Türkiye göçmen işçi cehennemi!

Türkiye göçmen işçi cehennemi!

İzmir İSİG Meclisi’nin mülteci işçilerle ilgili 20 Haziran tarihinde yaptığı açıklama Türkiye’nin nasıl bir cehennem olduğunu açıkça gösteriyor!

İzmir İSİG Meclisi, göçmen işçilerin çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin yaptığı açıklamada, savaş, çatışma, işkence, kötü muamele ve ekonomik koşullar nedeniyle ülkelerini terk ederek Türkiye’ye göç eden mültecilerin bir Dünya Mülteciler Günü’ne daha statüsüz ve gelecek belirsizliği ile girdiğini, mülteci işçilerin ise en ağır koşullarda, ölümle burun buruna kayıt dışı çalışmak zorunda bırakıldıklarını vurguladı.

Dün Büyükçekmece’deki fabrika yangınında 4, Ankara’daki yangında 7, Kocaeli’ndeki yangında 5 mülteci/göçmen işçinin hayatını kaybettiği ve bu işçilerin adlarını bile öğrenemediğimiz bu koşullarda yapılan açıklamada birçok noktanın altı çizildi.

Savaştan kaçan mülteciler iş cinayetlerinde ölüyor! 2019’da 49, son 7 yılda en az 485 mülteci iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi” başlığı taşıyan 20 Haziran tarihli açıklamada, Suriye’de 2011 yılında başlayan savaşla birlikte Türkiye’nin dışarıdan en çok göç alan ülke konumuna geldiği kaydedildi.

4 milyonu aşan sayıda mülteci var

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün 16 Mayıs 2019 tarihli verilerine göre Türkiye’deki kayıtlı Suriyeli mülteci sayısının 3 milyon 606 bin 737 iken diğer Asya ve Afrika ülkelerinden gelen mültecilerle bu rakamın 4 milyonu aştığına işaret edildi.

‘Geçici koruma statüsü’ insanca yaşam kurmalarına yetmiyor

Türkiye’nin, 1951 tarihli Cenevre Sözleşmesi’nin 1967 tarihli protokolüne koyduğu “coğrafi” sınırlamayla sadece Avrupa’dan gelenleri mülteci olarak kabul ettiği hatırlatılan açıklamada, mülteciler için uygulanan ‘geçici koruma statüsü’nün ise insanca bir yaşam kurmalarını sağlayamadığı vurgulandı.

2016’daki düzenleme de pratikte karşılık bulmadı

Türkiye’deki mültecilerin, Mülteciler Günü’nü yoksulluk, güvencesiz çalışma, iş cinayetleri, sömürü, geleceksizlik, statüsüzlük, nefret söylemleri ve linç girişimlerinin kıskacında karşıladıkları ifade edilen açıklamada, “Ocak 2016’da çıkarılan ‘Geçici Koruma Sağlanan Yabancıların Çalışma İzinlerine Dair Yönetmelik’ ile mültecilerin çalışma izinleri düzenlendi ancak bu düzenleme de hayatta yer bulamadı. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü’nün 2018 dahil rakamlarına göre çalışma izni verilen yabancı sayısı 100 bin civarında ancak Türkiye genelinde 1 milyonun üzerinde mültecinin çalışma hayatında olduğu tahmin ediliyor” denildi.

2019’un ilk 5 ayında iş cinayetlerinde 49 mülteci işçi öldü

Açıklamada 2013 yılından bu yana mülteci işçi ölümlerinin artarak devam ettiği belirtilerek, bu ölümler yıllara göre şöyle belirlendi:

2013 yılında en az 22, 2014 yılında en az 53,

2015 yılında en az 67, 2016 yılında en az 96,

2017 yılında en az 88, 2018 yılında en az 110,

2019’un ilk 5 ayında ise 49 mülteci iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.

2013 yılında yüzde 2 olan mülteci işçi ölümü 2018 yılında yüzde 6’ya kadar yükseldi.

En çok inşaat!

Ölümlerin en çok yaşandığı iş koşulları ise inşaat, tarım, belediye ve tekstil olarak belirtildi.

Kayıtdışılığın yaygın olduğu işkollarında çalışıyorlar

Açıklamada mültecilerin, kent merkezinde patronlar, kırsalda ise dayıbaşları tarafından özellikle kayıt dışılığın yaygın olduğu sektörlerde çalıştırıldıkları belirtildi.

Daha uzun çalışma, daha düşük ücret!

Ucuz iş gücü olarak görülen mültecilerin Türkiyeli işçilere göre daha uzun saatler ve daha düşük yevmiyelerde çalıştırıldıkları ifade edildi.

Suriyeli ve Türkiyeli işçiler ortak hareket ettiklerinde kazandı

Mültecilerin yoğun olarak çalıştığı Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi’ndeki ‘Suriyelileri İstemiyoruz’ eylemlerinin bir süre sonra Türkiyeli ve Suriyeli ayakkabı işçilerinin ortak eylemlerine döndüğü ve kazanım getirdiği hatırlatılan açıklamada, Torbalı’da çalışan Türkiyeli ve Suriyeli tarım işçilerinin yevmiyelerin artırılması için kurdukları birlik ve iş bırakmanın da kısmi zam getirdiği hatırlatıldı.

Irkçı gerici politikalar mülteciler üzerinden tırmandırılıyor

Irkçı gerici politikaların Suriyeli mülteciler üzerinden tırmandırıldığının hatırlatıldığı açıklamada, bunun Suriyelilerin plajlardan kovulmasına kadar vardırıldığı, böylesi bir gerici iklimin yaratıldığı vurgulanarak, “Dünya kapitalizmi halkları düşmanlaştırma ve savaş politikaları ile sadece insanları yerinden yurdun etmiyor. Ucuz işçi sömürüsüyle ekonomik krizlerin bedelini hem işçi sınıfına ezilen halklara ödetmekle kalmıyor, aynı zamanda kitleleri gerici, ırkçı politikalarla sürekli yedeklemenin aracı olarak kullanıyor” gerçeğinin altı çizildi.

Açıklama, birleşik mücadele ve enternasyonalist dayanışmanın güçlendirilmesi çağrısıyla sonlandırıldı.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar