Uyuşturucu ve müttefikleri

Uyuşturucu ve müttefikleri

ABD dünyada üretilen uyuşturucunun yarısından fazlasını satın alıyorsa hangi hakla dünyanın uyuşturucu polisi gibi davranıyor? Uyuşturucu uçakları neden bu denli şaşırtıcı bir dokunulmazlıkla Amerika Birleşik Devletleri’ne girip çıkıyor? Ufuktaki bir pirenin bile fotoğrafını çekebilen modernler moderni bu teknoloji pencere önünden geçen bir uçağı nasıl fark edemiyor?

Uyuşturucu elmalı pasta kadar Kuzey Amerikalı, trajedi ve de ticaret kadar Kuzey Amerikalı; ama suç hep Kolombiya’nın, Bolivya, Peru, Meksika ve diğer nankörlerin. Latin Amerika’nın suçlu ya da şüpheli ekili arazilerini Dow Chemical, Chevron, Monsanto ve diğer şirketler tarafından üretilmiş zehirli kimyasallarla Vietnam Savaşı tarzında helikopter ve uçaklarla bombalıyorlar. Toprağın ve insan sağlığının işini bitiren bu dezenfektasyon bombardımanlarının, rahatlıkla başka yerlere taşınan plantasyonların kökünü kazımakta ne kadar faydasız olduğu ortada. Askeri operasyonların hareketli hedefleri olan kokain ya da gelincik yetiştiren köylüler aslında kârlı uyuşturucu okyanusundaki en küçük balıklar. Son fiyatta hammaddenin değeri çok az ya da hiç yok. Kokanın toplandığı tarlalarla kokainin satıldığı New York sokakları arasında fiyat, beyaz tozun rayicinin yasadışı piyasadaki sert dalgalanmalarına göre yüz ila beş yüz kat arasında artıyor.

Uyuşturucu kaçakçısı için bankalardan, silah fabrikalarından ve askeri şeflerden daha iyi bir müttefik yok: Uyuşturucu bankalara servet sunuyor, savaş makinesine de bahaneler. İllegal bir ölüm endüstrisi legal bir ölüm endüstrisine böyle hizmet ediyor.

Amerika Birleşik Devletleri dünyada üretilen uyuşturucunun yarısından fazlasını satın alıyorsa hangi hakla dünyanın uyuşturucu polisi gibi davranıyor? Uyuşturucu uçakları neden bu denli şaşırtıcı bir dokunulmazlıkla Amerika Birleşik Devletleri’ne girip çıkıyor? Ufuktaki bir pirenin bile fotoğrafını çekebilen modernler moderni bu teknoloji pencere önünden geçen bir uçağı nasıl fark edemiyor? Amerika Birleşik Devletleri’nde uyuşturucu ticaretinin iç ağındaki büyük balıklardan biri, sınır içinde çalışan toz krallarından bir taneciği bile neden yakalanmaz? Kitle iletişim araçları uyuşturucudan bu kadar çok bahsederken sebeplerinden neden bu kadar az bahsediyor? Uyuşturucu kullanıcısı mahkûm ediliyor da, kaygı, keder, yalnızlık ve korkuyu kat kat artıran bu yaşam biçimi ya da kimyasal avuntuyu teşvik eden tüketim kültürü neden mahkûm edilmiyor?

Günümüzde en çok tüketilen uyuşturucular neden verimlilik uyuşturucuları? Korkuyu ve yorgunluğu maskeleyenler, insana her şeye muktedir olduğu hissini verenler, daha çok üretmeye ve daha çok kazanmaya yardım edenler bunlar değil mi? Bu durum sayesinde çağımıza dair bazı işaretleri okuyamaz mıyız? Altmışlı yılların uyuşturucusu olan LSD’nin verimsiz halüsinasyonlarının bugün tarih-öncesi bir şey gibi görünmesi saf bir tesadüf olabilir mi? O dönemin umutsuzları başka mıydı? Onlar başka umutsuzluklar mıydı?

Uyuşturucuya karşı savaş sosyal savaşın bir maskesi. Adli suç karşısında da durum aynı. Tıpkı çalan yoksulun şeytanlaştırılması gibi, onları yaratan toplumu suçsuz göstermek için uyuşturucu kullanıcısı da şeytanlaştırılıyor; özellikle de yoksul uyuşturucu kullanıcısı.

US Public Health Service verilerinin itiraf ettiğine göre her on uyuşturucu tüketicisinden sekizi beyazken, uyuşturucu yüzünden tutuklanan her on mahkûmdan yalnızca biri beyaz. Kuzey Amerikan federal cezaevlerinde iletişim araçlarının ırksal isyanlarla karıştırdığı bazı isyanlar patlak verdi: Bunlar crack kullanıcılarını kokain kullanıcılarına uygulanan cezanın yüz katı sert cezalandıran kanunların adaletsizliğine yönelik protestolardı. Kelimesi kelimesine, yüz katı: Federal kanuna göre bir gram crack yüz gram kokaine eşdeğer. Crack yüzünden mahkûm olanların neredeyse hepsi siyah.

Ulusal güvenliğin yeni iç düşmanının yoksul suçlular olduğu Latin Amerika’da uyuşturucuya karşı mücadele Nilo Batista’nın Brezilya’da tanımladığı hedefleri gösteriyor: “İyi ailelerden gelen gençlere uyuşturucu satan favela kökenli genç siyah.” Farmakolojik bir konu mu bu, yoksa sosyal ve ırksal iktidarın bir olumlaması mı? Uyuşturucuyla mücadele adına Brezilya’da ve diğer yerlerde öldürülenler aşırı dozdan ölenlerden katbekat fazla.

[Tepetaklak, Eduardo Galeano]


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar