Seçim yaklaştıkça zıvanadan çıktılar

Seçim yaklaştıkça zıvanadan çıktılar

İktidar bloku seçimlere günler kala işi idam ipini yeniden sallamaya, rakiplerine dönük belden aşağı vuruşları soruşturmalara dökmeye vardırdı

31 Mart seçimleri yaklaştıkça burjuva iktidar blokunun seçim söylemi daha bir saldırganlaşıp, zıvanadan çıkıyor. Kürt düşmanlığı, din bezirganlığı, “beka sorunu”, iç ve dış düşmanlar söylemi şimdi de mitinglerde idam ipinin bir kez daha sallandırılmasına tırmandırıldı. Burada da kalmadı iş, rakiplerine karşı bel altı vuruşlarını geçip, “icat edilmiş” soruşturmalara vardırıldı.

Tayyip Erdoğan dün akşam CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı Mensur Yavaş’ı “Seçimden sonra bunun dokunulmazlığı da yok, bunlar milletin önüne gelecek. O zaman çok ciddi bedeli kendisi ödeyeceği gibi maalesef Ankaralı hemşehrilerimizi ödetme durumuna düşürür” sözleriyle tehdit etmişti. Bunun sadece bir tehdit değil, aynı zamanda savcılara verilmiş bir direktif olduğuysa bugün açılan soruşturmayla görüldü.

Yavaş’ın Ankara’daki seçimi kazanma olasılığı güçlendikçe iktidar blokunun oyunlarının devreye girmesi de gecikmedi. İlk önce hakkında “belgede sahtecilikten” dava açtırdılar. Dava açtırdıkları ve “saygın işadamı” diye takdim ettikleri zat “çocuk istismarcısı” çıkınca ve Yavaş iddiaları boşa düşürecek açıklamalar yaptıkça bu sefer de meselenin hukuki değil ahlaki boyutuyla ilgili olduklarını iddia edecek şekilde çark ettiler. Fakat Yavaş’ı seçmenleri nazarında zayıflatmak ve “kazanırsa hakkında davalar var” imajı çizerek kafaları karıştırmak için kurguladıkları senaryoyu pervasızca sürdürdüler ve bugün hakkında soruşturma açtırdılar. Hem de “saygın işadamı” dedikleri çocuk istismarcısının kayıtlı çocuk pornosu olduğu belirtilen bilgisayarı konusunda polise haber vermemesi gibi bir gerekçe icat ederek!

Yavaş’a bunu yaparlarken, Demirören’in satın aldığı CNN ya da Hürriyet’e yalan haberler yaptırıp, Kürt düşmanlığına oynayanlar, HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli hakkında da Dersim’deki aday tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada “terör propagandası” yaptığı iddiasıyla dava açtılar.

Kısacası seçime günler kala kendi tabanlarında başlayan çözülmeyi durdurmak ve rakiplerinin ayaklarını kaydırmak için salyalı, tükürüklü, bol yalanlı taarruzlarını pes dedirtecek bir düzeye sıçrattılar.

Onlar bunu yaptıkça Yavaş gibi CHP adayları da genlerine işlemiş Kürt düşmanlığını “HDP’lileri de topluma kazandıracağız” gibi “aforizmalarla” aynı telden çalarak işin içinden çıkacaklarını sanıyorlar. Ama görünen o ki, iktidar blokunun tüm söylemlerini tekrarlasalar bile karşılarındaki saldırganlık ne yapıp edip sandıkların rengini değiştirecektir.  Tıpkı önceki seçimlerde olduğu gibi…


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar