Patlama değil KATLİAM

Patlama değil KATLİAM

ISİD’li katil savunması sırasında “gar patlaması” deyince, mağdur aileleri “KATLİAM! KATLİAM!” diye haykırdı

19’u tutuklu 36’sı firari 96 sanığın yargılandığı davada iddia makamı, 9 sanığın “kasten öldürmek” suçundan 100’er kez, “anayasayı ihlal” suçundan da birer kez olmak üzere toplam 101’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapsini talep etmişti. Savcı, firari 16 sanığın dosyasının ayrılmasını da istemişti. Müşteki avukatları ve aileler ise suçlamanın sadece sanıklarla sınırlı tutulamayacağını, olayda sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin de cezalandırılmasını istiyor.

Müebbet hapsi istenen 9 katilin isimleri ise şöyle: Esin Durgun, Hatice Akaltın, Yakup Yıldırım, Suphi Alpfidan, Yakup Karaoğlu, Mehmeddin Baraç, Nihat Ürkmez, Abdulhamit Boz, Burak Ormanoğlu.

***

Ankara Gar Katliamı davasının bugünkü oturumunda katillerden Resul Demir, Yakup Karaoğlu ve Burak Ormanoğlu, baro tarafından atanan avukatlarının değişmesini talep etmeleri üzerine avukatlar ‘Biz CMK avukatıyız, baro tarafından görevlendirildik. Ayaklarına gidecek değiliz’ dediler.

Avukat Eylem Sarıeroğlu ise, katil Metin Akaltın’ın eşi Hatice Akaltın’ın gerek IŞID’in aileleri örgütleme politikasından gerekse Hatice Akaltın’ın ifade değiştirmelerini örgütle bağlantısı olduğunun altını çizerek, Nihat Ürkmez ve Mehmedin Baraç isimli katillerin sadece örgüt üyesi olmadığını ve yönetici konumunda olduğunu belirtti.

‘İŞİD PARASINI DAĞITMAKLA SOTUMLU OLAN KİŞİ ERMAN EKİNCİ’

13:00

Mağdur avukatlarından Ahmet Özdel’in ardından söz alan avukat Eylem Sarıoğlu, dosyadaki deliller üzerinden, savcının ‘IŞİD silahlı terör örgütü yöneticisi olmak’ suçundan 22 yıl 6 ay hapisle, ‘100 kişiyi kasten öldürme’ suçundan da ağırlaştırılmış müebbet, hapisle cezalandırılması istenen Erman Ekici hakkında değerlendirmede bulundu:

“Antep 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/ 460 sayılı dosyasında Ekici’nin de içinde bulunduğu bir araç durduruluyor. Bu araçta Ekici’nin parmak izi çıkıyor. Araç HDP İstanbul İl Binası’na bombalı saldırı gerçekleştirmek için yola çıkmıştı. Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik saldırı planının belgesi Ekici’nin evinde çıkıyor. Bu dosyada hazırlanan fezlekede ‘şahsın ne zaman nereye eylem yapılacağı konusunda karar aldığı’ anlaşılmaktadır deniliyor. Bu Ekici’nin yöneticilik konusu açığa çıkıyor. Sanık Ekici örgüt parasına dağıtmakla sorumlu.”

15:00

Duruşmada Özgür Hukukçular Platformu adına söz alan avukat Alişan Şahin’in savcılık mütalaası kovuşturmanın genişletilmesi talebi, sanıkların durumunda bir değişiklik olmayacağı gerekçesiyle reddedildi.

17:00

Verilen aranın ardından sanık ve sanık vekillerinin mütalaaya karşı beyanları alınmaya başlandı.

Sanıklar Resul Demir, Yakup Karaoğlu ve Burak Ormanoğlu dilekçe vererek, CMK ile görevlendirilen avukatlarının müdafilikten çekilmesini istedi. Bunun üzerine söz konusu sanıklar müdafi, “Biz CMK avukatıyız, ayaklarına gelecek değiliz. Baro tarafından görevlendirildik” dedi. Hakim sanıkların dilekçeleri doğrultusunda müdafi konusunda dilekçe yazılmasına karar verdi.

‘IŞİD’İN TALİMATIYLA İFADE DEĞİŞTİRDİLER’

Avukat Eylem Sarıeroğlu ise, sanık Metin Akaltın’ın eşi Hatice Akaltın’ın hakkında şunları söyledi: “Sanık yargılamanın başından beri örgüt üyesi olmadığını iddia etti, ancak katliamdan sonra Metin Akaltın, Burak Ormanoğlu ile taşındıkları evde yakalandı. Metin Akaltın ile Suriye’ye gittiğini reddetti ve Metin’in Suriye’ye gittiğini sakladı. Esin Durgun’un mahkeme huzurundaki ifadesinde ‘Benim kimseye iftira atacak ifadem yok. Hatice’in koğuş arkadaşlarının tahliye olduktan sonra onun Suriye’ye götüreceği yönünde ifadeleri var’ dedi. Sanık TEM’deki ilk ifadesinde Burak Ormanoğlu ile aynı evde kaldıklarını söyledi. Ancak Metin Akaltın ifadesini değiştirince, Hatice Akaltın da ifadesini değiştirerek, Ormanoğlu’nu şofben tamiri için çağırdıklarını söyledi.”

Avukat Sarıeroğlu, Akaltın’ın örgütün talimatı doğrultusunda ifadelerini değiştirdiğini ve eşi Metin Akaltın’ın ifadeleriyle uyumlaştırdığını ifade etti.

Yine sanık Nihat Ürkmez’in sadece bir üye olmadığını ve yönetici konumunda olduğunu belirten Sarıeroğlu, gerekçelerini şöyle açıkladı: “Bilirkişi raporlarından anlaşılacağına göre Suriye’de kamplarda eğitim almıştır. 2014 yılında Ürkmez’in Suriye’ye gittiğine dair tespit mevcuttur. Dosya sanıklarından kişilerle fotoğrafları ve görüşmeleri vardır. Sanık sadece örgüt üyesi değil, il sorumlusudur. Sanık yöneticilikten cezalandırılmalıdır.”

SANIK MEHMEDİN BARAÇ IŞİD LİDERİ BAĞDADİ’YE MEKTUP YAZMIŞ

Avukat Sarıeroğlu, sanık Mehmedin Baraç’la ilgili dosyadaki deliller kapsamında ise şu tespitlerde bulundu:

“Mehmedin Baraç’ın El Bağdadi’ye yazdığı mektupta IŞİD’e eleman temin etmek için çalıştığını gösteren ifadeler vardır. Baraç’ın dernek faaliyetleri kapsamında eleman kazandırdığını yönelik soruşturma dosyası vardır. Sorumlu düzeyde görev aldığına yönelik tespitler dosyamıza temin edilmedi. Baraç, her aşamada gizliliğe riayet etmiş, başkalar üzere hatlar açmıştır. Birçok kez Suriye’ye gitmiştir. Kendisi kardeşini bulmak için gittiğini söylese de, dosya kapsamında IŞİD örgütü için faaliyet yürütmek üzere gittiği anlaşılmaktadır. Kardeşi Burak Baraç hakkında çelişkili ifadeler vermiş, kardeşinin Ahrar’ur Şam örgütünü katıldığını söylemiştir. Sanığın yönetici pozisyonunda olduğunu ortaya koyan Whatsapp görüşmesi vardır. Arapça metinin içeriğinde Baraç’ın yöneticilik pozisyonunu açığa çıkaran görüşmeler mevcuttur. Görüşmelerinde örgütün en üst düzey derecesine yakın bir konumda olduğunu söylemektedir: ‘Valla kardeşim emirin nerede olduğunu bilmiyorum ancak o ne zaman isterse benimle irtibata geçer’ şeklinde konuşması vardır. Bendeki müfreze ve tim diye tabir ettiği grubun başında örgüt yöneticisi olduğu sabittir. Sanık El Bağdadi’ye mektup nazarında ve örgüt içerisinde konumu değerlendirildiğinde sadece bir örgüt üyesi değil yönetici konumundadır.”

‘KATLİAM, KATLİAM’

Duruşmaya sanık ve avukatlarının beyanlarıyla devam edildi. Sanık Mehmedin Baraç, mağdur avukatlarının kendisi hakkında söylediklerine “Hayali yorum” diyerek, şu ifadeleri kullandı: “Arapça ya da başak dil bilmiyorum. Bingöl’lü  olduğum için Zazaca ve Türkçe biliyorum. Avukat hanım az önce Whatsapp konuşmalarından bahsetti. Kendimi gülmemek için zor tutuyordum.” Baraç, savunması sırasında 10 Ekim Katliamı’na “gar patlaması” deyince, mağdur aileleri “katliam katliam” diye seslendi. Savunmasına devam eden Baraç, bazı kesimlerin yaşantısında dolayı kendisinden nefret edildiğini söyleyerek, “Bingöl’de ülkücülerden oluşan bir dernek kurduğum için PKK’lılar benden nefret eder” iddiasında bulundu.

Sanık Baraç, konuşmasının devamında Evrensel gazetesini hedef alarak, “Bazı müşteki vekillerinin beyanları oldu. Sırf Evrensel gazetesinde ‘aramalar, işkenceler, yapılıyor’ diyor diye gelip burada kin duyuyorlar. Bunlar haklı mı, haksız mı demiyorlar. Ben cezaevinde kalıyorum kimseye işkence yapılmıyor. Ancak Evrensel gazetesi böyle diyor. Polis böyle bir şey yapmaz” diye konuştu.

Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce üç gün sürecek duruşmada karar açıklanması bekleniyor.

 

Kaynak: Mezapotamya Ajansı

 


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar