Valilik ve 11 kitle örgütünden Rojbin Çetin’e ilişkin açıklama

Valilik ve 11 kitle örgütünden Rojbin Çetin’e ilişkin açıklama

11 kitle örgütü Rojbin Çetin’e yapılan işkenceleri teşhir ederek sorumlular hakkında soruşturma açılmasını istedi. Diyarbakır Valiliği ise işkence yapıldığını reddedip, “kademeli oranda zor kullanıldı” diyerek yapılanları meşrulaştırdı

Mardin’de yürütülen bir soruşturma kapsamında 26 Haziran’da evi basılarak köpekli işkenceye maruz kalan Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu ve Tevgera Jinên Azad (TJA) üyesi Sevil Rojbin Çetin’le ilgili yazılı açıklama yapan 11 kitle örgütü, Çetin’e işkence yapanların tespit edilerek haklarında soruşturma açılması, kanser hastası olan Çetin’in serbest bırakılarak fiziki ve psikolojik tedavi desteği almasının sağlanmasını istedi.

11 örgüt bu açıklamayı yaparken Diyarbakır Valiliği de bir açıklama yaparak bu işkencelerin arkasının geleceğini belirtircesine “…şüpheli şahsın görevlilerimize ve kendisine zarar vermemesi amacıyla kademeli oranda zor kullanılarak yakalanması sağlanmıştır,” dedi!

Çetin’in darbedilmiş yüzünü ve köpek saldırısının izlerini gösteren fotoğrafları çeken avukatın ifadeye çağrıldığı belirtilen açıklamada, kadınlara dönük saldırgan tutumdan vazgeçilmesi çağrısı yapıldı.

Çetin’in adli muayene raporundaki işkence tespitlerine değinilen açıklamada, iki bacağında köpek ısırması, belinde ayakkabı izi, dudağında patlama, vücudunun ve kollarının her yerinde darp ve cebir izi olduğunun sağlık raporu ile belgelendiği kaydedildi. Çetin’in ayrıca cinsel tacize ve gözleri kapalıyken vücudunun fotoğraflanması saldırısına da uğradığı ifade edildi.

Çetin, İşkenceye Karşı Mücadele Günü’nde işkenceye uğradı!

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ağı, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi, Diyarbakır Tabip Odası Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu, Rosa Kadın Derneği, Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Mezopotamya Psikologları, Kadının Dayanışma Hali, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Diyarbakır Şubesi’nin imzası bulunan açıklamada, olayın İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezaya Karşı Sözleşme’nin yıldönümü ve 26 Haziran İşkence Görenlerle Dayanışma Günü’nde olmasına dikkat çekilerek şunlar belirtildi:

Türkiye’nin de taraf olduğu bu sözleşme, insan onur ve değerlerini korumak için işkenceyi mutlak anlamda yasaklar. Bu yasak, normlar hiyerarşisi açısından üstün kural, başka bir deyişle buyruk kural niteliğindedir. Dolayısıyla hiçbir koşulda istisnası olamaz. Türkiye İşkenceye Karşı Sözleşme’yi 1988 yılında kabul etmiş, Anayasa ve Ceza Kanunu’nda işkenceyi yasaklamıştır ve işkenceye ‘sıfır tolerans’ taahhüdünde bulunmuştur. Ekonomiden toplum sağlığına kadar ülkenin tüm meselelerini güvenlik sorunu haline getiren mevcut siyasal iktidarın baskı ve kontrole dayalı yönetme biçimiyle, günümüzde tüm ülke adeta işkence mekânı haline gelmiştir. Aynı zamanda kadına yönelik şiddetle mücadele pratiğine bakıldığı zaman da Türkiye’nin kadına yönelik şiddeti önleme konusunda yerinde saydığı, kadınlar başta olmak üzere muhalif tüm kesimleri hedef haline getirdiği bir gerçektir. Özellikle son zamanlarda bölgemizde kadın aktivistlerine yönelik ciddi bir baskı, özel bir politika söz konusudur. Bu baskılar aynı zamanda kadın ve kadın hakları mücadelesine yöneliktir. Derin ruhsal travmalar yaratabilecek böylesine insanlık dışı bir işkenceden sonra kanser hastası olan Sevil Rojbin’in bir an önce hem fiziksel hem de psikolojik destek alabileceği koşullara kavuşması gerekmektedir. Sevil Rojbin Çetin derhal serbest bırakılmalıdır.

Avukatı ifadeye çağrıldı

Açıklamada, Sevil Rojbin Çetin’in durumunu fotoğraflayan avukatın ifadeye çağrıldığı da belirtilerek tepki gösterildi. Açıklamada, “Sorumlu kişiler kolluk görevlileri acilen tespit edilmeli, görevden alınmalı ve haklarında adli ve idari soruşturma başlatılmalıdır. Kolluk güçlerinin bu kadar pervasızca ve çekinmeden işkence yöntemine başvurmaları, cezasızlık politikasının sonucudur” ifadelerine yer verildi.

Valilik: Kademeli zor kullanma

Diyarbakır Valiliği ise olayla ilgili açıklamasında, polislerce köpekli ve fiziki saldırı yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu savundu. Çetin’in kaçmaya çalıştığı, bu sırada köpeğin ayağından yakaladığı gibi bir gerekçe yaratarak, işkenceyi “kademeli zor kullanıldı” şeklinde meşrulaştırdı:

İlimiz genelinde bölücü terör örgütünün eylem ve faaliyetlerinin deşifre edilmesine ve örgüt mensuplarının yakalanmalarına yönelik yapılan çalışmalar kapsamında, Mardin ve Van illeri yetkili mahkemelerince Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma ve Görevi Kötüye Kullanma suçlarından aranması bulunan Sevil Çetin isimli şahsın yakalanması amacıyla 26.06.2020 tarihinde ilimiz Bağlar ilçesinde bir ikamete operasyon düzenlenmiş, ikamete giriş yapıldığı esnada dışarıda bulunan özel eğitimli arama köpeği şahsın balkon kapsısından atlamaya çalışması üzerine sağ ayağından tutmak suretiyle kaçmasını engellemiş, operasyon köpeği eğiticisi tarafından derhal kontrol altına alınmış, şüpheli şahsın görevlilerimize ve kendisine zarar vermemesi amacıyla kademeli oranda zor kullanılarak yakalanması sağlanmıştır. İddia edildiği şekilde operasyon köpeği marifetiyle kasıtlı bir saldırı söz konusu değildir.

 

İkamette yapılan aramada çok sayıda örgütsel doküman ele geçirilmiştir. Sevil Çetin isimli şahıs sevk edildiği adli mercilerce yapılan işlemlerinin ardından, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan gerekli işlemlerin yapılabilmesi için 27.06.2020 günü Mardin İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerine teslim edilmiştir.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar