Şule Çet davasında savcı ağırlaştırılmış müebbet istedi

Şule Çet davasında savcı ağırlaştırılmış müebbet istedi

Şule Çet’in ölümüyle ilgili Çağatay Aksu ve Berk Akand’ın yargılandığı davanın 5. duruşmasında savcı Aksu için ağırlaştırılmış müebbet istedi, davasının sonraki duruşması 4 Aralık’ta görülecek

Bir plazanın 20. katından atılarak katledilen Şule Çet’in katilleri Çağatay Aksu ve Berk Akant’ın Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılanmalarının 5. duruşması görüldü. Duruşmada beklendiği gibi savcı heyete karar hakkındaki mütalaasını sundu. Mütalaada, Çağatay Aksu’nun kasten öldürme ve cinsel saldırıdan cezalandırılması talep edilirken, Berk Akand’ın ise yardım etme ve kasten öldürme suçlamalarıyla cezalandırılmasını talep edildi. Aksu’nun ağırlaştırılmış müebbet, diğerinin ise aynı suça yardımdan 20 yıla kadar hapsi istendi. Şule’nin avukatı Av. Umur Yıldırım, sanıkların üzerlerine atılı suçların nitelikli hallerinden cezalandırılmalarını ve hiçbir indirim uygulanmamasını talep etti. Sanık avukatlarıysa Aksu ve Akand’ın suçsuz olduğunu, sosyal medya linçine uğradıklarını iddia ederek tahliyelerini talep ettiler.

Duruşma sanıkların tutukluluk hallerinin devamı ve bir sonraki duruşmanın 4 Aralık’a ertelenmesiyle sonlandı.

Kadın örgütleri ve yakınlarını cinayetlerde kaybeden aileler ordaydı

Yoğun polis ablukası altında başlayan duruşma öncesinde kadın örgütleri Adliye önünde açıklamalarda bulundu. Şule’nin katillerinden Çağatay Aksu her zamanki gibi sırıtan bir ifadeyle getirilirken, Berk Akand’ın ise oldukça gergin olduğu görüldü.

Duruşma öncesinde Adliye önünde kadın örgütleri ve cinayetlerde hayatlarını kaybetmiş kadınların yakınları kısa konuşmalar gerçekleştirdi. Adliye önünde toplanan kitle sık sık “Erkek adalet değil, gerçek adalet!”, “Şule için adalet istiyoruz!”, “Yaşasın kadın dayanışması!”, “Kadın cinayetleri politiktir!”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz!”,” Kadınlar artık susmayacaklar, susmayacaklar, susmayacaklar!” sloganlarını haykırıldı.

Zeynel Akbaş tarafından evinin önünde katledilen Fatma Şengül’ün kızı Açelya, “Bu dava artık bir Şule Çet davası değil, kamu davasına dönüşmüştür. İnsanlar adalet için mücadele veriyor” diye belirtti.  Annesinin erkek egemen zihniyetle evlerinin önünde dört kurşunla katledildiğini vurgulayan Açelya, katledilen tüm kadınlar için mücadele edildiğini, davaların takibinin katillerin yargılanmasında önemli bir yerde durduğunu ifade etti.

Adliye önünde yapılan konuşmalarda Ecem Balcı’nın katiline verilen cezanın Şule ve diğer kadın cinayetleri davaları için de emsal olmasının istendiği vurgulanarak, “Biz daha Balcı’nın katiline verilen cezanın sevincini yaşayamazken, Kütahya’da Güleda Cankel sevgilisi tarafından işkence edilerek katledildi” denildi, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 maddenin uygulanmasıyla kadın cinayetlerinin büyük oranda önlenebileceği vurgulandı.

Konuşmalarda sanık avukatları ve ailelerinin hazırlattıkları ve kadın örgütlerini, avukatları  hedefe çaktıkları 141 sayfalık rapora işaret edilerek, “Bizler aylardır Şule ve katledilen tüm kadınlar için Adliye koridorlarına sığmadık. 141 sayfalık raporla bizleri fişlemek, adalet mücadelemizi karalamak bizleri, sindirmek istiyorlar” denildi.

Rapor hakkında suç duyurusunda bulunulacağı belirtilen açıklamalarda, cinayet davalarının sonuna kadar takip edileceği, bu yapılmadan katillerin yargılanmadıkları ifade edildi.

Katledilen akademisyen Ceren Damar’ın babası Mustafa Damar da yaptığı konuşmada, “Kadın katilleri ve işbirlikçilerine sesleniyorum; kullandığınız kirli yöntemler geri dönüp bumerang gibi sizi vuracak ve bu toplum sizin gibilerin köküne kibrit suyu dökecektir. Ceren’in, Şule’nin ruhları sizi rahat bırakmayacak, bu insanlar da bırakmayacak, biz de bırakmayacağız” dedi.

Şule Çet Adalet komisyonları adına yapılan konuşmada da 141 sayfalık rapora değinilerek, eğer davalar sahiplenilmiş olmasaydı birçok kadın cinayetinin üstünün örtüleceği belirtildi, baskı ve gözdağlarıyla geri adım atılmayacağı vurgulandı.

Ankara Kadın Platformu adına Deniz Akıl tarafından okunan basın açıklamasında da “İşlenen tüm kadın cinayetlerinin üzerinin örtülmemesi için buradayız” denilerek, “Şule Çet başta olmak üzere, işlenen tüm kadın cinayetlerinin üzerinin örtülmemesi için buradayız. Daha dün Isparta’da 19 yaşındaki Güleda Cankel bir erkek tarafından katledildi. Bizler katleden erkekleri, devletin adalet sistemini teşhir etmeye devam edeceğiz. Bizler Şule, Güleda ve katledilen her kadın arkadaşımız için isyandayız. Buradayız burada olmaya da devam edeceğiz. Ta ki adalet yerini bulana kadar. Kadın cinayetleri durana kadar” ifadeleri kullanıldı.

‘Bir kadın daha eksilmesin istiyoruz’

Şule’nin faillerinden Çağatay Aksu’nun ailesinin kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla haber yapan gazetecileri, davanın takipçisi olan kadın hakları savunucuları ve milletvekillerini hedef göstermeye yönelik hazırladığı 141 sayfalık raporu da hatırlatan Akıl, şunları söyledi: “Her duruşmada adliye salonlarını doldurmamızdan rahatsız olanlar sayfalarca rapor hazırladı. Şunun bilinmesini istiyoruz, katilleri kurtarmak için parayla rapor hazırlatan avukatlar, kadın dayanışmasını yaratan bizleri hedef gösterenler, katillere takım elbise giydiği için indirim veren mahkemeler bu coğrafyada katledilen her kadının katledilmesinden sorumludur. Bizler bu duruma seyirci kalmayacağız, arkalarında hangi güç olursa olsun katilleri önce toplumun vicdanında mahkum edeceğiz. Onları koruyarak bu cinayetlere ortak olan erkek adalet sistemini ise teşhir etmeye devam edeceğiz. Aramızdan bir kadın daha eksilmesin istiyoruz.”

Yapılan açıklama ardından kadınlar “Şule için adalet, kadınlar için adalet!”, “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz!” sloganlarıyla duruşma salonuna geçti.

Şule Çet’in eski erkek arkadaşı dinlendi

Şule Çet’in eski erkek arkadaşı Muhammet Furkan beşinci duruşmada tanık olarak dinlendi. Şule Çet ile bir buçuk yıllık ilişkileri olduğunu belirten Furkan, “Çok kavgamız yoktu. Son birkaç ayda ben sabahları okula akşamları işe gidiyordum. O da öyleydi. Son yüz yüze görüşmemiz ölümünden 3-4 gün önce oldu. Sanıklarla görüşeceğini söylemişti. Olay günü 7-8 civarı telefonla görüştük. Ben rahatsızdım, beni aramıştı. İş görüşmesine gideceğini bilmiyordum. Benden gizlediğinden değil 2-3 gün öncesinden biliyordum. Sabah 11’de beni Şule’nin arkadaşı aradı. Ev arkadaşını aradım ilk başta net bir şey söylemedi” diye konuştu.

Sanık avukatlarının kendisine ilişkin iddiaları olduğunu belirten Furkan, “Utanarak söylüyorum Şule’yle cinsel birlikteliğimiz vardı. Tahmini sekiz dokuz gün önceydi. Utanarak söylüyorum aramızda hiçbir şekilde ters ilişki söz konusu dahi olmadı” dedi.

Mahkeme heyetinin, “Psikolojisi nasıldı” sorusu üzerine Furkan, “Psikolojisi çok iyiydi. Benim gördüğüm bir sıkıntısı yoktu. Benimle birlikte olduğunda psikolojik rahatsızlık için gitmedi” dedi.

Sanık Berk Akand’ın avukatı Hüseyin Ayan, “Birinin sarkıtılmış fotoğrafını Instagram’da paylaşmışsın. Nedeni nedir?” sorusu üzerine Çağatay Furkan, “Şule’nin, sanıkların psikolojisi konuşuldu. Benim psikolojim konuşulmadı. Ben okulumu bıraktım. Ben sarhoş olduğumda böyle bir fotoğraf çektirmişim. Altı ay sonra çekilen fotoğraf” diye konuştu.

Sanık avukatı Hüseyin Ayan, “Şule ile o gece ne mesajlaştın” diye sordu. Furkan ise şunları söyledi, “Son telefonla görüşmemizden sonra hatırlamıyorum net, uyudun mu yazmıştım, iyi geceler yazdı, saat gece 23.00’den önceydi. Rahatsızdım ve erken yatmıştım” yanıtını verdi.

‘Şule’nin orada olduğundan haberim yoktu’

Sanık Çağatay Ulusoy, “Beyefendi muhtemelen yalan söylüyor. Bizim Şule ile aramızda iş konuşması geçmedi. Şule kafasında böyle bir şey mi kurmuş da iki üç gün öncesinde paylaşmış. Furkan öğrendi, geliyor, diye mesajı var Lilya’nın Şule’ye” dedi. Furkan ise, “Olay akşamı görüşmedim. Şule’nin orada olduğundan haberim yoktu” yanıtını verdi.

Furkan’ın yanıtı üzerine sanık Aksu, “Şule maaşını nasıl alıyordu?” diye sordu. Furkan’ın “Hatırlamıyorum, haftalık sanırım” sözü üzerine sanık Aksu, “Bu nasıl ilişki” dedi. Sanık Çağatay Aksu’ya tepkiler yükseldi.

Aksu ve Akand birbiriyle mektuplaşmış

Şule’nin avukatı Onur Tatar duruşma öncesi kendilerine sanık avukatları tarafından mektup ulaştırıldığını belirterek, “Mektuplar Çağatay Aksu’nun aynı suçtan yargılandığı Berk Akand’a yazdığı iddia edilen mektuplar. Çağatay Aksu ve Berk Akand mektuplara baksın” dedi.

Neden mektup yazma ihtiyacı hissettiniz karşılıklı?” sorusuna Çağatay Aksu, “Başından beri görüşemiyorduk. Dosyalar bana geliyordu. Ben sadece dosyaya gelen evrakları Berk’e aktarıyordum” dedi. Berk Akand ise “Çağatay görüştüğümüzde vermişti. Çağatay bana bir şeylerden bahsediyordu. Buraya gelirken veriyordu” yanıtını verdi.

Şule’nin avukatı Tatar Aksu’ya, “Bir mektubunda sanık Berk Akand’a diyorsun ki ‘ya beraber çıkarız ya da batarız.’ Neden bunu söyledin?” diye sordu. Bu soru üzerine sanık Çağatay Aksu, “Burada yargılanmamızdan belli. Bunun sonucu olarak söyledim. Bunu söylemem normal. Nereye çekmek zorunda kalıyorsunuz” yanıtını verdi.

Şule’nin avukatı Tatar’ın, “Maktul Şule Çet’in on parmağından dokuzunda sanıklara ait DNA çıktı deniyor” sözlerinin ardından sanık avukatları itiraz etti. Çağatay Aksu, “Benim DNA’m çıkmadı. Yalan söylüyor efendim” dedi.

‘Olay gününe ait birçok delil silinmiş’

Şule’nin avukatı Umur Yıldırım, tanık Pınar Turgut ve sanık Berk Akand’ın tüm arama kayıtlarının ve mesajlarının silindiğinin tespit edildiğini belirterek, “Olay gününe ait birçok delil silinmiş” dedi. Şule Çet’in iç çamaşırının hala kayıp olduğu ve incelenmediği Yıldırım’ın ifadesi arasında yer aldı.

Savcılık mütalaasını verdi

Avukatların ifadelerinin ardından savcılık makamı mütalaasını mahkeme heyetine sundu. Savcılık mütalaada, sanık Çağatay Aksu’nun kasten öldürme ve cinsel saldırıdan cezalandırılmasını talep etti. Sanık Berk Akand’ın ise yardım etme ve kasten öldürme suçlamalarıyla cezalandırılmasını talep etti.

20 yıl hapis istemi

Şule Çet davasında savcı, bir sanığın kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet, diğerinin aynı suça yardımdan 20 yıla kadar hapsini istedi.

Aksu: Suçum varsa beni asın

Mütalaanın ardından sanık Çağatay Aksu, “Biz boşuna yatmışız. Savcı bey keşke ilk davada okusaydı. Hala nasıl cinsel saldırıdan bahsediyorlar. Bir insanla halay çekip nasıl tecavüz edersiniz? Bu dava saçma sapan şeylerle buraya geldi. Bizim bu suçu işlemediğimiz çok net. Beni asın. Suç bulabiliyorsanız beni asın. Bunu farz gibi düşünüp vicdanınıza göre karar verin” dedi ve suçlamaları reddetti.

Akand ise, “Ben o gece uykusuzdum, 36 saattir uyumuyordum. Sandalyede uyuyordum. Gecenin bir yarısı oturduğum sandalyeden felaket ötesi bir şeyle uyandım. Uyandırılıyorum ve Çağatay sağı solu topluyor, siz normal uyandım sanıyorsunuz” dedi.

Mahkeme heyetinin, “Çağatay senin uyumadığını söylüyor” dediğini hatırlatılan Berk Akand, “Çağatay ile burada anlaşamıyoruz. Tek tanığı benim. Çağatay’ın bir kıza tecavüz edip öldürdüğüne inanmıyorum. Çağatay hakkında en ufak bir şey bilsem söylerim” diye konuştu.

Sanık Akand: Özür diliyorum

Şule Çet’in ailesinden ve sevenlerinden özür dilediğini ifade eden sanık Berk Akand, “Alkolü temkinli alsaydım belki olayı çözerdim. Benim alnım ak vicdanım rahat. Allah yardımcımız olsun. 16 aydır ilk defa beraatimi talep ediyorum. Ceza alacaksam harcanacağıma inanıyorum” diye konuştu.

Söz alan sanık Berk Akand’ın avukatı Hüseyin Ayan, kadın örgütleri ve sosyal medya aracılığıyla bu davanın büyüdüğünü ifade eden Ayan, “Bir milletvekillenin evinde öldürülen kız çocuğunun peşinden de gitsinler” dedi. Mahkeme başkanı Ayan’ın sözünü kesti.

Ayan, “Ben Şule’nin intihara sürüklendiğini düşünüyorum. Ya Furkan ya da Çağatay tarafından, bilmiyorum. Ben Şule’nin oraya iş sözü almak için geldiğini düşünüyorum. Ben daha önce mesajlardan Çağatay’ın ona asıldığını anladım” dedi. Ayan iş isteme kastıyla sanıklarla Şule’nin buluştuğunu düşünerek, “Bara gidip çalışmıyordu. Hangi bara gitse iş bulurdu ama belki de orada satarlardı” dedi. Salondam avukat Ayan’a tepkiler yükseldi ve “Ölünün arkasından düzgün konuş” diyenler oldu.

Duruşma 4 Aralık’a ertelendi

Sanık avukatları, savcılık mütalaasına ilişkin itirazlarının ardından müvekkillerinin tahliye edilmesini talep etti. Ara kararında sanıkların tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti duruşmayı 4 Aralık tarihine erteledi.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

1 Yorum

İlgili yazılar