SES Eş Genel Başkanı İbrahim Kara: KHK’lı sağlık emekçileri amasız koşulsuz bir şekilde görevlerine döndürülmelidir!

SES Eş Genel Başkanı İbrahim Kara: KHK’lı sağlık emekçileri amasız koşulsuz bir şekilde görevlerine döndürülmelidir!

Sağlıkçılar dünya genelinde pandemi halini alan corono virüs salgınıyla mücadele ederken ne gibi tehditler ve sorunlarla karşı karşıya kalıyorlar? Bu sorunların çözüm yolları neler? Bakanlık bu konuda ne gibi adımlar atıyor? Bunları SES Eş Genel Başkanı İbrahim Kara ile konuştuk

Sağlıkçıların dünya genelinde pandemi halini alan corono virüs salgınıyla mücadele ederken ne gibi tehditler ve sorunlarla karşı karşıya kalıyorlar? Bu sorunların çözüm yolları neler? Bakanlık bu konuda ne gibi adımlar atıyor? Bunları SES Eş Genel Başkanı İbrahim Kara ile konuştuk.

Alınteri: Dünyada pandemi olarak adlandırılan corona virüs salgınında halkın sağlığını korumak için mücadele ediyorsunuz. “Yaşatmak için yaşamak istiyoruz” şiarınızla gece gündüz çalışıyorsunuz. Bu anlamda birçok sorunla, yetersizlikle baş etmeye çalışıyorsunuz. Bu sorunları, yetmezlikleri gidermek için neler yapıyorsunuz?

İbrahim Kara: öncelikle corona virüs salgınının ülkemizde bu kadar hızlı yayılıyor olması bütün kamu hastaneleri açısından özel bir yük anlamına geldi. Zaten sağlık bakanlığının, bilim kurullarının yapmış olduğu açıklamalarda önümüzdeki dönemde de bu sürecin devam edeceğini işaret ediyor. Bu konuda toplumun bazı önlemlerle süreci en az zararla atlatmaya çalışması yönünde ifadeleri var.

Öncelikle 60 yaş üstünün, kronik rahatsızlığı olanların sokağa çıkmaması gerektiği uyarıları yapılıyor. Çünkü bu virüs ağırlıklı olarak bünyesi zayıf olan insanların hayatını riske atabiliyor, öldürücü olabiliyor. Bu nedenle bu dönemde toplumu bilgilendirme, korunmaya dönük bilgilendirmeler anlamlı ama maalesef sağlık çalışanlarına dönük adımlar yani en çok risk altına olan sağlıkçılara dönük çalışmalar gerçekte çok yetersiz. İki gündür akşam saat 21:00’de vatandaşlar, özveriyle çalışan sağlık emekçilerini alkışlıyorlar. Fakat iktidar sahipleri de şov yaparak sağlık çalışanlarına minnet borçları varmış gibi ya da minnet borçlarını ödediklerini sanmamızı istiyorlar. Bu böyle olmaz. Bir kere ülkeyi yönetenlerin başka sorumlulukları vardır. Vatandaşların alkışları bize güç veriyor, moral oluyor. Ama ülkeyi yönetenlerin göstermelik alkışları da canımızı sıkıyor. Asıl yapmaları gerekeni yapmıyorlar.

Birincisi, sağlık çalışanlarından kronik rahatsızlığı olanlar izne ayrılamıyor. Bunun anlamı en fazla riskin olduğu sağlık kurumunda çalışacaklar ve kesinlikle izine ayrılamıyorlar. Bu çok kritik önemde, çünkü bu durumda çok sayıda sağlık çalışanı arkadaşımız var. Bunun bir an önce düzeltilmesi gerekiyor.

İkincisi, 55-60 şaşın üzerinde olan sağlık çalışanları da görevlerinin başında olmak zorundalar. Onlara da izin verilmiyor. Bu arkadaşlarımız da risk grubunda. Şöyle düşünelim, bazı devlet dairelerinde çalışan kamu görevlilerine risk grubunda oldukları için idari izin veriliyor. Ama sağlık çalışanlarına veriliyor. Bu eşitsizlikler had safhada. Sağlık çalışanlarına daha çok özen gösterilmesi gerekirken bu özenin gösterilmediğini görüyoruz.

Üçüncüsü, şu sıralarda hastanelerde çalışan arkadaşlarımız evlerine gitmiyorlar. Farklı farklı yerlerde kalmak zorundalar. Çocuklarından uzak bir hayat sürüyorlar. Bu da arkadaşlarımız açısından maddi bir külfete neden oluyor. Hem ailelerinden ayrı hem yoğun iş stresi altında yaşamlarını sürdürüyorlar.

Dördüncüsü, malzeme eksikliği. Çok fazla koruyucu gözlük verilmiyor. Sağlık çalışanları koruyucu ekipmana zor ulaşıyorlar. Bunlar çok ciddi sıkıntılara yol açıyor. Eldiven veriliyor koruyucu maskede sorun yaşanıyor. Bunların giderilmesi lazım. Sağlık çalışanının canı paradan önemli değildir. Sermayeye yatırım yapma vaadinde bulunan Cumhurbaşkanı aynı zamanda sağlık çalışanlarının canı için de yatırım yaptığını göstermesi gerekiyor. Sağlık çalışanı sağlıklı olursa toplum da sağlıklı olur, bu bilinçle hareket edilmesi gerekiyor. Ama ne yazık ki bu ülkeyi yönetenler sermaye sağlıklı olsun da toplum sağlıksız olsa da olur yaklaşımıyla hareket ediyorlar. Bunun özelikle altını çizmemiz gerekiyor.

Sağlık çalışanlarına koruyucu ekipmanları bir an önce verilmek zorunda ki gönül rahatlığıyla sağlık hizmeti sunsunlar. Çünkü onlar hasta olurlarsa hastaneye gelenlere de bulaştırma riskleri söz konusu, topluma bulaştırma riskleri söz konusu, bunlar gözardı edilemez.

Beşincisi, personel eksikliği haddinden çok fazla. Personel eksikliğinin giderilmesine dönük sağlık bakanlığının çaba sarf etmesi gerekiyor. Bizim bu konuda önerilerimiz çok net, çok açık. Personel eksikliği için bu akşam tweet kampanyası yapacağız.

Bu konulara ilişkin bir ton yazışma yaptık. KHK’lı sağlık emekçileri amasız-fakatsız- koşulsuz bir şekilde görevlerine döndürülmelidir. Bunun alını çizerek söylüyorum. Güvenlik soruşturmasıyla görevlerinden alınan sağlık emekçileri görevlerine iade edilmeliler. Bunun dışında atama bekleyen binlerce sağlık emekçisi var. Böylesi durumlarda bu arkadaşlarımızı bir an önce göreve başlatmaları, hızlıca hizmet içi eğitimlerin verilmesi gerekiyor. En azından salgının önümüzdeki günlerde pik yapacağını düşünürsek çok fazla sağlık çalışanına ihtiyaç olacağı çok açık bir gerçek.

Bunlar gözle görülen ve sağlık bakanlığının atması gereken adımlar, konular. Eğer sağlık bakanlığı nasıl adım atacağını bilmiyorlarsa biz nasıl adım amaları gerektiği konusunda yardımcı oluruz. Biz görüşlerimizi sürekli paylaşıyoruz. Basın açıklamaları, yazışmalar yapıyoruz. Sürecin nasıl işletilmesi gerektiğine dair, Bunları okusalar bile sürecin, en azından bazı süreçlerin daha kolay atlatılabileceğini düşünüyoruz. Ve sadece kendi görüşlerini değil bu ülkede sağlık meslek örgütlerinin görüşlerini de dikkate almaları gerekiyor. Aksi takdirde bu sürecin altında hepimiz birden kalacağız.

Alınteri: Belli yazışmalar yaptık dediniz ,bu yazışmalara cevap alabildiniz mi?

İbrahim Kara: Cevap gelmiyor. Biz sorunları tek tek aktarıyoruz yazılarımızla, kamuoyuyla paylaşıyoruz. Ama Sağlık Bakanlığı’nın bizim görüşlerimizle ilgili bir adım attığını ya da görüşlerimize ilişkin bir şey söylediğini de görmek istiyoruz. Mesela bu izinler konusunda bir adım attılar ama yetersiz bir adımdı. Bizim yazışmalarımızdan sonra atılan bir adımdı. Çünkü büyük bir kamuoyu oluşturmuştuk. İzliyorlar ama bizim söylediklerimizi de dikkate almaları gerekiyor. Çünkü biz hem toplumun hem sağlık çalışanlarının sağlığını düşünen bir yerden adım atıyoruz. Onlar gibi sermaye, sermayenin hesapları, özel hastanelerin hesapları kitapları üzerinden bu süreci işletmeyi doğru bulmuyoruz. Aslolan toplumun ve halkın sağlıklı olmasıdır gerisi bizim açımızdan teferruattır.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar