SES: Mülakata dayalı ve sözleşmeli istihdamdan vazgeçilsin!

SES: Mülakata dayalı ve sözleşmeli istihdamdan vazgeçilsin!

SES yeni sağlık kadrolarının istihdamında sözlü mülakatın uygulanacak olmasına karşı yaptığı basın toplantısında, “Mülakata dayalı ve sözleşmeli istihdamından vazgeçillmeli, atamalar güvenceli/kadrolu olarak yapılmalıdır!” dedi.

KESK’e bağlı Sağlık Emekçileri Sendikası (SES), Sağlık Bakanlığı’nın 663 sayılı ‘Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 45/A maddesine dayandırarak  yürürlüğe koyduğu “Sözleşmeli Sağlık Personeli Yerleştirme İle Sözlü Sınav Usul ve Esaslarını” belirleyen yönetmelikle ilgili yaptığı basın toplantısında, “Mülakata dayalı ve sözleşmeli istihdamından vazgeçillmeli, atamalar güvenceli/kadrolu olarak yapılmalıdır!” dedi.

SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden’in okuduğu açıklamada, sözlü mülakatın siyasi kadrolaşmanın aracı olduğu, buna ilişkin geçtiğimiz yıllarda da bazı düzenlemelerin gündeme getirildiği ve bunların Danıştay tarafından “en uygunun seçilmesi yönünde nesnel ölçüt öngörmeyen, … atamaya yetkili makamın öznel değerlendirme ve mutlak takdirine meydan verecek mahiyet taşıyan, … hukuka ve Danıştay’ın önceki kararlarına da aykırı” denilerek reddedildiğini hatırlattı. Danıştay tarafından “objektif olmama” gerekçesiyle iptal edilen mülakat sınavı uygulamasının şimdi dağlık emekçilerinin atamalarında belirleyici olmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Sözlü mülakat sisteminin kamu emekçilerine de uygulanmasının “kamu kadrolarına sadece iktidara yakın olanların alınması hedeflenmektedir” denildi.

Diploma sahibi binlerce sağlık emekçisinin atama ve kadro beklediği; fakat bu usulüne uygun yapılmazken sağlık alanında ciddi bir kadro sıkıntısı yaşandığı hatırlatılan açıklamada, bu durumun hem sağlık emekçileri hem de sağlık hizmetleri açısından ciddi sıkıntılar yarattığı ifade edildi.

Mesleki yeterlilik için diploma yeterliyken işe alımlarda KPSS gibi bir sınav şartının konulması ve bu sınavın içeriği-niteliği-neyi ölçtüğü-adaleti tartışmalıyken, sınavı düzenleyen kurum ve kişilere güven kalmamışken, yapılması gerekenin KPSS’nin kaldırılması olması gerekirken şimdi ondan daha şaibeli bir istemin getirilmesinin kabul edilmez olduğu kaydedildi.

Sağlık alanı için belirlenecek merkezde 5, illerde 3 kişiden oluşturulacak sınav komisyonlarına da güvenimiz yoktur”  denilen açıklamada sağlık emekçilerinin işe alımında şunlara son verilmesi istendi:

Personel alımlarında yaşanan tüm sorunlar ortadan kaldırılmalıdır. Whatsapp üzerinden torpil listesi hazırlanması engellenmelidir; sınavlara ilişkin tüm şüphe ve şaibelerin ortadan kaldırılacağı önlemler alınmalıdır, birileri için bir gecede yönetmeliklerin değiştirilmesi engellenmelidir, işe alınacak kişilerin farklı torpil mekanizmalar üzerinden, siyasi partiler üzerinden belirlenmesi- çeşitli güç merkezlerinin işe alımlara etki etmesi engellenmelidir. Fişleme engellenmelidir, işe alımda yandaşlık kriteri kaldırılmalıdır. Güvenceye alınması gerekenler bunlardır. Oysa, şimdi bu mülakat uygulaması tüm bu sorunları daha da artıracak bir uygulamadır.

Mülakat kadrolaşma demektir!

Türkiye’de mülakat sınavına dayalı tüm uygulamaların siyasal kadrolaşmanın önünü açarak sayısız haksızlığa neden olduğu, aldıkları puanlara bakılmaksızın iktidarın dünya görüşüne uygun olanlar sürekli başarılı olurken, iktidarın dünya görüşüne yakın olmayanların, farklı kimlik, inanç ve siyasi düşünceye sahip olanların, iktidara eleştirel ve muhalif yaklaşan herkesin taraflı ve kasıtlı değerlendirmeler üzerinden elendiği ya da saf dışı bırakıldığı şimdiye kadar yaşananlarla çok iyi bilinmektedir” denilen açıklamada, bu gerçeğin defalarca ortaya çıktığı; hatta bu sınavlarda sorulan soruların bile buna uygun sorular olduğu vurgulandı, o “absürt” sorulardan örnekler verildi .

Danıştay’a itiraz yolu kapatıldı

Açıklamada, AKP’nin sürecin hukuki altyapısını nasıl ördüğü şöyle anlatıldı:

AKP Hükümeti tarafından 2011 yılında 375 sayılı kanun hükmünde kararnameye yapılan eklemeler ile 03.12.2010 tarihli 6085 sayılı Sayıştay Yasasının 17. maddesine ek bir cümle ekleyip sözlü sınavın kayıt altına alınmasını yasaklayarak Danıştay’a itiraz yolunun kapatılması ile Kamu görevlisi alımında liyakattan çok AKP’ye yakınlığın kriter alınmasında olası pürüzleri ortadan kaldırmak ve hukukla hak aramanın yolunu kapatmak isteyenler bugün de sağlık alanına getirmeye çalıştıkları mülakat sistemi ile bunu daha da yaygınlaştırmak istemektedirler.

Sağlık alanındaki yıkımın sorumluları!

Açıklamada sağlık sistemindeki yıkımın sorumlularının bu kadrolaşmaya çanak tutan siyasiler, üst düzey yöneticiler ve yandaş sendikalar olduğu belirtilerek, bu kadrolaşma sayesinde yandaş sendikaların da palazlandığı ifade edildi.

Sağlık alanındaki sorunların siyasi torpil, yandaşlık ve kayırmacılık olarak algılanan mülakat sınavı ile sınırlı olmadığı dile getirilen açıklamada, kamu istihdamında belirlenmiş güvencesiz/sözleşmeli istihdam uygulamasının yaygınlaşması, ‘Güvenlik Soruşturması’ adı altında yapılan siyasi fişlemeler, çalışma ve eğitim hakkının gasbedilmesinin de mülakat sisteminden bağımsız düşünülemeyeceği vurgulandı.

Güvenceli-kadrolu istihdam!

Açıklama şu taleplerin dile getirilmesiyle sona erdi:

İlk uygulandığı andan itibaren tartışılan ve çok sayıda mağduriyet yaşanmasına neden olan mülakat sınavı ile güvencesiz istihdam uygulamalarından derhal vazgeçilmeli, Kamuda sözleşmeli, 4-B, 4-C, 4-D, geçici, ücretli, vekil, sözleşmeli,4+2 taşeron vb. bütün güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine kadrolu ve güvenceli istihdam sağlanmalıdır.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar