Suriye savaşından kim ne kazanıyor?

Suriye savaşından kim ne kazanıyor?

Ortada küçük bir silah ticareti, ama onun beslediği bir enerji ticareti rekabeti var. Rusya Türkiye’ye daha çok enerji kalemi satmak, Türk halkından daha çok para almak için Türkiye’yi sevmek zorunda.

Önder Algedik

Suriye’de cihatçılar kaybetti ama savaş bitmedi. Kalan cihatçılara karşı savaşan Suriye ordusu için “rejim güçleri” denirken, komşumuza dair “Yansın Suriye, yıkılsın İdlip” diyen siyasetçileri görmek hepimizi üzüyor. Ortadoğu kültüründe komşuya böyle laf edilmez, hem dinlerde, hem de kültürlerde çok ayıp bir şeydir.

Eylül 2018’de Soçi’de bir mutabakat imzalanmış, cihatçıların silahsızlandırılması ve tasfiyesi için süre verilmişti. Belli bir sürede bu işi yapmayı Türkiye taahhüt etmişti. Suriye topraklarında cihatçıların silahsızlandırılması ve tasfiyesi taahhüdünü Türkiye yerine getirmedi. Bu durumdan dolayı Suriye ordusunun İdlip’deki cihatçıları temizlemeye başlaması ile ortalık karıştı.

Türkiye’de iktidar komşusunda barışı değil, inşaatı istiyor. Bunu kendi ağızlarıyla söylediler.

ABD ise bir mesaj yayınlayarak Rusya ve İran’ın saldırılarını kınadığını ve son olaylarda Türkiye’yi desteklediğini açıkladı. Çok haklı ama ABD bölgeden çekilirse çatışmanın biteceğini hepimiz biliyoruz.

Sonra Rusya Büyükelçiliği ABD’nin bu mesajına AA’nın Kürtlere silah yardımı yapıldığına dair bir görseliyle cevap verdi. Pentagon 94,3 milyon dolar eğitim ve ekipman yardımı yapma planını öne çıkartıyordu.

Ne güzel değil mi, sadece bu iki mesaj ile asıl resmi görmemizi istemiyorlar.

Peki bu mesajlar neyi örtüyor?

SİLAH TİCARETİ

ABD ve Rusya’nın Türkiye’ye verdiği bu mesajlar aslında büyük bir silah ticaretini örtüyor. Rusya’nın Türkiye’ye sattığı 2,5 milyar dolarlık S-400 yanında AA’nın haberini karşılaştırmak mümkün değil. Ama asıl mesele bu da değil. Asıl mesele Türkiye’ye silah satışı.

Türkiye son 10 yılda 8,2 milyar dolar silah satın almış. Buna 2,5 milyar dolar S-400 de katılınca 10,7 milyar dolar gibi bir rakam ortaya çıkıyor. Bu ithalatın yüzde 35,24’ü ABD, yüzde 23,24’ü ise Rusya’dan yapıldı.

Yani ABD ve Rusya o mesajı yayımlarken ortada iki ülkenin 6 milyar dolarlık silah ticareti ve onun ileriye yönelik rekabetini görüyoruz.

ENERJİ TİCARETİ

ABD ve Rusya’nın Türkiye’ye verdiği bu mesajlar aslında bu silah ticaretinden daha büyük bir enerji ticaretini örtüyor.

Rusya Türkiye’ye nükleer santral satıyor. Türkiye topraklarında temeline doğru düzgün beton dökmeyi bile beceremedikleri, o temelin iki defa çatladığı bir nükleer santrali olası felaketi ile beraber satıyor.

Yetmiyor, doğalgaz da satıyor. Rusya Türkiye’nin en büyük gaz tedarikçisidir ve böylece her evden parasını alır. 2018’de 23,6 milyar metreküp doğalgazı Türkiye’ye sattı.

Yetmez, kömür de satar. 2017 yılında 14,4 milyon ton taş kömürü sattı. Yani her üç kova kömürün bir kovası Rusya’dan geldi.

Bu resme bir de petrol ithalatını ekleyelim. Türkiye 2018 yılında her dört varil petrolünün birini Rusya’dan aldı. Böylece İran ve Irak’ın önünde en büyük tedarikçi oldu.

Sadece enerji açısında bakılırsa, Rusya’nın o mesajı yayınlamasının nedeni çok açık. Ama ABD’nin durumunu Türkiye ile olan enerji ticareti olarak açıklayamayız. Çünkü Rusya kendi atom santralini, gazını, kömürünü ve petrolünü Türkiye’ye satarken ABD kendi petrolünü bu bölgeden alıp kendi halkına satıyor. Hem de kendi şirketlerinin ortak olduğu Ortadoğulu petrol şirketlerinden. ABD 2018 yılında 3,6 milyar varil olan petrol ithalatının 575 milyon varilini başta S. Arabistan, Irak olmak üzere Körfez ülkelerinde yapmış. Türkiye’nin 2018 yılı petrol ithalatının 21 milyon varil olduğunu düşünürsek resmin ne kadar büyük olduğu ortaya çıkacaktır.

ASIL NEDEN

Rusya’nın Türkiye’nin yanında olmasının çok nedeni var. Son on yılda Türkiye’nin silah için harcadığı her 10 liranın 2,5 lirasını Rusya almış. Yetmemiş Türkiye’nin ithal ettiği kömürünün üçte birini, petrolün dörtte birini, gazının yarısını ve atom santralinin tamamını satmış, parasını cebe indirmiş.

Türkiye ise Rusya’dan aldığı bu yakıtları halkına satmış, topladığı vergileri Rusya ile bölüşmüş.

ABD’nin de Türkiye’nin yanında olmasının çok nedeni var. Son on yılda Türkiye’nin silah için harcadığı her 10 liranın 3,5 lirasını ABD almış. Almış ama derdi Türkiye’ye silah, hatta yakıt satmak değil. ABD Türkiye’nin bir yılda ithal ettiği petrolün 25-30 katını Ortadoğu’dan almış. Kendi şirketlerinin ortak olduğu petrol şirketlerinden aldığı bu petrolü kendi halkına satarak işi büyütmüş.

Ortada küçük bir silah ticareti, ama onun beslediği bir enerji ticareti rekabeti var. Rusya Türkiye’ye daha çok enerji kalemi satmak, Türk halkından daha çok para almak için Türkiye’yi sevmek zorunda. ABD ise Ortadoğu’da kalmak, kendi şirketlerinden aldığı petrol ile halkını sömürmek için Ortadoğu’da olmak zorunda. Bu yüzden Türkiye’yi yanına çekmeye çalışıyor.

KOMŞUNU SEV

“Ev alma komşu al” deriz. Çok güzel bir sözdür bu ve Ortadoğu’nun şifresidir. Öyle ki pek çok inanç “Komşunu kendin gibi seveceksin” der, “Komşuya güzellikle davranın” der . Bütün bunlar komşunu sevmeyi, dayanışmayı, samimiyetin güzelliğini anlatır.

Aslında savaş ve nefretten birilerinin, barış ve komşuluktan halkın kazandığını hepimiz çok iyi biliyoruz.

Suriye’deki savaştan kimin ne kazandığı belli aslında. Bunun ne demek olduğunu canımızla, yoksulluğumuzla hepimiz biliyoruz. Ama barış ve iyi komşuluk öyle mi? O zaman hepimiz kazanıyoruz.

Gazete Duvar

 


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar