Sendika ve meslek örgütlerinin açıklamasına polis saldırısı

Sendika ve meslek örgütlerinin açıklamasına polis saldırısı

KESK, DİSK, TMMOB, ATO ve ASMMMO’nun YSK’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerini iptal etmesini protesto etmek için gerçekleştirecekleri basın açıklamasına polis saldırdı

DİSK Ankara Bölge Temsilciliği, KESK Ankara Şubeler Platformu, Ankara Tabip Odası, TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu ve Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası, YSK’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerini gasbetmesine karşı İzmir Caddesi’ndeki PTT önünde gerçekleştirmek istedikleri basın açıklamasına polis saldırarak, KESK Dönem Sözcüsü Mevlut Çakmak ve başka bir emekçiyi gözaltına aldı. Saldırı sonrasında emekçiler, alkış ve sloganlarla Tüm Bel-Sen Genel Merkezi önüne gelerek basın açıklamasını burada gerçekleştirdi. Gözaltına alınan iki kişi de daha sonra serbest bırakıldı.

Açıklama öncesinde caddeyi ablukaya alan polis, kurum temsilcilerine basın açıklamasına izin vermeyeceğini söyledi ve kısa süre sonra da kitleye saldırarak caddeden sürdü. Buradan “Faşizme karşı omuz omuza!” sloganları ve alkışlarla Tüm Bel-Sen Merkez Binası önüne gelindi. Basın açıklaması burada gerçekleşti.

Engelli arkadaşlarımız yerlerde sürüklendi

KESK Dönem Yürütmesi’nden İsmail Kaygusuz’un okuduğu basın açıklamasında adalet için yapılmak istenen basın açıklamasının ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gördüklerini belirterek “Bugün aynı zamanda Engelliler Haftası’ydı. Aramızda engelli arkadaşlar da vardı. Engelli arkadaşlarımızın orada yerde sürüklenmesini burada bir defa daha protesto ediyoruz” dedi.

Kaygusuz, “Adalet olmazsa ekmeğimiz olmaz, adalet olmazsa barış olmazsa, adalet olmazsa çocuk tecavüzleri artar. Adalet olmazsa kadın cinayetleri artar. Adalet olmazsa herkes kendi adaletini uygular. Mafya bozuntusu, ‘Oluk oluk kan akıtacağız’ diyen Sedat Pekerler ellerini kollarını sallayarak gezer; ‘Çocuklar ölmesin’ diye Ayşe Öğretmen cezaevine girer. Adalet olmazsa yaşam olmaz. Adalet olmazsa çürüme yozlaşma olur. Adalet olmazsa bu ülkenin geleceği karanlığa gömülür. Adalet olmazsa 7 tane YSK üyesi halkın iradesini yok sayar” dedi.

“Halkın iradesi gasbedildi”

Kaygusuz bu sözlerinin ardından katılımcı kurumlar adına ortak basın metnini okudu.  Kaygusuz, 31 Mart yerel seçimleri sonrasında önceden devam eden hukuksuzlukların tavan yaptığını belirterek “Türkiye demokrasi tarihine halkın iradesinin gasp edildiği yeni bir tarih daha eklenmiştir” dedi. Kaygusuz, “YSK kararıyla ülkemizde demokrasiden geriye kalan son haklardan birine, seçme ve seçilme hakkına da el uzatılmıştır” ifadelerini kullandı.

Görev sürelerinin Anayasa’ya aykırı bir biçimde uzatılan YSK’nin İstanbul kararının gayri meşru olduğunu belirten Kaygusuz, “Tüm devlet olanaklarını kullanmalarına rağmen seçimlerde oyların çalındığı, sahte seçmen/kısıtlı seçmenlerin oy kullandığı iddialarını temellendiremeyenlerin imdadına YSK yetişmiştir. YSK, kendi belirlediği sandık kurullarının kanunsuz olduğunu iddia ederek halkın iradesine karşı büyük bir saygısızlık yapmıştır” dedi.

“YSK üyelerini istifaya çağırıyoruz”

Kaygusuz YSK kararının yalnızca Ekrem İmamoğlu’na oy verenlere yapılan bir saygısızlık olmadığını, İstanbul’a ve hatta 82 milyon yurttaşa karşı bir saygısızlık olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti:

Aynı seçimde, aynı sandık kurullarıyla, aynı zarftan çıkan üç oyun geçerli, sadece iktidar partisinin kaybettiği oyların geçersiz olduğuna dair karar verenler, “partiye göre hukuk, parti için hukuk” anlayışının egemenliğini ilan etmişlerdir.

 

YSK halkın iradesine ipotek koymak için, kendi sorumluluğundaki uygulamaların kanunsuz olduğunu gerekçe göstermiştir. Bu açıdan mevcut YSK kendi meşruiyetini ortadan kaldırmıştır ve AKP-MHP ittifakının noteri haline dönüşmüştür.

 

YSK bu kararıyla, sandık kurullarının benzer biçimde teşekkül ettiği 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de “tam kanunsuzluk” hali doğurmuştur.

 

Halkın seçme ve seçilme hakkını cebren ve hile ile ortadan kaldıracak kadar hukuktan uzaklaşanların demokrasilerde yeri olmayacağı, halka hesap vermesi gerektiği açıktır.

 

Buradan katılımcı örgütler olarak YSK üyelerini istifaya çağırıyoruz.

 

Bu ülkede demokrasiyi yeniden kuracak olan ise işçilerin, emekçilerin, halkın birleşik ve örgütlü mücadelesi olacaktır.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar