‘Süresiz sözleşmeli sağlık emekçilerine kadro verilsin!’

‘Süresiz sözleşmeli sağlık emekçilerine kadro verilsin!’

Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde saat 12:30’da 4/B’li süresiz sözleşmeli sağlık emekçilerine kadro verilmesi talebiyle basın açıklaması gerçekleştirildi.

Ankara Tabip Odası, Dev-Sağlık-İş, SES Ankara Şube, TÜMRAD-DER, THD ortak imzasıyla yapılan açıklamada sağlık ve genel olarak kamuda sayısız istihdam modelinin sözkonusu olduğu, güvenceli çalışmanın giderek istisnaya dönüştüğü, aynı riskler altında aynı işi yapan emekçilerin buna rağmen aynı ücreti alamayıp, haklardan yararlanamadığı belirtilerek, güvenceli çalışma istendi.

4B statüsünde çalışan on binlerce sağlık emekçisinin nasıl bir ayrıma uğradıkları, hangi haklardan yararlandırılmadıkları ayrıntılarıyla anlatılan açıklamada, tüm sağlık emekçileri için 4A statüsünün tanınması istendi. Farklı istihdam biçimlerinin sağlık hizmetini de riske ettiği, bu hizmetin bütünlüklü bir hizmet olduğu ve bunun da emekçilerin kadro bütünlüğüyle sağlanabileceği ifade edildi.

Basın açıklamasında okunan metinde şunlar ifade edildi:

SAĞLIK HİZMETLERİNİN BÜTÜNLÜĞÜ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET EMEKÇİLERİNİN KADRO BÜTÜNLÜĞÜNDEN GEÇER!

 

FARKLI İSTİHDAM ŞEKİLLERİ SAĞLIĞIMIZI BOZUYOR!

 

Sağlık hizmetlerinin her aşamasının bütüncül, hayati öneme sahip basamaklardan oluştuğuna ve her bir sağlık emekçisinin hizmet sunumundaki önemine halen devam etmekte olan pandemi süreci boyunca tanıklık ettik ve dikkat çektik. Başından beri seslendirdiğimiz gibi sağlık hizmeti ekip işidir. Ekibin bütünlüğüne yönelik en büyük darbe, farklı istihdam şekilleriyle görevlendirilen sağlık emekçilerinin sosyal haklar ve ücret dağılımındaki adaletsizliklerdir.

 

Pandemi boyunca en ön saflarda mücadele eden sağlık emekçileri yaptıkları işin niteliği ya da önemine bakılmadan, ek ödemelerden istihdam şekillerine göre farklı oranlarda yararlandırılmış ya da hiç ek ödeme alamamışlardır . 4D ye geçirilen sağlık işçileri ve taşeron işçiler bu durumun en canlı örnekleridir.

 

4C’li sağlık emekçilerinin de pek çok sosyal hakları kesintiye uğratılmıştır. Özellikle üniversite hastanelerinde eşdeğer işi yapan meslektaşlarına kıyasla maaşları az olduğu gibi ek ödemelerden de çok az miktarda yararlanmışlardır. Aynı şekilde eşdeğer işi yapan sağlık emekçilerinin maaş ve sosyal haklarının adaletsiz dağılımı 4B (süresiz sözleşmeli) statüsündeki sağlık emekçilerini de kadrosuz ve güvencesiz çalışmaya mahkum etmiştir.

 

Özellikle OHAL’in hayatımıza kattığı yeni bir istihdam modeli olan, kamuda 3+1 olarak bilinen atamalar temel istihdam biçimi haline getirilmiştir.

 

3+1 sözleşmeli atama biçimine dayanak oluşturan mevzuat her ne kadar personel istihdamında güçlük çekilen yerlerde sözleşmeli atamaların yapılabileceğini vurgulasa da, Sağlık Bakanlığı tarafından temel istihdam modeli olarak benimsenmiş, kadrolu atamı tamamen terk edilmiş durumdadır. Ancak geçici işlerde uygulanabilirliği söz konusu olan sözleşmeli çalışma modeliyle yapılan istihdamlar, zor koşullarda sunulan ve süreklilik gerektiren sağlık hizmetlerini olumsuz etkileyen durumların başında gelmektedir.

 

Pandemi süresince hem fiziksel hem psikolojik olarak yıpranan sağlık emekçilerinin aynı işi yaparken maruz kaldıkları riskler aynıyken farklı istihdam modelleri yüzünden maruz kaldıkları ayrımcılık ayrıca yıpratıcıdır ve adaletsizliktir.

     

Sağlık alanında on binlerce 4B’li sağlık emekçisi bulunmaktadır. Süresiz sözleşmeli olarak çalıştıkları için pek çok haktan mahrum kalmaktadırlar.

     

Her yıl yenilemek zorunda kaldıkları sözleşmeler ayrıca baskı oluşturmakta olup her sözleşme zamanı işsiz kalma kaygısı yaşamaktadırlar.

   

Tayin hakları çok istisnai durumlar dışında olmadığı için, iktidarın pronatalist politikalarına ve aile bütünlüğüne yönelik söylemlerine rağmen 4B li sağlık emekçileri eşlerinden ve çocuklarından uzakta uzun yıllar görev yapmaya mecbur bırakılmaktadır.

    

Sağlık çalışanlarının sahip olduğu eğitim hakkından muaftırlar, eğitim durumlu mazeret tayini yaptıramamaktadırlar. İşten çıkarılma prosedürleri ve gerekçeleri 4A ya göre farklıdır. 9 aydan fazla süren sürekli iş göremezlik halinde sözleşmeleri tek taraflı feshedilebilmektedir.

    

Yıllık izinleri diğer yıla devretmediği gibi ücretsiz izin hakları da yoktur.

   

Kurum içi sınavla görevde yükselme ve unvan değişikliği mümkün değildir.

   

4/B’li sözleşmeli çalışan sağlık emekçisi istifa ettiği takdirde bir yıl geçmeden 3+1’li olarak bile atanamamaktadır. Bugün süresiz 4B kadrosunda çalışan bir sağlık emekçisi her şeye rağmen istifayı göze alıp 3+1 modeli ile atandığında, tekrardan en az üç sene daha sözleşmeli çalıştırılmaya mahkum edilmektedir.

   

Birçok özlük hakkından mahrum bırakılan sözleşmeli sağlık emekçilerinin nöbet ücretinden yüzde 14 SGK kesintisi yapılmaktadır. Dolayısıyla kadrolu memurdan önce vergi dilimine girip kadrolu memurdan daha çok vergi ödemektedirler.

     

Halen etkisi devam eden pandemi de yalnızca virüsle değil sağlık sisteminin ayrımcılığıyla da mücadele etmek zorunda kalan sağlık emekçileri özellikle sözleşmeli istihdam modelleriyle (4B , 3+1, 4D, taşeron) haklarından mahrum bırakılmaktadır. Zaten yetersiz sayıca yetersiz olan sağlık emekçileri pandemi koşullarında artan iş yükü ve psikolojik baskılara bağlı olarak tükenmişliğin son noktasına gelmiştir.

     

Bütün bu tespitlerimizin üzerine buradan bir kez daha sesleniyoruz ve sağlık emek – meslek örgütleri olarak diyoruz ki;

 

Sağlık hizmeti bir bütündür, ayrımcılık yapılamaz! Her koşulda görevlerini yerine getiren bütün sağlık emekçileri ayrım yapılmaksızın sosyal haklarının iyileştirilmesini, olumlanarak eşitlenmesini hak etmektedir.

    

Farklı sözleşmeli istihdam modelleri sağlık sistemini ve sağlık emekçisini geriye çekecektir, iş barışının bozulması sağlığın bozulması demektir. Sözleşmeli istihdam modelleri sağlığa zararlıdır!

   

Sağlık alanındaki personel yetersizliği derhal giderilmeli, yeni atamalar kadrolu, güvenceli yapılmalı, 4B, 4C, 4D sözleşmeli, taşeron, ücretli, vekil vb. istihdam modelleri ile çalıştırılan bütün sağlık ve sosyal hizmet emekçileri bir an önce 4A kadrosuna geçirilmelidir.

   

Yoksulluk sınırı üzerine çekilmiş ve ek ödemelerin emekliliğe yansıtıldığı temel ücret

 

3600 ek gösterge hakkımız

 

5 yıla 1 yıl şeklinde düzenlenecek yıpranma payımız bir an önce hayata geçirilmelidir.

 

 Pandemi sürecinde yaşanan performans ödemleri sırasındaki adaletsizlikler giderilmelidir.

 

Ve ısrarla ; Covid-19 iş kazası ve meslek hastalığı sayılmalıdır!

 

ANKARA TABİP ODASI

DEV-SAĞLIK İŞ

SES ANKARA ŞUBE

TÜMRAD-DER

THD


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar