervasızca ilan ediliyor: Elektrik, doğalgaz zamlarının arkası otoyol geçişi ve köprü ücretlerine yapılan yüzde 20’lik zamla geldi. Bu zammın arkasından da tren ve posta ücretlerine aynı yüzde 20’lik zam bindirildi!

YEP denilen soygun ve daha vahşi sömürü programının esası; işçi ve emekçilerin dolaylı ve dolaysız vergilerle bezdirilmesi, kırıntı düzeyinde kalmış son haklarının da gasbedilmesi, esnek-güvencesiz-denetimsiz emek gücü sömürüsünün esas çalışma rejimi haline getirilmesi, çarşıda pazarda el yakan gerçek enflasyonun değil TÜİK’in asparagas enflasyon rakamları ya da “tahmin edilen enflasyon”un ücretler için temel kriter haline getirilmesidir.

Emekçilerden yapılan soygunlarla birikmiş fonların vahşice yağmalanması, sosyal güvence denilen şeyin tarihe gömülmesidir!

Bu gidişata dur denilmediğindeyse uluslararası ve “ulusal” burjuvazinin hayal ettiği sömürü cennetinin yaratılması için gereken saldırı, zincirinden boşalarak gelecektir. Onların hayali; işgücü maliyetlerinin en dibe çekilmesi, bu da yetmez işçi ve emekçilerin cebine giren 3 kuruşun da yağmalanarak kendilerine aktarılmasıdır! Bir işçinin maliyetinin günlük 1 dolara köle gibi çalışan ülkelerdekiyle eşitlenmesidir. Rekabet ve semirebilmeleri için bunun şart olduğunu her defasında söyleyip duruyorlar zaten!

Yeniden gündemleştirilen Rojava işgal planıyla birlikte sıkılacak kurşunların, ihya edilecek cihatçı çetelerin maliyetinin de bizlerden çıkarılması kendileri açısından kaçınılmazdır. Erdoğan’ın her sıkışma anında gündeme getirdiği “bir kurşunun fiyatını biliyor musunuz?” nakaratı ve kışkırtılacak şoven histeriyle soygun ve sömürünün böylesine pervasızca tırmandırılması yutturulmaya çalışılacaktır! İşçi ve emekçiler şovenizm zehriyle sarhoş edilip, işgal arabasına bağlanırlarken; nefeslerindeki açlık kokusu, benizlerindeki yoksulluk sarısı ölüm kokusu ve rengine dönüşecektir!

Fakat ne emekçileri işgal arabasına bağlamayı hesap ettikleri ip o kadar sağlamdır ne de dipsiz sömürüye rıza üretilmesi o kadar kolay… Bizim için hazırlanan dipsiz kuyuya bizzat kendileri düşecektir. Bu düşüşü hızlandırmaksa elimizdedir!


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar