Şule Çet davasında en önemli delil kayıp, dosyada eksiklikler var

Şule Çet davasında en önemli delil kayıp, dosyada eksiklikler var

Otopsi raporunun ardından cinsel saldırıya maruz kaldığı netleşen Şule Çet’in ‘şüpheli’ ölümüne ilişkin dosyada yeni bulgulara ulaşan Prof. Dr. Hakan Kar, “Kayıp giysi bulunup analiz edilirse önemli verilere ulaşılır” dedi.

Şule Çet’in katledilmesinin tek başına bir kadın cinayeti olarak okunamayacağı aynı zamanda sınıf cinayeti ve kayırmacılığının da ifadesi olduğu ardı ardına ortaya çıkan gerçeklerle netleşiyor. Tecavüze uğradıktan sonra katledilen ve “intihar” süsü verilerek rezidansın 20. Katından atılan Şule’nin ölümüyle ilgili ortaya çıkan yeni gelişmeler “bu, bu kadar da aleni yapılmaz ki?” dedirtecek cinste.

Otopsi raporunun ardından cinsel saldırıya maruz kaldığı anlaşılan Şule Çet’in ölümüne ilişkin ulaşılan yeni bulgulardan biri dava açısından kritik önemdeki delillerden iç çamaşırının kaybolmuş ya da kaybedilmiş olması diğeri de kalçasındaki ısırık izinin rapora geçirilmemesi.

İlk andan itibaren “garipliklerle” ilerleyen davada gerçekler parça parça açığa çıkıyor. Bu sefer de Şule’nin ölümüyle ilgili delilleri inceleyen Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anablim Dalı’ndan Prof. Dr. Hakan Kar yeni bulgulara ulaştı.

Milliyet’ten Mert İnan’a konuşan Kar, en önemli delil objesi sayılan Çet’in üzerindeki siyah iç çamaşırının adli tıpta incelenemeden ‘kaybolduğunu’ belirterek şunları söyledi:

Dosya bize gelmeden önce Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurumu’nun raporu mahkemeye sunulmuştu. Bu raporda cinsel ilişkinin varlığına işaret edilmiş ancak yüksekten düşmeye bağlı ölüm gerçekleştiğinden, cinsel ilişkinin zorla olup olmadığının ayırt edilemediği belirtilmişti.

 

Şule Çet’in olay yeri inceleme raporları, ifadeler, telefon mesaj kayıtları, adli ölü muayenesi, otopsi, laboratuvar tetkiklerinden elde ettiğimiz bulgular ile fotoğraf ve videoları değerlendirip ek bulgular tespit ettik.

 

Adli ölü muayene görüntülerinde maktülün üzerinde olan siyah iç çamaşırı kayıp olduğundan inceleme yapılamamış. Oysa bu gibi soruşturmalarda iç çamaşırı en önemli delil objesidir. Kayıp iç çamaşırı ortaya çıkar ve analiz edilirse çok önemli delillere ulaşılır.

Çet’in yaşamını yitirdiği dairenin lavabosundaki kırmızı lekelerin de hiç araştırılmadığını kaydeden Kar, “Raporumuz mahkemeye sunuldu. Talep gelirse 15 Mayıs’taki mahkemede raporumu anlatabilirim” dedi.

Otopsi raporunda olmayan ayrıntı

Olay yeri incelemedeki eksikliklere dikkat çeken Kar, şu bilgileri paylaştı:

Elde ettiğimiz bulgulara göre, Şule Çet olayında cinsel ilişkiye zorlama var. Ancak bu eylemin nasıl olduğu, kaç kişi tarafından gerçekleştirildiği mahkeme tarafından ortaya çıkartılır. Çet’in düştüğü söylenen pencereden parmak izi çıkmıyor. Çet’in kalça kısmında ısırık iziyle uyumlu lezyon gördüm. Bu ayrıntı otopsi raporu yoktu. Olay yeri inceleme ilk anda intihar anonsu geçtiğinden cinsel saldırı araştırması yapılmamış olabilir.

Ne olmuştu?

Şule Çet’in ölümüne ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında tecavüzcü ve katil oldukları mevcut verilerle bile anlaşılan eski patronu Çağatay Aksu ve onun arkadaşı Berk Akand Haziran ayında gözaltına alınmış, ancak daha sonra serbest bırakılmışlardı.

Sanıkların serbest bırakılması üzerine Çet’in “şüpheli” ölümünün aydınlatılması için kampanyalar başlatılmış ve protesto gösterileri düzenlenmişti. Ardından da her iki sanık Temmuz ayında yeniden tutuklanmıştı.

Ankara 31’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianameye göre sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand’ın ‘kasten öldürme’, ‘cinsel saldırı’ ve ‘hürriyetten yoksun bırakma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 39’ar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar