Politik güç

Politik güç

“Kendim için çaldım, kendime büyük bir hayat sunmak için çaldım,” diye itirafta bulunacak tek bir talancı yoktur. Hırsız, eğer bilinci yerindeyse ve vicdanlıysa, en iyi ihtimalle şöyle diyecektir: “Partim için yaptım, halkım için, vatanım için yaptım.”

Brezilyalı politikacı Adhemar de Barros ülkenin en zengin eyaleti São Paulo’daki seçmenlerin sevgisini “Çal ama yap!” sloganıyla kazandı. O çalıyor ama yapıyordu.

Günümüzde de çalacağını ilan etme ya da yüksek sesle çaldığını kabul etme cesaretini gösterecek bir politikacıyla karşılaşmak hâlâ imkânsız. “Kendim için çaldım, kendime büyük bir hayat sunmak için çaldım,” diye itirafta bulunacak tek bir talancı yoktur. Hırsız, eğer bilinci yerindeyse ve vicdanlıysa, en iyi ihtimalle şöyle diyecektir: “Partim için yaptım, halkım için, vatanım için yaptım.” Bazı politikacıların vatanı evlerine taşımalarının nedeni vatana duydukları bu büyük aşktır!

Genel kural olarak konuşmaların yalnızca tersten okunduğu zaman gerçek anlamlarını kazandığını kavramak için siyaset bilimi uzmanı olmak gerekmez. Kuralın çok az istisnası var: Düz bir ifadeyle, politikacılar değişiklikler vaat eder ve hükümete gelince de değiştirirler ama… fikir değiştirirler. Bazıları o kadar çok döner ki iyice yuvarlaklaşır; soldan sağa bunca hızla nasıl döndüklerine bakmaktan boynumuz tutulur. Tıpkı gemi kaptanının ‘Önce kadınlar ve çocuklar!’ diye bağırması gibi, Önce eğitim ve sağlık! diye haykırırlar. Ama ilk önce eğitim ve sağlık boğulur.

Konuşmalarında çalışmayı överler, icraatlarında işçilere küfrederler. Ellerini kalplerine koyup, ulusal egemenliğin fiyatı yoktur, diye ant içen politikacılar daha sonra onu hediye eder; hırsızların yakasına yapışacaklarını ilan edenler dörtnala giden atın nalını bile çalacak kadar yetenekli hırsızlara dönüşürler.

[Tepetaklak, Eduardo Galeano]


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar