Şule Çet davasının 2. duruşması görüldü

Şule Çet davasının 2. duruşması görüldü

Tecavüz edildikten sonra öldürülen ve intihar süsü verilerek plazanın 20. katından atılan Şule Çet’in katillerinin yargılandığı davanın 2. duruşması görüldü, duruşma 10 Temmuz’a ertelendi

29 Mayıs 2018’de tecavüz edildikten sonra öldürülen ve intihar süsü verilerek plazanın 20. katından atılan Şule Çet’in katillerinin yargılandığı davanın ikinci duruşması bugün Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Oldukça gergin bir atmosferde geçen duruşmada Şule’nin katilleri Çağatay Aksu ve Berk Akand’ın tutukluluk halinin devamına karar verilirken, bir sonraki duruşma 10 Temmuz’a ertelendi. Ayrıca Şule’nin telefon kayıtlarının, psikolojik tedavi gördüğüne ilişkin evrakların getirilmesine, gecenin görüntülerinin yer aldığı videoların deşifre edilmesine de karar verildi.

Duruşmaya Aksu’nun avukatının Şule Çet’in intihar ettiğini kanıtlamak için bu sefer de “Babası para göndermiyordu, Şule bu nedenle bunalıma girip, intihar etti. Babasının hesap dökümünün araştırılmasını istiyoruz” içerikli bir dilekçe vermelerine duyulan tepki ve yine Aksu’nun, Şule’nin babasına söylediği, “Kızına sahip çıksaydın” sözleri damgasını vurdu.

Çağatay Aksu ve Berk Akand önceki duruşmada olduğu gibi takım elbise, kravat ve başları önde “iyi hal” fotoğrafı vermeye çalıştı.

Duruşmaya çok sayıda kadın katıldı. Adliye önünde yapılan açıklamalarda Şule Çet’in ölümünün bir kadın cinayeti olduğu vurgulanarak, bu davada sağlanacak adaletin tüm kadınların geleceği açısından kritik önemde olduğu vurgulandı. Erkek egemenliğin sistematik bir devlet rejimi haline getirilmesinin kadın cinayetleriyle doğrudan ilişkili olduğu belirtilerek, kadınların öz savunma hakkına işaret edildi.

Sanıkların suçlarını ve çelişkili beyanlarını örtmek için toplumsal cinsiyet rollerine ve mantığa sığmayan beyanlara başvurmak durumunda kaldıkları, son olarak da utanmazca mahkemeden Şule’nin maddi durumunu sorgulayıp, ailesinin kendisine ne kadar harçlık gönderdiğinin ortaya çıkarılmasını istedikleri belirtilerek, “Hiçbir kadının değersiz bir et parçası gibi 20. Kattan bir daha atılmaması için mücadele edeceğiz” denildi. Bugün İstanbul’da davası görülecek Name Öztürk ve yarın Yargıtay’da duruşması olan Nevin Yıldırım hatırlatılarak, kadınların özsavunma haklarını kullanmaya zorlandıkları ifade edildi.

Kadın, çocuk, genç tüm insanların geleceğini garanti altına almak yerine onları geleceksiz bırakan kapitalizmi sorgulamak için buradayız!” vurguları yapılarak, okumak için güvencesiz işlerde, patron tacizleri ve baskısı altında çalışmak zorunda kalan öğrencilik gerçeğine dikkat çekildi.

Adliye önündeki açıklamalardan sonra saat 10:00’da başlaması gereken duruşma, salonun küçük olması ve aşırı yoğunluk nedeniyle avukatların içeri alınmaması yüzünden saat 11:15’te başladı.

Avukatların içeri alınamaması üzerine 11:15 sıralarında Çet ailesinin avukatı Umur Yıldırım’ın savunması ile başladı. Yıldırım, duruşma salonuna kurulan projeksiyona yansıtılan fotoğraflar eşliğinde sanıkların yalan söylediğini belirterek şunları söyledi:

Olay iddia edildiği gibi misafir odasında değil de makam odası diye nitelenen büyük salonda yaşandı. Misafir odasının o kadar toplu olma sebebi delillerin karartılması değil o odaya gidilmemiş olmasıdır. Olayın misafir odasında yaşandığını iddia ederek sanıklar birbirini korumaya çalışıyor. Salondaki camda Berk Akand’ın avuç içi izinin olması da bunu doğruluyor. Aynı zamanda Şule’nin düştüğü yer de dikkate alındığında salon camının altında olduğu görülüyor. Berk bu davanın en büyük sanığı olduğu kadar tanığıdır da… Berk bir önceki duruşmada Çağatay’ın bardakları yıkadığını itiraf etti. Şule’nin kanında bulunan ilaca evinde ve çantasında ulaşılamadı. Bu ilaç Şule’nin içeceğine mi karıştırıldı?

 

‘Hangimiz babamız para göndermiyor diye intihar eder?’

 

Sanık avukatları Şule’nin ekonomik gerekçe ile intihar ettiğini iddia ediyor. Hangimiz babamız para göndermiyor diye kendimizi bir plazanın 20. katından aşağı attık?

Olay günü çekilen videolarda perdelerin inik olduğu gözüküyor, sabah polisler tarafından çekilen fotoğraflarda ise perdelerin açık olduğu gözüküyor. Demek ki olaydan sonra perdelerin nasıl durduğunu hatırlayamadıkları için öyle ayarlamışlar.

 

Perdeler kapalıydı aslında, ama…

 

İfadelerinde hava almak için camların açık olduğunu söylemelerine rağmen çekilmiş görüntülerde perdeler kapalı. Demek ki mahrem bir şeyler yaşandı ki perdeleri kapatma ihtiyacı hissettiler. Sabah da nasıl ayarlaması gerektiğini bilemeyip perdeleri açtılar.

 

GSM kayıtları Berk Akand’ın uyumadığını gösteriyor

 

Şu anda GSM kayıtlarından baz istasyonu kayıtlarını inceliyorlar. Şule’nin telefonunun konum verileri ile görüntüleri karşılaştırdığımızda hangi saatte hangi odada olduğu dair anlaşılabiliyor. Aynı şekilde Berk Akand’ın da hareketleri belli oluyor. Baz istasyonu verilerine göre Berk iddia ettiği gibi uyumuyor. Hareket ettiği görülüyor.

 

‘Kanında bulunan ilaç Şule’nin içeceğine mi karıştırıldı?’

 

Şule’nin kanında bulunan uyku getirici hapın kabı ne çantasında ne de evinde bulunamamıştır. Bence tartışılması gerekilen konu uyku getirici hapın nasıl kanında bulunduğu olmalıdır. 2016’daki rapordan Şule’nin psikolojik sorunu olduğu söyleniyor, annesi öldüğü için hatta babası para göndermediği için intihar etmiş olabileceği söyleniyor. Ama düzenli olarak hap kullanmıyor. Bunlar tamamen manipülasyon.

Berk Akand: Ben itirafçı falan olmadım

Bunun üzerine Berk Akand, “Ben ayakta durmuyordum ve bu yüzden uyuyordum. Ben itirafçı falan da olmadım” dedi.

Çağatay Aksu’nun annesi tanık olarak dinlendi. Olayın ardından kendisine telefon edildiğini “Çağatay serbest bırakılacak” dendiğini söyleyen Aksu’nun annesi, “Dolandırıldım” dedi ve “Gelen telefondan sonra avukatımı aradım ve o da dolandırıldığımı söyledi” diye konuştu.

“Odaya girdiğimde beli yarıya kadar sarkmıştı”

Mahkeme başkanının “Olay günü sizi Çağatay aradı mı?” sorusuna ise Aksu’nun annesi, “Gündüz beni aradığında bir iki saat işi olduğunu söyledi. En son gece ikiyi çeyrek geçe aradım. Ben ses tonundan alkol aldığını anladım. Sinirlendim Ramazan’da alkol içtiği için telefonu kapattım. ‘Biz anne Rıfkı’da oturduk, plazaya gittik. Anne odaya girdiğimde beli yarıya kadar sarkmıştı. ‘Ben gidiyorum’ dedi ve düştü’ dedi” yanıtını verdi.

“Kızına sahip çıksaydın”

Sanık avukatı Umur Yıldırım’a seslenerek, “Bizim mal varlığımızı bu kadar insana açıklar mısınız? Şu anda kirada oturuyorum, arabam yok. Bu zamana kadar siz sosyal medyada hep konuştunuz biz sustuk. Sadece Çağatay’ın yatak odasını araştırıyorlar başka bir şey yapmıyorlar oldu” dedi. Bu sözlerin ardından mahkeme salonunda tartışma yaşandı.

Sanıkların tarafından Şule Çet’in babasına “Kızına sahip çıksaydın” dendi. Aksu’nun bu sözü üzerine Çet ailesinin avukatları ile sanıklar arasında tartışma yaşandı.

Şule’nin arkadaşı: Bana Çağatay’ın kendisini rahatsız ettiğini söylemişti

Şule Çet’i 2009’dan bu yana tanıdığını belirten Çet’in eski erkek arkadaşı mahkemede ifade verdi. Çet ile daha önce psikiyatriye gittiklerini söyleyen Çet’in eski erkek arkadaşı, “Doktor herkese söyleyeceği şeyleri söyledi ve bir şeyimizin olmadığını söyledi” dedi. Ardından tanık olarak Şule’nin arkadaşı Gözde Yalçın dinlenmeye başladı. “Şule’nin intihar etme ihtimaline inanmıyorum” diyen Yalçın, “Olaydan iki hafta önce beni arayarak işten çıkarıldığını ve parasını alamadığını belirtti. Şule bana Çağatay’ın kendisini rahatsız ettiğini söylemişti” diye konuştu.

Sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand’ı 13 yıldır tanıdığını söyleyen ve olay gecesi sanık Akand’ın, “Viski alacağım dükkanı açar mısın?” diye kendini aradığını söyleyen market sahibi tanık, “Berk dükkana geldi serbest bırakılınca. ‘Başımızdan böyle böyle olay geçti kız kendini attı. Ben odadaydım görmedim’ dedi. Sonrasında olay sosyal medyada duyuldu. Çağatay ile dört beş yıldır konuşmuyordum. Bana borcu vardı ödemiyordu” ifadelerini kullandı.

Berk Akant: Bir saat önce görüntülerimi facebookta paylaşmışım, hangi manyak yapar bunu!

Duruşmada söz alan sanık Berk Akant, “Tecavüz edip, öldürdüğümü iddia ettikleri kızla bir saat önce görüntülerimi facebookta paylaşmışım. Allah aşkına hakim bey hangi manyak yapar bunu?” diye sitem ederken salondan, “Sizin gibi manyaklar yapar” sesleri geldi.

Çet ailesinin avukatları savunmalarını yaptı. Avukat Onur Tatar şunlar söylendi:

Dosyaya sunulan Mersin Üniversitesi Raporu’nu hazırlayan kişileri gelecek celse dinleteceğiz.
Meslektaşlarım ise mahkemeye sundukları rapor ile tartışmaya neden olan Mehmet Nuri Aydın’ı buraya getirebilirler mi? Daha önce meslekten çıkarılan adlı tıp uzmanı Aydın, geç saatte içkili ortamda olanların kişinin rızasında olduğunu belirtiyor. Bu anlayışla biraz önce Çağatay’ın ağzından ‘Kızına sahip çıksaydın’ ifadesi çıktı.

Bu sırada salondan alkış sesleri yükseldi. Sanık avukatı “Burası kadın programı değil” dedi. Sanık avukatının sözlerine itiraz edildi.

“Tokalaştık diyorlar… Anal bölgedeki ısırık ve tükürük ne? Tecavüz ettiniz”

Tatar sözlerini şöyle sürdürdü:

Tokalaştık diyorlar… Anal bölgedeki ısırık ve tükürük ne? Tecavüz ettiniz. Maktulün kanunda tespit edilen ilaç direncini kırmış. Yani her şey planlanmış.

Çet ailesinin avukatı Ferhat Gebeş de şunları kaydetti:

Çağatay Aksu olay sonrası verdiği ifadede Şule’nin düştüğünü ve tutamadığını belirtti. Olay sonrası bilirkişi mütalaasına göre cam üzerinde ne sanıklara ne de maktule ilişkin parmak izi yok. Umur Yıldırım’ın de belirttiği gibi olay salonda yaşanmıştır.

 

Şule’nin intihar ettiği belirtilirken Şule’nin dört ayak üstü düşmesi imkânsız. Ayrıca Şule’nin ayakkabıları ayağında değil. Önce sol ayakkabısı sonra da sağ ayakkabısı atılmış. Sol ayağında çorap var. Sanıklara soruyorum diğer çorap nerede?

Şule’nin düşme sonrası görüntüleri gösterildi

Avukat Gebeş olay yeri görüntülerinden Şule’nin düşme sonrası görüntülerini gösterdi. Duruşmayı izleyenler, Şule’nin son görüntüsünün ekrana yansıtılması ile duygusal anlar yaşadı.

Sanık Çağatay Aksu: Suçluysam beni asın

Çağatay Aksu şunları kaydetti:

Yoruldum. Delil bulursanız beni asın. Benim DNA örneğim yok. Tecavüz edeceksiniz ve DNA örneğiniz geçmeyecek, mümkün değil. 10 aydır cezaevindeyim. Her geldiğimde suçlamalar değişmiş oluyor.  Umur Bey tanık ifadeleri için yönlendiriyor. Pınar’ı aramış ve porno görüntümüz olduğunu söyleyerek yönlendirmiş. Yorulduk.

 

Beni senaryo ile yargılamayın. Ben beraatimi alıp gideyim. Cezaevinde ödül almışım. Cezaevindekiler suçluyu gözünün içinden tanıyor. 70 metreden insan düşerken ayağından çıkması kadar normal bir şey var mı? Raporlarda tecavüz ile ilgili bir şey var mı? Cezaevinde yatmayı hak eden bir insan değilim.

Berk Akand: Beraatimi istiyorum

Berk Akand da şöyle dedi:

Ben dünyaya cezaevinde çürümek için gelmedim, ben kaçmak isteseydim benim saçımın telini bulamazlardı. Beraatimi istiyorum hakim bey.

Sanık avukatı Levent Erkmen: Para yollanmaması ve okulda durumunun iyi olmaması intihara sürükler

Sanıkların avukatı Levent Erkmen, Şule’nin okul durumu ile ilgili yazı yazılmasını istedi. Erkmen şunları söyledi:

Babasının para göndermediğini iddia ediyoruz. Para yollanmaması ve okulda durumunun iyi olmaması intihara sürükler. Şule’nin telefonunun son iki günlük kayıtlarını da isteyelim. Twitter’ının da doktor tarafından incelenip psikolojik durumu ile ilgili rapor yazılmasını istiyoruz. 

 

Bırakıldıklarında yurt dışına çıkacaklarmış, anne baba emekli… Zengin erkek fakir kız algısı yaratılıyor. İddiaları çürüttüğümüze inanıyorum. Uzman psikolog dinlenirse majör depresif hastanın durumu anında değişir. Suçsuzluğumuzu ispatlamaya çalışıyoruz. Müvekkilimin ekonomik durumu değil yurt dışı, şehir içinde bir yere gitmeye dahi uygun değil. Eser miktarda DNA’ya doku deniliyor. Savcı iddianamesini çürüttük. Sosyal medyaya kötü yansıtıldı. Benim ağzımdan kızlık zarı diye bir laf çıkmadı…

 

Toplanan deliller çok fakat bu suçu işlediklerine dair somut delil yok. Kaçma şüphesi mevcut değil. Delilleri karartma ihtimali de yok. Diğer odadan düşme ihtimali var mı diye keşif yapılsın.
Tecavüz ve öldürme olayı saptanamadı. Beraat talep ediyorum.

Sanık avukatı İskender Fatih Malkış: Söylediklerimin aksine bir delil çıkarsa ben bu davadan çekilirim

Sanık avukatlarından İskender Fatih Malkış tahliye talep etmedi ve şöyle konuştu:

Gerçeğin açığa çıkmasını istiyoruz. Söylediklerimin aksine bir delil çıkarsa ben bu davadan çekilirim. Şule o gece Furkan’la mesajlaşmış olabilir. Şule’nin telefon kayıtlarında o geceye ait kayıtlar yok. Dosyada resmî adlı tıp raporunda cinsel istismar olmadığı yazıyor. Erkek arkadaşı olan bir kızda anal bölgede ‘psa’ çıkması o gece olduğu anlamına gelmez. Bir daha ki rapora kadar içeride yatsın tahliye istemiyorum.

Aksu ve Berkand’ın tutukluluk halinin devamına karar verildi

Mahkemede ara karar verildi. Sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilerek, duruşma 10 Temmuz’a ertelendi.

Ayrıca Şule’nin misafir odasından değil de salondan atıldığı iddiası ile ilgili tekrar olay yeri incelemesine, Şule’nin ruhsal durumu ile ilgili psikolojik tedavisine ilişkin evrakların istenmesine karara verildi.

İlk duruşmada ne olmuştu?

Çet’in ölümünün ardından ’intihar’ olarak başlatılan soruşturma, cinsel saldırı ve cinayet soruşturmasına dönüşmüş, ilk ifadelerinin ardından serbest bırakılan sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand tutuklanmıştı. Hazırlanan iddianamede Aksu ve Akand’ın ‘kasten öldürme’ ’cinsel saldırı’ ve hürriyetten yoksun bırakma’ suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve 39 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti.

İlk duruşmada Barolar Birliğinin ülkenin çeşitli illerinden gelen temsilcileri ve TBMM’den bir çok komisyon üyesi müdahillik talebinde bulundu. Çet’in ailesi ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı dışındaki tüm müdahillik talepleri mahkeme tarafından reddedildi.

Sanıklar Çağatay Aksu ilk duruşmada, “Bütün gece müzik dinlemekten başka bir şey yapmadık. Şule’nin psikolojisi iyiydi. Aramızda yakınlaşma olmadı” demişti. Berk Akand ise, “Müzik dinlerken içimin geçtiğini hatırlıyorum. İlk hatırladığım Çağatay’ın Berk diye bağırıp beni dürttüğü. Işıklar açıldı ve gözüm açılmadı. Önce müzik kapandı. Windows’un kapanış sesini duydum. Şişe şıngırdama, bardak yıkanma sesi duydum. Çağatay ofisten çıkıyordu arkasından gördüm” ifadelerini kullanmıştı.

(T24-Alınteri)


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar