Pandemide mülteci işçi olmak: İşsizlik, açlık, büyüyen nefret!

Pandemide mülteci işçi olmak: İşsizlik, açlık, büyüyen nefret!

Deri, Tekstil, Kundura İşçileri Derneği’nin İzmir’de çeşitli sektörlerden 100 mülteci işçiyle yaptığı anket çalışmasının sonuçları, bu işçilerin pandemi sürecinde işsizlik hatta açlıkla karşı karşıya kaldığını, ilk kadın işçilerin işten atıldığını, ırkçı yaklaşımların tırmandığını gösterdi

Deri, Tekstil, Kundura İşçileri Derneği İzmir’de çeşitli sektörlerde çalışan mülteci işçilerle yaptığı anket çalışmasının açıklanan “Pandemide Mülteci İşçi Olmak” raporu; hiçbir güvenceleri olmayan, genellikle emek yoğun alanlarda düşük ücretlerle çalışan mülteci işçilerin pandemi sürecinde sadece işsizlikle değil, açlıkla da karşı karşıya kaldıklarını ortaya koydu. Yaklaşık 100 işçiyle yüz yüze ya da telefon görüşmeleriyle yapılan anket çalışması, 95’inin kayıtdışı çalıştığını, bu süreçte 71’inin işsiz kaldığını, kadın işçilerinse ilk kapıya konulanlar olduğunu gösterdi.

Mülteci işçilerin yoğun olarak yaşadığı Konak, Karabağlar, Bornova ve Buca ilçelerde ve pandemi sürecinde üretimin durduğu ya da kısmi üretime geçilen işkollarında (inşaat, deri, kunduracılık, tekstil) çalışan işçilerle yapılan çalışmada öne çıkan diğer başlık da pandemi sürecinde ırkçı yaklaşımların, nefret söylemlerinin artması oldu.

Raporda, bu süreçte işsiz kalan 83 mülteci işçinin 71’inin mart ayından itibaren çalışmadığı, 8 işçinin 5 ay boyunca çalışamadığı, 4’ünün ise 4 aydır çalışamadığı bilgisi yer aldı.

‘İlk fırsatta gözden çıkarılan kadınlar oldu’

Raporda, mülteci tekstil işçisi bir kadın, çalıştığı işyerinde pandemi sürecinde ilk önce bütün kadın işçilerin işten çıkarıldığını belirterek, “Kadın olduğumuz için ilk fırsatta gözden çıkarılan biz olduk. İlk kadınlar gözden çıkarıldı. Çalıştığım işyeri kısmı olarak da pandemi sürecinde üretime devam etti ama ilk olarak bütün kadın işçileri işten çıkardılar. Erkek işçiler de yarı zamanlı da olsa çalışmaya devam etti. Kadın olduğumuz için bizim ev geçindirme sorumluluğumuz yok mu?” dedi.

‘Salgının sorumlusu bizmişiz gibi davranıyorlar’

Mülteci tekstil işçisi, Pandemi döneminde maruz kaldıkları nefret söylemlerinin arttığını iletti. İşçi, “Normale döndükten sonra iş aramaya gittiğimizde daha fazla tepki ile karşılaştık. Sanki salgının sorumlusu bizmişiz gibi davranıyorlardı. Salgın sonrası haftalıklarda düşüş oldu ve bunun sebebi olarak bizi gördüler. Komşularımız bile ‘siz devletten para alıyorsunuz, rahatsınız’ diyorlardı” ifadelerini kullandı.

‘Pozitif çıkarsa sorun yaşarız diye endişe ettik’

Kundura işçisi, temmuz ayında atölyelerin bir kısmı açılmaya başladığını ancak işyerinde salgına karşı hiçbir önlem olmamasından yakındı. İşçi, “Ne maske veriyorlardı ne de sosyal mesafeyi ayarlamak için yeteri kadar alan vardı. Duyduk ki aynı katta çalıştığımız bir işçi arkadaşımız virüse yakalanmış. Korktuk ama çalışmaya devam ettik. Test yapsak ve pozitif çıksa sorun yaşarız diye endişe ettik” diye belirtti.

Rapordaki diğer veriler şöyle:

– Mülteci işçilerin, 83’ünün pandemi sürecinde kira ödemelerinde sorun yaşadığı, 91’inin gıda ihtiyaçların gidermekte sorun yaşadığı ve 77 işçinin ise fatura ödemelerinin etkilendiği ifade edildi.

– Raporda, 100 işçiden 23’ünün pandemi döneminde yerel yönetimlerden ya da insani yardım dağıtan derneklerden gelen gıda ve hijyen paketlerinden yararlandıkları öğrenildi.

– 100 mülteci işçinin sadece 4’ü pandemi sürecinde gelirinin azalmadığını söylerken, 13 işçi ise azaldığını belirtti. 83 mülteci işçi ise gelirinin tamamen kesildiğini dile getirdi. Pandemi döneminde çalışmaya devam eden 8 işçinin 4’ünün de gelirinde azalma oldu. Tam zamanlı ya da kısmi zamanlı çalışan işçilerin de gelirleri azaldı.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar