Sahi siz neden vardınız ki?

Sahi siz neden vardınız ki?

Halkın çanına ot tıkayan birçok yasal düzenlemeyi emme basma tulumba gibi baş sallayarak, bazen de cengaverce kavgalara girişerek (!), geçiren “milletin vekilleri” 45 günlük süre boyunca 25’er binlik maaşlarını alacak şekilde tatile çıkıyor!

Ayhan G.

Mevcut rejimin fiyongu olmak dışında bir işlevleri kalmayan “milletin vekilleri” işçi ve emekçilere dönük saldırı paketlerini el kaldır-indir mekaniğiyle geçirmiş olmanın gönül rahatlığıyla tatile çıkıyor. Elbette ki tatilde olacakları 45 günlük süre boyunca 25’er binlik maaşlarını alacak olmanın gönül rahatlığıyla… İktidar blokunu oluşturanlar dışında kalan milletvekillerinden bu kararı onaylamayanlar da oldu, ama “milletin vekili” denilerek halka gerçekte bir işlevleri olduğu, yürekleri halkla attığı yanılsaması yaratılarak yutturulmaya çalışanlar her zamanki pişkinlikleriyle onayladılar. Esasında hizmet ettikleri sermayenin hamuruyla aynı hamurdan olduklarını bu kararla bir kez daha ilan edercesine…

Sermaye sınıfının daha fazla kar, krizde kar, salgında kar, işçilerin emekçilerin hayatları pahasına kar, içilecek bir damla su, alınacak bir nefes bırakmayacak şekilde doğanın katline rağmen kar isteklerine, sömürüyü ve baskıyı arttıracak yasaları birbiri ardına emme basma tulumba gibi kafa sallayarak onaylayanlar “Elbette, biz kimin için varız?” demenin gönül rahatlığı ve gururu ile çıkıyorlar bu tatile!

Tabii perdesi oldukları bu kokuşmuş düzenin kendilerine sağladığı olanaklarla onlar için kendi hayatlarını tehlikeye atan, temizliklerinden yemeklerine, ulaşımlarından güvenliklerine kadar tüm hizmetlerini yerine getiren emekçilerin hayatlarını ve risk altında bulunan sağlıklarını kendi sağlıklarına ve hayatlarına siper ederek, kendilerine “hak” gördükleri bu 45 günü gönül rahatlığıyla geçirecek “milletin vekilleri”…

Öncesinde de pek farklı olmamakla birlikte bu devirde (başkanlık rejiminde) bir kukladan farkları kalmayan ve fakat sermayenin çıkarları için hazırlanan her paketin halka kabulündeki misyonları halen devam eden bu “vekiller”, dünyayı kasıp kavuran korona salgını boyunca (ki öncesinde de böyleydi) da misyonlarına uygun davrandılar.

Tacizci, tecavüzcü, katil, soyguncu, rantçı kim varsa dışarı çıkaracak ceza infaz yasasındaki değişiklikleri o misyonlarıyla yasalaştırıp, konuşmalarıyla bu kokuşmuşluğu perdelemek için epey mesai harcadı bu yürütmenin milletvekilleri.

Sadece yaptıkları haberler yüzünden tutuklanan muhalif gazetecileri, siyasi tutukluları hayatlarını hiçe sayarcasına içerde bırakarak hem içeride hem de dışarıda bize muhalefet ederseniz durumunuz “bu” olur demek istiyorlar. İlk önce muhalefet tarafından gündeme getirilen sağlıkta şiddet yasasına bile ret oyu kullanan ve daha sonra apar topar kendi hazırladıkları ve torba yasaya koydukları düzenlemeyi geçiren yürütmenin vekilleri, işçi sınıfının elinde kalan son haklar olan, kıdem tazminatı, grev, toplu sözleşme gibi haklarını da gasp etmek için canhıraş bir şekilde çalışıyor.

Korona salgını dolayısıyla işçiler emekçiler lehine adımlar attık diye de bu kararlarını arkasındaki gerçekleri süslemekten geri durmuyor. Tıpkı “işten çıkarılmayı üç ay yasakladık” diye kendi belirledikleri sefalet ücreti olan asgari ücretin bile yarısını, 1179 lirayı dayattığı gibi.  Oysa biz biliyoruz ki yaptıkları yapacaklarının garantisi olacak, tatil dönüşünde de ilk icraatları korona salgınıyla daha da katmerleşerek derinleşen sermayenin krizinin faturasını hayatlarımız pahasına bize ödetmenin “yasalarını” yapmak olacaktır.

Örtülmeye çalışan gerçekleri “tatile çıkma” lüksü olmadan, çalışmak zorunda kalıp, en acı biçimde yaşayarak (daha doğrusu yaşamaya çalışarak) gören biz emekçi sınıflar, elbette ki bizleri açlık-salgın tercihine bırakarak tam maaşlı tatile çıkan faşist sermaye düzeninin makyajı bile olamayacak kadar rezilleşmiş bu vekillerini unutmayacağız.

Bıçağın kemiğimiz üzerinde gidip geldiği bu günlerde hayatlarımızı kurtarmanın tek yolu sadece akıllarına geldiğimiz seçim günlerini beklemeden acilen bugünden cevabımızı vermek olmalıdır. “Sahi siz neden vardınız ki…” diyerek üstümüzden atmanın tam zamanı. Onların bizlerle dalga geçer gibi aldıkları 45 günlük tam maaşlı tatil kararının cevabı, zorunlu alanlar dışında tüm işçi sendikalarının alacağı bir GENEL GREV kararı olmalıdır. Aksi halde bıçak kemiği geçecek…


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar