Sağlık emekçileri TİS taleplerini açıkladı

Sağlık emekçileri TİS taleplerini açıkladı

SES Genel Merkezi Ağustos ayında başlayacak TİS görüşmeleri öncesinde 69 ilde kurulan sandıklardan çıkan talepleri kamuoyuyla paylaştı

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Merkezi milyonlarca kamu emekçisini ilgilendiren toplu sözleşme görüşmeleri öncesinde taleplerin belirlenmesi için 69 ilde kurduğu sandıklardan çıkan sonuçları kamuoyuyla paylaştı.

Ağustos ayında başlayacak sözleşmeler öncesinde yapılan çalışmada öne çıkan başlıklar; iş güvencesinin sağlanması, farklı istihdam biçimlerinin kaldırılması, performansa dayalı çalışma sistemine-sözlü mülakatlara-adam kayırmacılığına son verilmesi, KHK’ların iptal edilmesi, işçi güvenliği ve sağlığı önlemlerinin geliştirilmesi, insanca yaşayacak ücretin sağlanması gibi kritik talepler oldu.

Sağlık Bakanlığı’na bağlı kurumlar ve sosyal hizmetler iş yerleri için ayrı ayrı hazırlanan formlar aracılığıyla yapılan çalışmada emekçilerin öne çıkan talepleri şöyle sıralandı:

Güvenceli çalışma talebi öne çıktı

 

Biz kamu emekçileri, kamu hizmeti yürütmemize rağmen yıllardır izlenen istihdam politikaları ile parçalı ve sözleşmeli istihdam biçimi, temel bir istihdam biçimine dönüşmüş durumda olması ve KHK hukuksuzluğu ile yaşanan ihraçlarla birlikte emekçiler için güvenceli çalışma talebini öne çıkmıştır.

 

Bu nedenle farklı istihdamlar biçimleri (4/B, 4/C, 4/D, 3+1, taşeron, vekil, sözleşmeli, kadrolu vb.) ortadan kaldırılmalı, sağlık ve sosyal hizmet sunumu gerçekleştiren tüm çalışanlar tek ve güvenceli bir istihdamla çalıştırılmalıdırlar.

 

OHAL Komisyonu lağvedilmelidir

 

Hukuksuz OHAL/KHK’ları sonuçlarıyla birlikte iptal edilmelidir. Mahkemeye gitmenin önünü tıkayan OHAL komisyonu lağvedilmeli, ihraç edilen kamu emekçileri işlerine iade edilmelidir.

 

Güvenlik soruşturmaları-mülakat yöntemi kaldırılmalıdır

 

İşe alımda, görevde yükselmede ve unvan değişikliğinde güvenlik soruşturmaları ve mülakat kaldırılmalıdır.

 

Temel ücret en önemli talep

 

Kamu emekçileri, ücretleri bakımından yıllar içerisinde çok ciddi kayıplarla karşı karşıya kalmıştır. Bu kayıplara bugün ekonomik krizin etkileri de eklenmiştir. Her ne kadar ülkeyi yönetenler kriz kavramını duymak istemeseler de bizler temel tüketim maddelerine yapılan ciddi zamlarla; kriz nedeniyle emekçilerin birikimlerine göz dikilmesi ile gelir gücümüzün her geçen gün azalması ile krizi yaşıyoruz. Emekçiler açısında bugün temel ücret en temel talep haline gelmiştir.

 

Performans dayalı ücretlendirme sitemi kaldırılmalı en düşük temel ücretin yoksulluk sınırı üstünde olacağı şekilde yani bugünün verileri ile 6.750 TL’nin üzerinde olacak şekilde düzenleme yapılmalıdır.

 

Bununla beraber temel ücret dışında her tür isim adı altında alınan yan ödemeler emekliliğe yansıtılmalıdır.

 

Gelir vergisindeki adaletsizlik giderilmeli asgari ücretin vergi dışı bırakılması sağlanmalı, maaşlarımızın asgari ücret tutarını aşan kısmı için gelir vergisinin ilk dilim olan %15 oranı uygulanmalıdır.

 

Komik miktarda olan yardımlar (çocuk, aile, giyecek vb.) artırılmalı, emekçilerin insanca bir yaşan sürdürmeleri için gerekli olan yeni yardımlar (yol ücreti, gıda, yakacak, tatil) eklenmelidir.

 

Kamu emekçilerine yılda iki defa tam maaş tutarında ikramiye ödenmelidir. 

 

Ayda 5 gün, yılda toplam 12 günün üzerinde olan yıllık izinlerde ek ödemelerden yapılan kesinti kaldırılmalıdır.

 

Çalıştırma zorunluluğu doğduğunda nöbet ücretleri saat ücretinin en az 2 katı olmalıdır.

 

Gece vardiyasında çalıştırılanların ücretleri %50 arttırılarak ödenmelidir.

 

GSS priminin tamam işveren devlet tarafından ödenmelidir.

Çalışmada yıpranma payı, ek göstergenin 3600’dan başlaması, zorunlu BES sisteminin kaldırılması, ağır ve tehlikeli işler kapsamında olan işkolunda uzun çalışma saatlerinden vazgeçilmesi istekleri öne çıktı.

İşkolunun ağır ve tehlikeli işkolu olması kapsamında şu talepler öne çıktı:

İş kolumuz ağır ve çok tehlikeli işler kapsamındadır. Fazla çalışma, uzun saatler kesintisiz çalışma, sık nöbet tutma, çalışırken çok yoğun iş yükü altında, çalışma sağlığımızı ve yaşamımızı tehdit etmektedir.

 

Uzun çalışma saatlerinde vaz geçilmelidir.  Atama bekleyen yüzbinlerce sağlıkçı ve sosyal hizmet meslek mezunları varken, üç kişinin yapması gereken iş bir kişiye yaptırılmasını kabul etmiyoruz.  Personel eksikliği, kadrolu çalışanlar istihdam edilerek giderilmelidir.

 

Çalışma rejimi bizleri öldürülürken çalışma koşullarımızın toplu sözleşme konusu yapılmalıdır.    

 

Haftalık çalışma süresi 35 saate düşürülmeli; zorla fazla çalışma yasaklanmalı; kişilere verilebilecek nöbet sayılarında sınırlama getirilmelidir.

 

Yıllık izin miktarları artırılmalı; yıllık izinler iş günü üzerinden hesaplanmalı, yıllık izinlerde yol süresi de izne eklenmelidir.

 

Kamu emekçisinin yakının ayaktan veya yatarak tedavide refakate ihtiyacı olduğu durumlarda refakat eden kamu çalışanı ücretli mazeret izinli sayılmalıdır.

Sağlıkta şiddeti artıran sağlık emekçilerini değersizleştiren, sistemin sorunlarını emekçilere yükleyen, vatandaş ile sağlıkçıyı karşı karşıya getiren söylem ve uygulamalardan vazgeçilmelidir.

Açıklamada 7/24 ücretsiz kreş talebinin de öne çıkan diğer başlıklardan biri olduğu vurgulandı. Servis talebi, ayrımcılığa son verilmesi de öyle…

Çalışmada öne çıkan diğer talepler şöyle sıralandı:

  Kurum içi görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavının en az yılda bir kez yapılmalı.

 

  İşyeri sendika temsilciliği sayısı ve sendika işyeri temsilcisi izinleri artırılmalı.

 

  ‘Sosyal Çalışmacı’ tanımı tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmalı.

 

  Sosyal hizmetler meslek elemanları tarafından hazırlanan raporlara yöneticilerin müdahalesi engellenmeli.

 

  Kadınlara hizmet veren yatılı kurumlarda çalışanların ek ödeme oranlarına puan ilave edilmeli.

 

  Aile hekimlerine eş ve çocuk yardımı verilmeli.

 

  ASM sözleşmeleri bireysel olmamalı, toplusözleşmeye dahil edilmeli.

 

  Ek ders karşılığı çalışma kaldırılmalı, personel ihtiyacı kadrolu istihdamla karşılanmalı.

 

  Nüfusa ve performansa dayalı sağlık hizmeti yerine bölge tabanlı hizmet sunumu yapılmalı.

 

  Kamu dışı ve taşeron olarak istihdam edilen çalışanlar kadroya alınmalı.

 

  Başta üniversiteler olmak üzere kurumlar arası naklen atama kurasının yılda en az 4 defa yapılması ve  mazeret atamalarının yapılması sağlanmalı. 


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar