‘Yeni rejim’, Soylu ve Zonguldak Müftüsü

‘Yeni rejim’, Soylu ve Zonguldak Müftüsü

Zonguldak Müftüsü Rüstem Can kadınların denize girerken kadınlara karşı da tesettüre girmesini buyurarak “yeni rejimin” toplumsal hayattaki suretini özetlemiş oldu

Son tuğlası da konulan rejimin ilk suretini SS (Süleyman Soylu) namlı İçişleri Bakanı’nda gördük. Adeta iç savaş çığırtkanlığı yapan, Kürt düşmanlığına ve HDP “alerjisine” bir de CHP’yi katıp, tehdit ve yasaklar buyuran kontra artığı Soylu’dan sonra; bu rejimin toplumsal hayata ilişkin yüzünü de Zonguldak Müftüsü Rüstem Can’ın denize girecek kadınların tesettürüyle ilgili fetvasıyla görmüş olduk.

Müftüye göre “bayanlar” denize girerken vücutlarını başka “bayanların” görmeyeceği şekilde tesettüre girmeliymiş!

Fikri kötü olan başkalarını da kendisi gibi görüp ona göre davranır. Zonguldak müftüsü denize girmenin kaidelerini ifade ettiği açıklamalarının her satırında bunu ele veriyor ve sayıp döktüğü zırvalara da “Allah’ın emri” kılıfı geçiriyor.

Plajların haremlik selamlık olarak düzenlenmesinde hayli yol alındığını biliyoruz. Fakat müftü efendiye bu da yetmemiş! Fikir zikir meselesi yani… Nitekim kendisinin denize nasıl girdiğini anlatırken aslında insan çıplaklığından nasıl etkilendiğini ve kendi nefsinin sınırlarının ne olduğunu da ele veriyor.

Müftünün nefsi, nefsinin sınırları, çıplaklık karşısındaki etkilenmeleri bizi ilgilendirmiyor” deyip geçmek mümkün. Ama o orda durmuyor, tüm bir topluma aynısını dayatıyor. Bu yaklaşımıyla da yıllardır hayata geçirilmeye çalışılan toplumsal dönüşüm projesinin sıçramalı bir şekilde bütünsel bir şeriat sistemine geçmesini buyurmuş oluyor.

Bu açıdan da “Zonguldak Müftüsü’nün kuruntuları” deyip geçmemek lazım… Bu açıklamalar kadınların gülüşlerine, giyinişlerine, sokakta nasıl yürüyeceklerine, çalışıp-çalışmayacaklarına, ses tonlarına bile müdahale edilen bir dönemin bundan sonra sadece süreklilik içinde devam etmeyeceğinin, asıl olarak sıçramalı bir karakter kazanacağının ilanıdır.

SS’in ve müftünün açıklamaları gerek siyasal zorbalığın gerekse buyurulan toplumsal kaidelerin önümüzdeki dönemde nasıl bir nitelik kazanabileceğinin görülmesi açısından uyarıcı ve bir o kadar da görev çıkarıcıdır.

Zonguldak Müftüsü’nün dillendirdikleri dayatılan toplumsal hayatın özetidir. Şu sözlerin her o hayatın tasviridir:

Gerek erkekte gerek mümin kadında Kur’an’da ortaya konan, Efendi’mizin hanımlarından gördüğümüz şudur. Kadının, vücut hatları belli olmayacak şekilde örtülmesi Allah’ın emridir. Hadislerle bunlar sabittir. Bizler imtihan dünyasındayız. Bizler bu kadar ayet ve hadis varken bunları bir kenara bırakıp, aykırı bir şekilde gerek bu denize girmekte olur gerek normal hayatta olur. Bunların çiğnenmesi, Allah’ın rızasına aykırıdır. Bunu kardeşlerim bilsinler.

 

‘Martılar gibi kayaların üzerinden denize atlıyorum’

 

Şu anda ben 49 yaşındayım. Ben canıgönülden bir yere gidip de denize giremedim. Aynı martılar gibi kayaların üzerinden denize atlıyorum. Kimsenin olmadığı yerleri arıyorum. Niye? Çünkü o haliyle bizim karşı karşıya kalmamız bizim Rabb’imizin rızasına aykırı. O yüzden imtihan dünyasındayız. Bayanlara özel belli yerler olur. Yine aynı şekilde bayan da olsa bir bayan giyim kuşamına dikkat edecek. Vücudunu başka bayanlar görmeyecek şekilde denize girmesi lazım. O tesettüre bürünmesi lazım bayan da olsa. Bayanlara mahsus olan yerlerde girebilirler, sıkıntı yok. Dedim ya tesettüre bürünecekler.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar