Salgın cezaevleri açısından da geçerlidir

Salgın cezaevleri açısından da geçerlidir

Cezaevleri ve Corona virüs salgını kapsamında alınması gereken tedbirle üzerine İHD MYK’ dan Nuray Çevirmen ile konuştuk

Alınteri: Nuray Arkadaş öncelikle Aysel Koç’un ölümüyle ilgili konuşmak, buna bağlı olarak cezaevlerindeki baskı, şiddet ve tecrit konusuna biraz ışık tutalım istiyoruz.

Nuray Çevirmen: Aysel Koç uzun zamandan beri hastaydı. Onlar 2012 yılından beri dört kadın aynı dava dosyasında birlikteydiler. Çeşitli cezaevlerini dolaştırdılar, en son Sincan Cezaevi’ne getirildiler. Aysel Koç’un birtakım psikolojik rahatsızlıkları ve ağır epilepsi hastası olduğunu biliyoruz. Epilepsi hastaları kesinlikle tek kişilik yerde tutulamazlar. Çünkü nöbet geçirip hayatını kaybetme riskleri yüksek. Böyle bir kriz anı da yaşanmış, Aysel epilepsi krizi geçiriyor dili boğazına kaçıyor, arkadaşları o esnada herhangi bir yardım gelmediği için parmağını ağzına sokarak Aysel’in hayatını kurtarabiliyor. Uzun süredir rahatsızlığı bilinen bir mahpustu. Birtakım hakaretlerin, fiziksel şiddet olduğu da söyleniyor. Hep bu tür uygulamalara maruz kalmış. Ailesine, ‘beni burada yaşatmayacaklar’ demiş. Ancak bizim doğrudan öğrendiğimiz bir bilgi değil. Adli Tıp’a gittiğimizde biz de ailesinden duyduk. Ama bizim daha çok üzerinde durmuş olduğumuz nokta hastalıklarından kaynaklı olarak bu kişilerin özel olarak ilgilenilmesi, sağlık kontrollerinin düzenli yapılması, kendilerini daha iyi hissedebilecekleri şekilde uygulamaların düzenlenmesi gerektiği gibi konulardır. 

Cezaevlerinde gerçekten intihar vakalarının çok arttığı görülmektedir. İsimlerini bilmediğimiz, basına yansımayan, ailelerinin başvurmadığı adli tutuklularda intihar vakaları inanılmaz derecede tırmanmış durumda. O nedenle cezaevlerinde uygulamaların tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor. Tecrit içinde tecrit uygulamasından söz ediyorum… Çünkü hapishaneye konulan kişi bir süre sadece özgürlüğünden mahrum bırakmayı kapsar. Sürekli bir cezalandırmanın içinde ayrı cezalandırmalar icat ederek mahkumların üzerinde uygulamak onların yaşamlarını psikolojik açıdan olumsuz etkilemekte, yaşam ile hayat arasındaki bağlarını zedelemekte ve bu tip vakalara neden olmaktadır.

Devlet yaşamı korumakla mükelleftir. İntihar vakalarından yola çıkarak devlet asli görevini yerine getirmediğini görüyoruz. O nedenle cezaevlerindeki bu sıkıntılar acil olarak giderilmeli, infaz koruma memurlarının, cezaevi müdürlerinin gerçekten insan psikolojisinden anlayabilecek, değerlendirme yapabilecek ve bu tür koşulları sağlayabilecek nitelikte insanlardan seçilmesi gerekiyor.

Alınteri: Bu olumsuzluklardan yola çıkarak hasta mahpuslar, hamile tutuklular, çocuklu anneler var cezaevlerinde, bir de içinde Corona virüs çıktı. Bu nedenle 15 gün görüş yasağı getirildi. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz. 

Nuray Çevirmen: Bütün dünyada pandemi olarak ilan edilen salgın hastalık ve öldürücü de bir niteliğe sahip. O nedenle çok geniş önlem ve tedbirlerin alınması gerekiyor. Halkı infiale sürüklemeden net, somut, gerçekçi bilgilendirme yapılması gerekiyor. Bilgilerin paylaşılması, güvenlik tedbirlerinin sağlık açısından net alınması gerekiyor. Geçiştirilecek bir konu ve durum değil.

Cezaevlerinde yaklaşık 300 bine yakın mahpus var. Bunlar arasında sağlık açısından çok kötü durumda ağır mahpuslar ve yaşlı mahpuslar var. Ayrıca bebekleriyle kalan anneler var. Bağışıklık sistemi zayıf olan insanlar var. Yaşamını tek başına idame ettiremeyecek düzeyde olanlar var. Öncelikle bunların sağlık kontrolleri güvenli bir şekilde yapılması gerekiyor.

Sağlık kontrolleri yapılması gerekiyor derken, hastalar genellikle ring araçlarıyla sevk ediliyorlar, o ring araçlarının hijyenik olmama gibi bir durumu var. Cezaevi koşullarında kantin ihtiyaçlarının, temizlik ihtiyaçlarının karşılanamaması gibi bir durum da ortada. Sıcak suya erişimin, temiz suya erişimin tam olarak sağlanması gerekmektedir. Cezaevlerinde gıda tüketimiyle ilgili iaşe bedellerinin karşılanmadığı ve çok düşük kalitede ve düşük porsiyonlarda yemekler veriliyor. Bu da beslenmeyi etkileyen bir durum ve beslenme de bağışıklık sistemiyle doğru orantılı, o nedenle geniş çerçevede tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Sadece görüş yasağıyla alınacak tedbir yeterli değil. Niteliksel olarak belki dışarıyla bağlantıyı kesip virüsten korunma minimize edilebilir ama yetersiz bir tedbir bu. O nedenle bütün hastalıkların, hastaların hastalığın seyrine göre kontrollerinin yapılması, hijyen malzemelerinin temin edilmesi, kantin ihtiyaçlarının giderilmesi, bağışıklık sistemini güçlendiren gıdaların temin edilmesi, suya erişimin sağlanması, ileri yaşta ve hasta mahpusların serbest bırakılması gerekiyor. Cezaevi koşullarında gerçekten bebekler, anneleri, risk gurubundakiler için büyük sorun açıkçası. 

Alınteri: Görüş yasağı getirildi. Bu kadar ağır koşullar altında olan tutuklularla iletişim sağlanabilecek mi?

Nuray Çevirmen: Telefon görüşmeleri yapılıyor ailelerle, bu konuda herhangi bir engelleme yok, avukat görüşleri yapılıyor. Avukat görüşlerinde de hijyen kurallarını özen gösterildiği söylendi. Tedbirler alınmış, görüşe giden avukat arkadaşlara maskeler verilmiş. Ama cezaevlerinde ölüm başlarsa bu korkunç bir sürece evrilecek o nedenle birtakım tedbirlerin alınması zaruri. Bu tedbirlerin daha geniş ölçekli olmasını talep ediyoruz. 

Alınteri: Çocuklar özellikle cezaevlerinden çıkarılmalı… 

Nuray Çevirmen: Hiçbir koşulda çocuklar cezaevlerinde kalmamalı. Her halükarda çocuklar dışarıda olmalı. Risk gurubu içinde olanların hepsinin çıkarılması gerekiyor.

Alınteri: Bu konuda girişimleriniz olacak mı?

Nuray Çevirmen: Biz zaten çeşitli basın açıklamalarıyla talepleri ilgili yerlere iletiyoruz. Önümüzdeki günlerde de somut taleplerimizle gideceğiz. Girişimlerde bulunacağız.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar