Van’daki işkencelere suç duyurusu

Van’daki işkencelere suç duyurusu

Van Çatak’ta askerler tarafından gözaltına alındıktan 2 gün sonra yoğun bakımda oldukları ortaya çıkan ve görgü tanıklarının anlatımlarıyla “helikopterden atıldıkları” anlaşılan iki köylünün aile avukatları suç duyurusunda bulundu.

Van’ın Çatak ilçesinde başlatılan Yıldırım 10 – Norduz Operasyonu’na katılan askerler tarafından gözaltına alınan, görgü tanıklarının anlatımıyla helikopterden atmak da dahil birçok işkenceye maruz bırakıldıktan sonra ağır yaralı olarak Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan, bu 2 gün boyunca ailelerine de haber verilmeyen 7 çocuk babası 55 yaşındaki Servet Turgut ile 8 çocuk babası 50 yaşındaki Osman Şiban isimli köylülerin yaşadıkları ve operasyon sırasında kırsal mahalle halkına yapılanlar ‘90’ların kirli savaş uygulamalarının bir benzeri: Gözaltına alınan iki köylü öldürme kastıyla işkenceye uğradı, diğer köylüler diz çökertilerek meydanda toplanıp, kimlik kontrolleri yapıldı, “acımız var, hepinizi tararız, köyünüzü yakarız” gibi tehditlere maruz bırakıldı…

11 Eylül’de gözaltına alındıktan 2 gün sonra Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesinde tedavi altında olduğu ortaya çıkan Servet Turgut yoğun bakım servisinden çıkarılırken, maruz kaldığı işkencenin boyutları fotoğraflarına yansıdı. Turgut’un hafızasında sorun olduğu öğrenildi. Osman Şiban ise halen yoğun bakımda tutuluyor.

MA’daki habere göre Turgut ve Şiban’ın aileleri, olaya ilişkin Van Barosu İnsan Hakları İhlalleri Komisyonu’na başvuruda bulundu. Ailelerin avukatları da sorumlu askerler hakkında “Kasten yaralama”, “Kasten öldürmeye teşebbüs”, “Görevi kötüye kullanma” ve ”İşkence” suçlamasıyla Van Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Avukatların verdikleri dilekçede önemli iddialara yer verildi.

“Diz üstü” kimlik kontrolü

Kırsal mahalleye helikopterle gelen askerlerin yurttaşları meydanda topladığı ve kimlik kontrolü yaptıkları belirtilen dilekçede, o sırada 2 yurttaşın askerler tarafından darbedildiği, askeri yetkilinin sürekli, “Acımız var, öfkemizi sizden çıkarmayıp da kimden çıkaracağız, köyünüzü yakacağız” şeklinde ifadelerde bulunduğu iddia edilen dilekçede, yurttaşların diz üstü çöktürülerek kimlik kontrolü yapıldığı ifade edildi. Aynı gün içerisinde 15 askerin tekrar mahalleye geldiği ve yanlarında başka bir mahallede gözaltına aldıkları Servet Turgut’un da bulunduğu belirtilen dilekçede, askerlerin burada da Osman Şiban’ı gözaltına aldıkları ve sonrasında mahalleden ayrıldıklarına dikkat çekildi.

“Sizi tararız” tehdidi iddiası

Mahalleden 2 kişinin gözaltına alınmasına tepki gösterdikleri ve buna karşılık askerlerin silah doğrultarak “Sizi tararız” tehdidinde bulundukları kaydedilen dilekçede, olayın devamına ilişkin şu bilgilere yer verildi:

Yakalanan kişiler sürüklenerek götürülmüş, zaman zaman bağırış sesleri köylülerce duyulmuştur. Askerler ve yakalanan Servet ve Osman gözden kaybolunca, durumu merak eden köylüler tepeye çıkıp baktıklarında askerlerin, her iki köylüyü helikoptere bindirdiklerini görmüşlerdir. Mezrada telefon çekmemektedir. Köyün etrafında da operasyon devam ettiğinden köylüler çıkamamıştır. Haliyle akrabalarına ve yakınlarına da Servet Turgut ve Osman Şiban’ın yakalandığını bildirememiştir. İki gün sonra aile karakolu arayarak gözaltına alınan Turgut ve Şiban ile ilgili bilgi istemiştir. Telefondaki yetkili ‘Ben bilmiyorum bir şey görmedim, beni bulaştırma bu işlere’ şeklinde karşılık verilmiştir. Bunun üzerine köylü, ‘Bana bilgi vermezseniz basına haber veririm’ deyip kapattıktan 15-20 dakika sonra başka bir yetkili arayarak, ‘Üzülmeyin, yakınınız Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım servisindedir’ demiş. Akrabalar daha sonra yoğun bakım ünitesinin kapısında bulunan askerlere Servet Turgut ve Osman Şiban sormuş ve kendisine burada oldukları söylenmiş ancak görüştürmeyeceklerini bildirmişlerdir.

Askerler hakkında suç duyurusu

Gözaltına alınan 2 yurttaşın gözaltı durumu ile ilgili iki gün boyunca ailelere haber verilmediğine dikkat çekilen dilekçede, ailelerin ifadelerine yer verilerek, “Biz müvekkil yakınlarının başına ne geldiğini bilmiyoruz. Bilinen yakalandıkları ve akabinde yoğun bakıma alındıklarıdır. Hastane kayıtlarına darp olarak geçmiştir. Darp sürecinin nereden başlayıp nerede bittiğini bilmiyoruz. Özetle bu vatandaşlar Yoğurtlu mezrasında yakalanmış ve 3. günde hastanede yoğun bakımda oldukları anlaşılmıştır. Hayati tehlikeleri devam eden bu iki vatandaşın, operasyona katılan kolluk görevlilerinin gözetiminde oldukları sırada darp ve cebre maruz kaldıkları sabittir. Biz müvekkillerin yakını olan her iki vatandaşı darbeden, yaralayan ve hali hazırda hayatlarına kasteden ‘Yıldırım 10 – Norduz Operasyonu’na katılan ve helikopter aracılığıyla alandan ayrılan askeri personelden ve olabilecek diğer şüphelilerden davacı ve şikayetçiyiz” denildi.

 


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar