Sırada İstanbul Sözleşmesi var!

Sırada İstanbul Sözleşmesi var!

Kıdem tazminatının gaspı, sosyal medya, LGBTİ+ler, gençler derken sıra kadınlara geldi. AKP’li Numan Kurtulmuş bugün yaptığı açıklamalarla önümüzdeki günlerde bunun gündeme geleceğini duyurdu

Kürt halkı ve siyasi temsilcileri, devrimci-demokratik güçler zaten hep hedefteydi. Hatta onlara dönük gerici şoven saldırılarla toplumsal gericilik birikimi süreklileşmiş şekilde sübvanse ediliyor, dayanılan toplumsal tabanın “beka” söylemleriyle korunması strateji halinde yürütülüyordu. Krizin pandeminin de bindirdiği ek külfetlerle daha katmanlı hale gelmesi, kendi tabanındaki erimenin görünürleşip farklı biçimlerle yüzeye vurması, bunun aynı zamanda rejim içi krizleri de tetiklemesi; inşa edilmeye çalışılan führerci tipte faşist devlet-rejim biçiminin bekası açısından ciddi sorunlar yaratmaya başlayınca bu iyiden iyiye yetmez oldu. O nedenle tablo, mevcut iktidar koalisyonunun önüne çıkabilecek her engeli faşist zorbalıkla yıkıp geçmesi dışında bir seçenek bırakmıyor.

Bu gerçek son zamanlarda ardı ardına yapılıp edilenlerle adeta ilan ediliyor. Kıdem tazminatının gaspı, sosyal medya, LGBTİ+ler, gençler derken sıra kadınlara geldi. AKP’nin dayandığı çekirdeğin giderek en gerici, en tortulaşmış, en lümpen toplumsal kesimlere doğru daralıyor olması, politika ve söylemlerini de belirler hale geldi. Çukurlaşmanın dip noktası olan Akit ya da alenen pedofili propagandası yapacak kadar kendisini kaybeden tarikat liderleri, dini çevreler, çeteleşmiş güçlerin taleplerinin başta geleni kadın hareketinin susturulması, kadının eve zincirlenmesi, onu koruyacak tüm toplumsal kazanımların gasbedilmesidir.

Bu cenah uzun zamandır kadını şiddetten ve cinayetlerden nispeten koruyan İstanbul Sözlemesi’ni hedefe çakıyordu. Hatta kadın cinayetlerinden, aile birliğini bozduğunu söyledikleri bu sözleşmenin sorumlu olduğunu söylüyordu.

AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, bugün 30 yerel televizyonda yayımlanan “Anadolu Soruyor Programı”nın canlı yayınında yaptığı açıklamalarla, bizzat AKP’nin imzaladığı bu sözleşmenin iptal edilebileceğini “Nasıl usulünü yerine getirerek bu sözleşme imzalanmışsa, aynı şekilde usulü yerine getirilerek bu sözleşmeden çıkılır” sözleriyle dile getirdi.

Kurtulmuş’un rejimin tüm toplumsal kazanımları yıka yıka ilerleyeceğinin de yeni bir ifadesi olan  Sözleşme’nin içeriği ve iptaliyle ilgili açıklamaları şöyle:

“Bizimle asla uyuşmayan iki husus var”

 

2014’te de bu sözleşmeye imza atan ülke sayısı 10 ülkeye çıkınca 2014’te de İstanbul Sözleşmesi, uluslararası bir hukuk metni haline getirildi. Bu metnin içerisinde iki tane önemli husus var dikkat çekmemiz gereken ve bizimle asla uyuşmayan, bunlardan birisi toplumsal cinsiyet meselesi bir de cinsel yönetim yönelim tercihi. Şimdi bunlar ve başka şeyler de var ama bu iki meselenin demin konuştuğumuz çerçevede tam da bu LGBT vesaire gibi unsurların marjinal unsurların ekmeğine yağ sürecek kavramlar olduğu ya da onların arkasına sığınarak faaliyet yapabilecekleri alanlar oldu görülüyor.”

 

“Sözleşmeden çıkılır”

 

İstanbul Sözleşmesi’nin iptaline ilişkin gelen soruya ise Kurtulmuş, “Tabii ki, yani siyaset şöyle bir şey değil, siyaset yukarıda bir alan ve halk ne düşünüyor bununla ilgilenmeyen bir alan değil. Halkımızda böyle büyük bir beklenti varken AK Parti olarak biz buna bigane kalmayız. Nasıl usulünü yerine getirerek bu sözleşme imzalanmışsa, aynı şekilde usulü yerine getirilerek bu sözleşmeden çıkılır” karşılığını verdi.

 


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar