Petrol-İş: TÜPRAŞ işçisinin mücadelesi yalanlarla karalanmak isteniyor

Petrol-İş: TÜPRAŞ işçisinin mücadelesi yalanlarla karalanmak isteniyor

Petrol-İş Genel Merkezi, şirket yetkililerinin TÜPRAŞ işçilerini hedefe çakıp, kamuoyunu yanıltan açıklamalarına ve TİS sürecine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada ‘gerekirse üretimden gelen güç kullanılır” denildi

Petrol-İş Merkez Yönetim Kurulu, TÜPRAŞ sözleşme sürecinde gelinen aşama ve TÜPRAŞ Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu’nun TÜPRAŞ işçisini hedefe çakan açıklamasıyla ilgili yayınladığı basın bildirisinde, “Sözleşme sürecinde üç idari madde işçinin pazarlık yapmayacağı ve geri adım atmayacağı konulardır” denilerek, “gerekirse üretimden gelen güç kullanılacaktır” vurgusu yapıldı.

TÜPRAŞ yönetiminin süreci Yüksek Hakem Kurulu’na taşımak için çırpındığı ifade edilen açıklamada toplu sözleşme döneminin TÜPRAŞ yönetiminin çeşitli dayatmaları pazarlık konusu etmesi nedeniyle tıkandığı kaydedilerek, “Grev yasağı bulunan işletmede, gelinen aşamada resmi arabulucu uzlaşmazlık tutanağını ilgili kuruma iletmiştir. TÜPRAŞ’ta işveren, bugüne kadar takındığı tavır ve kamuoyuna yaptığı açıklamalarla sürecin Yüksek Hakem Kurulu’na (YHK) taşınmasını tercih ettiğini göstermektedir” ifadeleri kullanıldı.

Patron tarafının dayattığı 3 idari maddenin (vardiya sisteminin değiştirilmesi, mazeret izinlerinin kaldırılması, 3 yıllık sözleşme) çalışma düzenini kaotikleştireceği; bu durumun, yüksek risklerle çalışılan TÜPRAŞ’ta büyük sorunlara yol açacağı söylendi.

İşçilerin bu süreç boyunca geliştirdikleri eylemlerde son derece hassas davrandıkları; fakat işletme müdürünün, yalan beyanlarla kamuoyunu yanıltıp, halkı TÜPRAŞ işçisine karşı kışkırtacak açıklamalar yaptığı vurgulandı.

Açıklamanın devamında şu vurgular yapıldı:

‘Yalanlarla TÜPRAŞ işçisinin haklı ve meşru mücadelesi karalanmak isteniyor’

 

Söz konusu açıklamadaki beyanlar doğru değildir, yalanlarla TÜPRAŞ işçisinin haklı ve meşru mücadelesi karalanmak istenmekte, halkımız ile Petrol-İş üyeleri karşı karşıya getirilmeye çalışılmaktadır. Sermayeyi temsil eden örgütlerin eğilimlerini de temsil ettiğini düşündüğümüz bu açıklamalar, aynı zamanda sendikamıza ve üyelerimize bir tehdit niteliği taşımaktadır.

 

‘Bu 3 madde pazarlık yapmayacağımız maddelerdir’

 

Sayın Yelmenoğlu’nun açıklamasında “tümüyle şirketimizin en temel hakkı olan çalışma düzeninin tesisi” ile ilgili dediği üç madde, TÜPRAŞ işçisinin pazarlık yapmayacağı ve değişmesine izin vermeyeceği üç maddedir. TÜPRAŞ işvereni, başından bu yana 3 yıllık sözleşme, vardiya sisteminin değiştirilmesi ve mazeret izinleri konusunu müzakereler için bir ön koşul olarak dayatmaktadır.

‘TÜPRAŞ’ta tüm çalışma düzeni değiştirilmek isteniyor’

 

İşveren bu üç madde üzerinden TÜPRAŞ’ta tüm çalışma düzenini değiştirmeyi hedeflemekte ve işçinin en temel hak ve kazanımlarına saldırmaktadır. TÜPRAŞ işçisi ise buna karşılık, en temel kazanımlarını yaptığı uyarı eylemleriyle savunmaktadır.

 

Petrol-İş Sendikası, sözleşme sürecinde bu idari maddelerde öne sürülen dayatmanın kaldırılmasını istemektedir. Bu dayatmalardan vazgeçildiği takdirde, sözleşmenin taraflarca işyerinde yıllara dayanan endüstri ilişkileri zemininde, masada kolaylıkla bitirileceğini düşünmektedir.

 

‘Mesele ücret değil, dayatılan çalışma düzenidir’

 

TÜPRAŞ tarihinde ilk kez bir Genel Müdür’ün, rafinerilerdeki işçi ücretlerini kamuoyuna taşıması son derece talihsiz bir açıklama olmuştur. Genel Müdürün iddia ettiği üzere Sendikamız, TÜPRAŞ sözleşmesinde yüzde 75 zam talep etmiş değildir. Genel Müdür bu konuda da kamuoyunu yanıltmaktadır. Sendikamız, halkımızın da bildiği üzere ücret sendikacılığı yapmayan ve sözleşme süreçlerinde üyelerinin kazanımlarını sonuna kadar savunan bir strateji izlemektedir. Fakat Genel Müdür’ün açıklamalarında iddia ettiği üzere tüm üyelerimiz asgari ücretin 5,2 katı olan 10  bin TL’nin üzerinde ücret alıyorsa, sözleşmede sıfır zamma dahi razı olabiliriz.

 

Fakat müzakere sürecinde gerçek sorun ücret maddeleri değildir. Bunu en iyi TÜPRAŞ işvereni bilmektedir. İşveren, müzakere masasını üyelerimizin kazanılmış haklarını gasp etmek için üç idari madde ile kilitlemektedir. İşveren bu tavrıyla, en başta ülkemizin en önemli sanayi kuruluşu olan TÜPRAŞ’a zarar verdiğini bilmelidir.

 

‘İrademiz işçilerin talepleri temelinde şekillenecektir’

 

TÜPRAŞ işverenine ve kamuoyuna bir kez daha duyuruyoruz!

 

Sözleşme sürecinde üç idari madde işçinin pazarlık yapmayacağı ve geri adım atmayacağı konulardır. Bu konularda dayatmalarına devam ederek sürecin YHK’ya taşınmasını hesap eden işveren, süreçte bundan sonra yaşanacak gelişmelerin asıl sorumlusu olacaktır. Ayrıca, Genel Müdür’ün haddini aşarak, Sendikamızın iradesine ve vereceği kararlara bu tür açıklamalarla müdahale etmesi, üyelerimize bu şekilde mesaj vermesi tarafımızca asla kabul edilemez. Sendikamızın iradesi, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da on binlerce üyemiz ve TÜPRAŞ’ta çalışanların talepleri doğrultusunda şekillenecektir.

 

‘Gerekirse üretimden gelen güç kullanılacaktır’

 

TÜPRAŞ işçisi önümüzdeki kısa süre içerisinde hakkını ve hukukunu korumak için tüketimden gelen gücümüz dahil tüm haklı ve meşru mücadele biçimlerine başvuracak ve nihayetinde üretimden gelen gücünü kullanacaktır.

 

TÜPRAŞ’ta dört rafinerideki işçiler, şubelerimiz ve genel merkezimiz tek vücut halinde birlik ve beraberlik içerisinde mücadelesini yükselterek sürdürecektir. Petrol-İş’in 40 bin üyesi, TÜPRAŞ’taki kardeşlerinin yanında olacaktır.

 

İşveren bu üç maddedeki dayatmalarından vazgeçmeli, sözleşme taraflarca bağıtlanmalıdır!

 

TÜPRAŞ’ta kazanılmış haklarımızı pazarlık konusu yaptırmayacağız, asla geri adım atmayacağız. YHK tehdidine boyun eğmeyeceğiz!

 

Haklıyız, kazanacağız!


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar